SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.07.2018

Suç duyurusu



   Zeki insanları severim. Kurnazlığı zekâ diye yutturanları asla…

   Karasu’da belediye başkanı seçilmek kolay iş değil.  Üstelik Adana usulü patlıcanların içini boşaltıp kurutmak için ipe dizmek gibi parti koleksiyonu yapmak az marifet olmasa gerek!

   Sol görüşten Genç Parti’ye, ora­dan MHP’ye, daha sonra AKP’ye uzanan çizgide, zekânın mı yoksa cingözlüğün mü rol oynadığının takdiri oy verene aittir.

   Koltuk uğruna siyaset namusunu paspas gibi çiğnemenin değerlendirmesini de aynı seçmen yapar!

  Tablo meydanda!

   Karasu Haber 15 yılını devirdi. Yayına başladığı 3 Şubat 2003 gününden beri gazetemizde bir tane olsun tekzip yayınlanmadı.

   Dileyen ciddiyetimize, titizliğimize sayar; dileyen korkaklığımıza veya her şeyi idare etme gayretkeşliğimize…

   Bir süre önce İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne davet edildim. Hakkımda suç duyurusu varmış. Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, Medyabar sitesinde yayınlanan habere bizim gazeteyi kaynak göstermiş.

   Suçumuz, haberde kullanılan fotoğraftaki kişileri, o meşhur 46 milyonluk ihaleye katılan işadamları olarak göstermekmiş!

   İyi ama neden Karasu Haber değil de Medyabar! Bizi gazeteden mi saymadılar!

   Söz konusu fotoğraf Umre’de çekilmişti ve karede Başkan İspiroğlu’nun yanı sıra Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk, Ramada Otelin sahibi Bülent Karaaslan ve ‘o’ ihalenin Komisyon Başkanı Cengiz Kuçhan vardı.

   Dört kişiyi bu fotoğraf ve haberle küçük düşürdüğümüz gibi, görülmekte olan ‘İhaleye Fesat’ davasının dosyasını da yanlış yönlendirmişiz!

   Hâlbuki bu fotoğraf çekenler tarafından sosyal medyada paylaşılmıştı.

   Yaptığımız haber de o davanın başladığı konusundaydı.

   Bu suç duyurusunda daha vahim bir yanlış yapıldı.  Basın Kanunu’na göre eğer haberin hukuki bir sonuç doğurduğu iddiası varsa, hesabını sorumlu yazı işleri müdürü verir; gazetenin imtiyaz sahibi değil. Avukat ilgili yasayı okumamış her halde!

   Sonuçta Karasu Cumhuriyet Savcılığı suç duyurusu hakkında Yargıtay’ın bir kararına atıf yaparak kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

   5 Aralık 2017 tarihli Savcılık kararı şöyle:

   Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2015/11532 -esas 2015/11508 kararında özetle; "gazeteci olan sanık tarafından haberde kullanılan bazı ifadeler olgusal bir temele sahip değer yargısı niteliğindedir.”

   Bu itibarla somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde kabul edilemezler. Birtakım ifadeler ise somut bir olguya işaret etmekle birlikte, haber içeriği mahkeme kararı gibi gerçek bilgilere dayanmakta ve bu bilgilerle diğer kişilerin aldatılması amaçlanmamaktadır.

   Bilakis haberin yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunmaktadır. Haberde, okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı bir başlık kullanılmıştır. 

   Ancak AİHM içtihatlarında da belirtildiği üzere, özellikle gazeteciler bir dereceye kadar abartma hakkına sahiptirler. Haberde kullanılan başlık ile katılan hakkında yorumlar yapılmaktadır. Haber içeriğindeki ifadelerin söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünce, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir.

   Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine, hükümlülük kararı verilmesi bozmayı; gerektirir" şeklinde belirtilmiştir.

   Ayrıca Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilkedir.

   Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir. Siyasetçiler bu nedenle basın ve gazeteciler tarafından getirilen eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadırlar…

   Dosya kapsamında yapılan incelemede haber içeriğinin Belediye Başkanı olarak görev yapan müşteki Mehmet İspiroğlu’nu eleştiri niteliğinde olduğundan, iftira suçunun da yasal unsurları oluşmadığından şüpheli hakkında CMK 172/1 maddesi gereğince ‘kamu adına’ kovuşturma yapılmasına yer olmadığına…

   Başkan İspiroğlu’na soruyorum.

   Hadi avukatından vazgeçtim; çevrende bir yığın zeki (!) danışmanın var. Suç duyurusunda bulunurken hiç mi onlara sormadın!

Siyaset zor zenaat!

   CHP İl ve 14 ilçe yönetiminin ön seçim yapılmadığı takdirde istifa edeceklerine dair bir kararları var. İlçe başkanları bu kararı imzalayıp çerçeveleterek parti binalarına asmışlar.

   Bu haber il gazetelerinde ve internet sitelerinde yer aldı.

   Karasu Haber de gelişmeyi ‘istifa resti’ başlığıyla manşete taşıdı.

   Ertesi hafta ilçemizdeki bir gazetede CHP İlçe Başkanı Hanımefendi’nin bir açıklamasını okuduk.

   Açıkça “Önseçim yapılmadığı takdirde istifa edeceğimizi belirttik” diyor. Ardından da gazetemizi, attığı ‘istifa resti’ başlığıyla halkı yanlış bilgilendirdiği şeklinde suçluyor.

   Başkan hanımefendi “Bize danışılmadan yanlış yönlendirmelerle haber yapılması hiç hoş değil; kimseye yakışmaz” değerlendirmesinde bulunmuş.

   Birincisi; bu açıklama haberin yer aldığı gazeteye gönderilmeliydi. Usulü budur.

   İkincisi; Başkan Hanımefendi haberimizi, açıklamasının aynı paragrafı içinde hem yalanlıyor hem de doğruluyor!

   Siyaset terazisinin bu kadar bozulduğu bir ülkede sosyal demokrat da olsa her partinin etkilenmemesi zor tabi ki…

   Hoş görmek lazım!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 129