SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.06.2018

Son yazı


 Bu köşenin son yazısıdır. Kimse ne sevinsin ne de üzülsün; yeni yılla birlikte, alışılagelmiş sayfa düzenlemelerinde değişiklik yapalım istedik. Karasu Haber Gazetesi, yayın hayatına başladığı 10 yıldan beri düzeninde bir değişiklik yapmadı. İzlenim köşesini ikinci sayfaya, Mühendis Gözüyle köşesini de iç sayfalardan birine (Muhtemelen eskiden olduğu gibi beşinci sayfaya) alacağız. Mühendis, değişikliği bu yazıyla öğrenecek. Artık bunu da bir yazı konusu yapar herhalde. Sivri dilinden kurtulabilirsek ne âlâ; yandığımızın resmidir yani!
   Gazeteye köşe yazmak sorumluluk isteyen bir iş. Ayrıca konu bulmak ve bunu iyi işleyebilmek de önemli. Üslûp dediğimiz bence başlı başına bir sanat. Türkçe zengin bir dil. Anlatmak istediğiniz konuyu bir kaç şekilde ifade etme şansınız var. Bu olanağı kullanmadan uç ifadelere yer verdiğinizde insanları kırıyorsunuz. Sadece muhatapları değil, onlara sempati duyanlar da bu kırılmadan nasibini alıyor.
   Geçtiğimiz hafta sevdiğimiz bir ağabeyi, Abdulgani Sarı’yı kaybettik. Ardından bir çok arkadaşımız duygularını ifade eden yazılar kaleme aldılar. Bir arkadaşımız Gani Bey’in bir yakınmasını merkez alarak
ilçemiz eski kaymakamlarından Dr. İlker Gündüzöz’e bence hak etmediği bir suçlamada bulundu. “Gündüzöz rahmetli Sarı’nın elindeki bilgilerini çalarak Hızlı Akan Su/Karasu kitabını yazmış.” İddiaya göre bu kitabı Abdulgani Sarı yazacakmış, ancak Gündüzöz erken davranmış.
   Konunun detaylarına girmiyorum. Arkadaşımız Gürsel Kalemli köşesinde, bu suçlamanın haksızlığını eldeki kanıt olan Karasu kitabının özelliklerini ortaya koyarak anlatıyor; bence yeterlidir.
  Öncelikle şunu belirteyim. Vefat etmiş bir insan üzerinden bu tür tartışmalara girmek etik değil. Hele bunu Karasu’da  barıştırıcı, birleştirici, sorun çözücü; açık deyimiyle eşraf  eksikliğini sıkça vurgulayan biri yapıyorsa durup düşünmek gerek. 
   Kaymakam Dr. İlker Gündüzöz Karasu’dan ayrılalı 5 yıl oldu. Kitabı da tayininden bir gün önce yazmadığına göre geriye doğru en az 8 yıllık bir zaman söz konusu. Türkiye’de ilk örnek olan Cankurtaran Projesi, (5 yılda 700 kişi boğulmaktan kurtarılmış) Acarlar Longozu’nun ortaya çıkarılması, Kabalakdere Barajı için düğmeye basılması gibi hizmetleri bilinen bir insanı, derlediği kitap için hayata yeni veda etmiş bir insanın kişisel beyanına dayanarak ‘hırsız’ diye suçlamak, insafla bağlaşır bir durum değil. 
   Bunu, o kitabın hazırlanması evresinden haberi olan ve az da olsa katkısı bulunan biri sıfatıyla söylüyorum.
   Engin Ardıç pozisyonu almak insana haz verebilir. Örnek alınacak bunca köşe yazarı dururken ‘kıblen neden o herif’ diye soranlar da bulunur.
HAMLE ÖNCESİ İYİ DÜŞÜNMELİ
Yayın hayatına yeni başlayan Hamle için ‘kâğıt parçası’ değil ‘basılı kâğıt’ dedim. İkisi çok farklı terimler. Neden basılı kâ-ğıt onu da söyleyeyim. Niyetim aşağılama değil, bir eleştiri. Emek veren arkadaşlar Hamle’-nin gerçekten de gazete olarak anılmasını istiyorlarsa fazla me-sai harcamalılar. Sayfa düze-ninden söz etmiyorum. Öncelik-le gazetenin diline özen göste-recekler. Türkçe’nin bütün ya-zım kurallarını yer ile yeksan eden bir anlayış gazetecilikle bağdaşmaz. Karasu okuyucu-suna saygıyı bir kenara bırakın, ilçe dışından biri okuduğunda ne söyler, onu düşünün. Dışarıdan bakan şunun bunun gazetesi ayırımı yapmaz; Karasu’nun gazetesi der geçer. İtirazım bunadır. Örnek mi istiyorsunuz? Bir süre önce yayınla-nan CHP Gençlik Kolları toplantısıyla ilgili yarım sayfalık habere bakın yeter!
   22 yılı fiilen öğretmenlik, aynı dönemi içine alan 32 yılı da şu veya bu şekilde basının içinde geçmiş birinin bu eleştiriyi yap-maya hakkı olmalı. Dil konusundaki titizliğimin şahitleri Karasu Haber’de çalışan arkadaşlarımdır. Yerine konulmamış bir bü-yük harf veya bir ayraç için gazete defalarca savaş alanına dönmüştür. Umarım bu sözlerim Hamle emektarlarının kulaklarına küpe olur.
YALÇINBAYIR
Ertuğrul Yayçınbayır Abdullah Gül’ün kurduğu ilk AKP hükümetinde başbakan yardımcısıydı. 2007'de Erdoğan’a ‘Cumhurbaşkanı adayı olma’ dedi. O seçimde listeye konulmadı.
Yayçınbayır’ın 24 Aralık Pazartesi günlü Cumhuriyet Gazet-si’nde Erdem Gül’e verdiği bir röportaj var. Bütün AKP’lilere okumalarını öneriyorum. Şundan: Her AKP’li bir gün Ertuğrul Yalçınbayır konumuna düşebilir!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ