• Ana Sayfa
  • »
  • Tercihiniz kim olur, zırtçı mı siyasetçi mi?

Tercihiniz kim olur, zırtçı mı siyasetçi mi?


   Yalan söy­le­mek ve bunu çıkar uğ­ru­na alış­kan­lık ha­li­ne ge­tir­mek, has­ta­lık­tır. Tıp di­lin­de­ki adı da ‘mi­to­ma­ni’dir. 
   Mi­to­man, söy­le­di­ği ya­lan­lar­la dik­kat çe­ke­rek top­lum­da odak nok­ta­sı ol­ma­yı amaç­lar. Zaman için­de kont­ro­lü kay­be­der ve an­lat­tık­la­rı­na ken­di­si de inan­ma­ya baş­lar.
   İlginç olan şudur; mi­to­man­lar yalan söy­le­me­nin has­ta­lık ol­du­ğuna inan­maz­lar. Bu ne­den­le öne­ri­len te­da­vi­le­ri de kabul et­mez­ler. (Laf ara­mız­da, si­ya­se­tin de yalan söy­le­me sa­na­tı ol­du­ğu iddia edi­lir!)
   Bu­ra­ya kadar özet­le­nen, her­ke­sin kolay­lık­la ula­şa­bi­le­ce­ği an­sik­lo­pe­dik bil­gi­ler­dir.
   Peki, ya­lan­cı­lık­la pa­lav­ra­cı­lık aynı mıdır?
   ‘Evet’ di­yen­ler ya­nı­lır.
   Ana­do­lu’nun hemen her yö­re­sin­de, ger­çek­le uzak­tan ya­kın­dan il­gi­si ol­ma­yan hi­kâ­ye­le­ri olmuş gibi an­la­tan, ancak din­le­yen­le­ri at­tı­ğı pa­lav­ra­lar­la mest eden ki­şi­ler var­dır. 
   Ti­yat­ro sa­nat­çı­sı Zafer Al-göz’ün 2018 ba­sı­mı ‘Ha­şırt Dı Bi­lek­bord’ adlı ki­ta­bın­dan öğ­ren­dim ki, bun­la­ra ‘zırt­çı’ de­ni­li­yor­muş.
   Zırt­çı­lık bir an­lam­da çev­re­ye hoşça vakit ge­çirt­me mes­le­ği…  Zırt­çı’nın pa­lav­ra sık­tı­ğı­nı hem din­le­yen hem de an­la­tan bilir. Yine de kar­şı­lık­lı bir zevk alma ve eğ­len­me söz ko­nu­su­dur.
   Karasu’da da  var sohbetine doyulmayan zırtçılar.
   Zafer Algöz ki­ta­bın­da Tür­ki­ye’nin meş­hur zırt­çı­la­rın­dan ba­zı­la­rı­nı hikâye­le­riy­le bir­lik­te ta­nıt­mış. 
   Bun­lar­dan biri Kuz­gun­cuk­lu Köşk Emin’dir.
   En büyük pa­lav­ra­sı Ada­lar açı­ğı­na kadar gelen dev bir ba­li­na­yı ber­ta­raf et­me­si­dir.
   Şöyle: Bi­zim­ki­ne Kuz­gun­cuk’ta kah­ve­de otu­rur­ken haber gelir: “Abi ada­la­rı tek tek sa­yı­yo­ruz, bir ta­ne­si fazla çı­kı­yor!” 
   Köşk Emin du­ru­ma el koyar... Kuz­gun­cuk’tan de­ni­ze atlar, yüze yüze Bur­gaz ve Kı­na­lı­ada açık­la­rı­na gelir. Bakar ki, ço­cuk­la­rın ada san­dı­ğı şey ko­ca­man bir ba­li­na­dır.
   Emin ba­li­na­ya ses­le­nir: “Dön ulan bir sa­kat­lık çı­ka­cak, ma­hal­le­li sen­den kor­ku­yor. Hemen bu­ra­yı terk et yoksa har­bi­den seni fena ya­pa­rım!” 
   Ba­li­na oralı ol­ma­yın­ca al­nı­nı çe­ne­si­ni dayar. Su devi bu ha­re­ke­te çok si­nir­le­nir. Ka­fa­sın­dan fıs­ki­ye gibi yük­sek­le­re su püs­kür­tür. Aklı sıra Köşk Emin’e posta koyar. 
   Emin de­li­kan­lı çocuk. Fab­ri­ka­sı Emin’den bir adet üret­miş, üs­te­lik geri vi­te­si falan yok... Sağ baş­par­ma­ğı­nı ba­li­na­nın su püs­kürt­tü­ğü de­li­ğe sokar, ar­dın­dan hay­va­na bir kafa çakar!
   Ba­li­na orada (Emin’in ta­bi­riy­le) beyin ca­cık­la­ma­sın­dan ölür!   Köşk Emin, ya­nın­da çeke çeke ge­tir­di­ği uzun ipi hay­va­nın kuy­ru­ğu­na bağ­la­yıp Kuz­gun­cuk’a kadar yüzer. Çev­re­de top­la­nan­la­ra da ta­li­ma­tı verir:
   “Ba­li­na­yı hal­let­tim, bari ka­ra­ya siz çekin...”
   Ba­li­na kı­yı­ya çı­ka­rı­lır. Tam 1 ay bo­yun­ca Kuz­gun­cuk’ta ba­li­na ta-va, ba­li­na bu­ğu­la­ma, ba­li­na şiş zi­ya­fe­ti çe­ki­lir… Hatta ke­mik­le­rin­den ba­li­na çor­ba­sı bile ya­pı­lır.  Ama Köşk Emin kendi ya­ka­la­dı­ğı ba­li­na­dan bir tike olsun yemez.
   Bi­zim­ki bu du­ru­ma açık­lık ge­ti­rir: “Baba, re­jim­de­yim, kız is­te­me­ye gi­de­ce­ğiz, ken­di­me bak­mam lazım!” 
   Zafer Algöz “Ya­şa­dı­ğı­mız dün­ya­da si­ya­set­ten spora kadar her­kes öy­le­si­ne sal­lı­yor ki, zırt­çı­lar gi­de­rek bu işler bizi aşar dü­şün­ce­siy­le ken­di­le­ri­ni ge­ri­ye çek­ti­ler. Küçük kah­ve­ler­de az da olsa fa­ali­yet­le­ri­ne devam eden­ler var...” de­dik­ten sonra şöyle ta­mam­lı­yor:
   “Eğer bir yerde on­la­rı gö­rür­se­niz gidin hi­kâ­ye­le­ri­ni din­le­yin. Ne­ti­ce­de size ma­li­ye­ti bir bar­dak çay ya da bir duble ra­kı­dır. Zırt­çı­lar­dan değil, ya­lan­cı­lar­dan kor­kun...”
   Ya­ni­si şu: Seçim ortamındayız. Zırt­çı­yı mı din­le­mek is­ter­si­niz, si­ya­set­çi­yi mi?

24 Haziran seçimlerinin muhtemel sonuçları
   24 Ha­zi­ran se­çim­le­ri so­nu­cun­da or­ta­ya şu tab­lo­lar çı­ka­bi­lir:
-Cum­hur İtti­fa­kı (AKP-MHP-BBP) Cum­hur­baş­kan­lı­ğı­nı ve Mec­lis ço­ğun­lu­ğu­nu ka­za­na­bi­lir.
-Cum­hur­baş­kan­lı­ğı­nı Er­do­ğan ka­za­nır, Mil­let İtti­fa­kı (CHP-İYİ Parti, SP) Mec­lis­te ço­ğun­lu­ğu ala­bi­lir. 
-Mil­let İtti­fa­kı hem Cum­hur­baş­kan­lı­ğı­nı hem de Mec­lis ço­ğun­lu­ğu­nu ka­za­na­bi­lir.
-Mec­lis ço­ğun­lu­ğu­nu Mil­let İtti­fa­kı ka­za­nır, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi ikin­ci tura kalır.
-Mec­lis ço­ğun­lu­ğu­nu Cum­hur İtti­fa­kı alır, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi ikin­ci tura kalır.
-Uzak bir ih­ti­mal de olsa Mu­har­rem İnce ilk turda Cum­hur­baş­ka­nı olur, Mec­lis ço­ğun­lu­ğu ya Mil­let İtti­fa­kı veya Cum­hur İtti­fa­kı’nın olur.
   Bun­la­ra ek­le­ne­bi­lecek bir iki ih­ti­mal daha müm­kün. 
   Şimdi bu so­nuç­la­rı do­ğu­ra­bi­lecek di­na­mik­le­rin, yani muh­te­mel seç­men dav­ra­nış­la­rı­nın çe­şit­li­li­ği­ne ba­ka­lım…
   Cum­hur İtti­fa­kı ta­ra­fın­da;
-Hem Er­do­ğan’a hem de Cum­hur İtti­fa­kı’na oy ve­recek seç­men­ler ola­cak.
-Er­do­ğan’a oy verip AKP’ye oy ver­me­yecek seç­men­ler ola­bi­lir.
-İtti­fak için­de­ki MHP’’ye oy verip Er­do­ğan’a oy ver­me­yecek seç­men­ler ola­bi­lir.
   Mil­let İtti­fa­kı ta­ra­fın­da;
-İtti­fak­ta­ki her par­ti­nin Cum­hur­baş­ka­nı adayı var. Do­la­yı­sıy­la hem Cum­hur­baş­kan­lı­ğın­da hem de mil­let­ve­kil­li­ğin­de kendi par­ti­le­ri­ni ter­cih et­me­le­ri ih­ti­mal dâ­hi­lin­de­dir.
-Bazı CHP’li seç­men­ler Cum­hur­baş­kan­lı­ğın­da Mu­har­rem İnce’ye, genel se­çim­ler­de ba­ra­jı aş­ma­sı için HDP’ye oy ve­re­bi­lir.
-Yine CHP seç­men­le­ri ara­sın­da İnce’ye oy verip genel seçim için İYİ Parti’yi ter­cih ede­cek­ler ola­bi­lir.
-Di­ğer ta­raf­tan, Cum­hur­baş­kan­lı­ğın­da Er­do­ğan’ı genel se­çim­ler­de par­ti­le­ri­ni ter­cih edecek Sa­adet Par­ti­li seç­men­ler ola­bi­lir.
   Tüm bu se­çe­nek­le­rin yanı sıra Cum­hur­baş­ka­nı aday­la­rı­nın (Özel­lik­le AKP ve CHP’de) kendi par­ti­le­rin­den fazla oy alma ih­ti­mal­le­ri de var­dır.
   Bu ko­nu­da yorum yapan her seç­me­nin fikir bir­li­ği­ne var­dı­ğı bir tah­min var: Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi ikin­ci tura ka­lır­sa, so­nu­cu HDP oy­la­rı be­lir­ler.
   Gö­rül­dü­ğü gibi çok bi­lin­me­yen­li bir seçim biz­le­ri bek­li­yor. Ka­mu­oyu araş­tır­ma şir­ket­le­ri­nin tah­min­de bu­lun­mak­ta zor­lan­ma­la­rı, bun­dan kay­nak­la­nı­yor olsa gerek.


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 358