• Ana Sayfa
  • »
  • Try guestioning yourself first!

Try guestioning yourself first!


   Ekim mec­li­sin­de bir fa­tu­ra tar­tış­ma­sı ya­şan­dı. Kuzey Ga­ze­te­si ola­yın mer­ke­zi­ne beni yer­leş­tir­miş. Sa­hi­bi ve Yazı İşleri Mü­dü­rü iki yazı ile bana verip ve­riş­tir­miş­ler.
   Her­kes öğrendi artık… Belediyede bazı işler eski dönemi hatırlatan uygulamalarla yürütülüyor; buraya kadar tamam!
   Be­le­di­ye, garaj amir­li­ği­ne ge­ti­ri­len Ahmet Par­lak’a maaş öde­ye­bil­mek için bir for­mül bul­muş. Baş­kan Yar­dım­cı­sı Hilmi Er­ba­tan kür­sü­den izah etti. “Bu yön­tem­le maaş öde­di­ği­miz bir değil iki kişi var” dedi. Bun­la­ra şir­ket kur­du­rul­muş, da­nış­man­lık adı al­tın­da ke­si­len fa­tu­ra­lar­la maaş öde­me­si ya­pı­lı­yor­muş.
   Yön­tem doğru mudur diye so­ru­lur­sa yan­lış olduğunu söylerim. Ama yö­ne­ti­min bir ta­sar­ru­fu­dur, yasal bir sa­kın­ca­sı varsa maaşı öde­yen he­sa­bı­nı verir.
   Remzi Akbaş, Meh­met Ça­tal­baş’ın ken­di­si­ne o fa­tu­ra­yı gös­ter­di­ği­ni ama ver­me­di­ği­ni söy­lü­yor. Sa­de­ce bil­gi­len­dir­miş. Akbaş doğru söy­lü­yor. Başka kay­nak­lar­dan bana ulaş­tı­rı­lan fa­tu­ra­nın fo­to­ko­pi­si­ni ken­di­si­ne ben attım. 
   Bu­ra­dan da Ça­tal­baş’ın Akbaş’tan esir­ge­di­ği bel­geyi baş­ka­la­rıy­la pay­laş­tı­ğı veya zincirleme bir paylaşım olduğu ger­çe­ği or­ta­ya çı­kı­yor. Yani sırdaş olan sadece Akbaş değil!
   Meh­met Ça­tal­baş’la meclisten bir gün önce ben de gö­rüş­tüm. Bil­gi­nin doğru ol­du­ğu­nu ancak bel­ge­si­ni bana ve­re­me­ye­ce­ği­ni söy­le­di. Israr et­me­dim, çünkü zaten o kopya Ka­ra­su’da elden ele do­laş­ma­ya baş­la­mış­tı… Ça­tal­baş ay­rı­ca “Maaş öde­me­si için ola­bi­lir mi” so­ru­ma, “Ola­bi­lir ama doğru yön­tem değil” dedi. Mülayim makamında bir karşılık!
   Bu kez Baş­kan Yar­dım­cı­sı Hilmi Bey’i ara­dım ve böyle bir fa­tu­ra­nın var­lı­ğın­dan ha­be­ri olup ol­ma­dı­ğı­nı sor­dum. “Bil­gim yok” dedi. (Her iki gö­rüş­me­nin ses ve mesaj ka­yıt­la­rı bende saklı.  Ancak iti­raf ede­yim, Münir ve Remzi kar­deş­le­ri­min ne yap­mam ge­rek­ti­ği ko­nu­sun­da­ki emir­le­ri­ni bek­le­me­mek­le hata ettim!)
   Kuzey’den iki ar­ka­da­şın şah­sı­ma yö­nelt­ti­ği suç­la­ma, Remzi Akbaş’ın mec­lis henüz top­lan­ma­dan, ola­cak­la­rı ön­ce­den tah­min et­ti­ği için er­ken­den ka­le­me al­dı­ğı ha­be­ri be­le­di­ye­ye benim du­yur­du­ğum şek­lin­de. 
   Münir Ali Kara da, o bil­gi­yi Hilmi Er­ba­tan’a benim sufle et­ti­ği­mi iddia edi­yor. Remzi Akbaş da öyle. Bu kesin hü­küm­le­ri­ni ya­zı­la­rı­na aynen yan­sı­tıp ka­le­mi kır­mış­lar!
   (Bu arada önem­siz ve küçük bir ay­rın­tı ve­re­yim. Basın eti­ği­ne sıkça vurgu yapan Münir Ali Kara yazısını kaleme alırken bana sorma ge­re­ği duy­ma­dı; sor­say­dı belki de o ya­zı­yı kaleme almazdı.)
   Ön­ce­lik­le her iki ar­ka­da­şa, Ka­ra­su Be­le­di­ye­si’nde ger­çek­leş­ti­ri­len büyük bir yol­suz­luk ve usul­süz­lük ola­yı­nı sıkı bir bi­çim­de takip edip ka­mu­oyu­nu bil­gi­len­dir­dik­le­ri için te­şek­kür borç­lu­yuz. Özel bir te­şek­kü­rü Meh­met Ça­tal­baş da hak edi­yor doğ­ru­su! 
GEÇMİŞE MAZİ Mİ?
   Tam bu nok­ta­da geç­mi­şe doğru şöyle bir ufuk turu yap­ma­nın  za­ma­nı­dır.
   İşin bu noktaya taşınmış olmasının nedenleri orada gizli.
   Fa­tu­ra ko­nu­su­nu mec­li­se ge­ti­ren Meh­met Ça­tal­baş, 2014-2019 yıl­la­rı ara­sın­da MHP’den mec­lis üye­li­ği yaptı. Şimdi de gözden düştüğü için AKP’den aday yapılmayınca BBP’den aday olan Meh­met İspi­roğ­lu’nun lis­te­sin­den se­çi­le­rek mec­li­se girdi. 
   Münir Ali Kara’nın ise bir şap­ka­sı ga­ze­te­ci­lik­se di­ğe­ri de MHP ilçe baş­kan­lı­ğı­dır. Remzi Akbaş da Kara’nın ga­ze­te­sin­de yazı iş­le­ri mü­dü­rü­dür. İlçe başkanlığına aday olmayı düşündüğü günlerde bana danıştı; bulaşma dediğimi hatırlıyorum. Kendi tercihidir ama her platformda dile getirdiğim gibi kendisi ilçenin iletişim mezunu tek gazetecisidir. Ve mesleğinde zirve yapacak yetenektedir.
   Bunları geçeyim.
   Çatalbaş, Kara ve Akbaş’a sor­mak is­terim. 5 bin 500 li­ra­lık bir fa­tu­ra için kı­ya­me­ti ko­pa­rır­ken, 2015 yı­lın­da usul­süz bir yön­tem­le İller Ban­ka­sı’ndan kul­la­nı­lan ve Ka­ra­su Be­le­di­ye­si’nin gelecek 10 yılını için­den çı­kıl­maz bir ba­tak­lı­ğa sap­la­yan o meş­hur kredinin alınıp hoyratça kullanıldığı günlerde, ilçenin çıkarlarını korumak adına ne yaptınız?
   Bunu kaç kez kö­şe­le­ri­niz­de konu et­ti­niz?
   Bu açık soy­gu­nu kaç kez ha­ber­leş­tir­di­niz?
   Me­se­la; 5 bin 500 li­ra­lık fa­tu­ra için aslan ke­si­len Meh­met Ça­tal­baş, şa­ibe­li kre­di­nin gö­rü­şül­dü­ğü iki ayrı otu­rum­da  neler ko­nuş­tu?
   Son­ isimden baş­la­ya­rak söy­le­ye­yim…
   O dönem MHP üyesi olan Ça­tal­baş, kre­di­nin mut­la­ka alın­ma­sı için mec­lis kür­sü­sün­den can si­pe­ra­ne nu­tuk­lar irad etti! Özel­lik­le borç­lan­ma kar­şı­tı tu­tu­mum ne­de­niy­le bana aslı as­ta­rı ol­ma­yan, sa­taş­ma­lar­da bu­lun­du. AKP gru­bu­nun ya­rı­sı kre­di­ye ret oyu ve­rir­ken Ça­tal­baş dahil dört MHP’li mec­lis üyesi oy­la­ma­da evet de­di­ler.
   Sayın Ça­tal­baş ve kabul oyu ve­ren­le­rin sı­ğın­dı­ğı bir liman var; şöyle: “Biz kre­di­ye evet der­ken İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın onay ver­me­si şerhini düştük!”
   İyi de 2015 Ara­lık ayın­da­ki mec­li­se re­vi­ze ta­le­bi gel­di­ğin­de ihale çok­tan yapılmıştı. Do­la­yı­sıy­la o şer­hin hiç­bir ge­çer­li­li­ği ol­ma­dı­ğı­nı Ça­tal­baş bal gibi bilir!
   O ha­ra­ret­li gün­ler­de onca so­ruş­tur­ma, ha­zır­la­nan yüz­ler­ce sayfa ra­por­lar ve açı­lan da­va­lar ile halen yü­rü­tül­mek­te olan başka diğer dava hazırlıkları hak­kın­da bu ar­ka­daş­la­rın ga­ze­te­sin­de dişe do­ku­nur bir haber veya bir yorum gören var mı? Ben hatırlamıyorum.
   Ko­pa­rı­lan fır­tı­na­nın ne­de­ni­ni söy­le­ye­yim.
   Meh­met Ça­tal­baş, be­le­di­ye için­den birilerinin sız­dır­dı­ğı bel­ge­yi mec­li­se ge­ti­rip (artık ne elde ede­cek­se) Baş­kan İshak Sarı’yı aç­ma­za dü­şür­mek is­te­di. Ama fi­ti­li­ni ateş­le­di­ği bomba avu­cun­da pat­la­dı.
   Kara ve Akbaş’a ge­lin­ce… 
   Doğ­ru­su İshak Sarı’nın mec­lis kür­sü­sün­de mos­mor edecek bir ope­ras­yo­nu  ‘en­gel­le­nen ga­ze­te­ci­lik’ ola­rak lanse etme gay­re­tin­de­ler. Bu ar­ka­daş­la­ra be­le­di­ye­yi per­so­nel ma­aşı­nı bile öde­ye­mez du­ru­ma dü­şü­ren geçmişte hazırlanan tez­gâ­ha neden ses­siz kal­dık­la­rı­nı sor­mak ge­rek­mi­yor mu?
BİR BEDENDE İKİ RUH
   İşin bir başka bo­yu­tu daha var.
   AKP ile MHP Ka­ra­su se­çim­le­rin­de it­ti­fakla giren iki partidir.
   MHP’den mec­li­se giren ar­ka­daş­lar AKP lis­te­le­rin­den seçildiler.
   MHP İlçe Baş­ka­nı, İstan­bul’dan ge­ti­rip gün­ler­ce ilçe hal­kı­na ‘ada­yı­mız’ diye ta­nıt­tı­ğı Op. Dr. Melih Erol AKP ile ya­pı­lan seçim it­ti­fa­kı ne­de­niy­le yarı yolda bı­rak­tı.
Cum­hur İtti­fa­kı’nın Ka­ra­su’daki seçim mi­ting­le­rin­de baş­kan adayı İshak Sarı’dan ön­ce­ki son ko­nuş­ma­cı da Kara’ydı.
   Üstelik, 7 Ekim’de mec­lis­te ya­pı­lan se­çim­le iki en­cü­men üye­li­ğin­den biri pa­zar­lık so­nu­cu MHP’ye bı­ra­kıl­dı.
   Ama her nedense seçimin yapıldığı mecliste Çatalbaş’ın iki gün öncesinden Akbaş’a açıkladığı ve dolayısıyla Kara’nın da haberdar olduğu fatura nasıl oluyorsa ortaklar arasında hiç görüşülüp tartışılmaz.
   Ne oldu? AKP ile MHP, be­le­di­ye eski baş­kan­la­rın­dan Se­la­hat­tin Tatlı’nın sıkça kul­lan­dı­ğı de­yim­le ‘bir be­den­de iki ruh’ değil miydi?
   MHP İlçe Baş­ka­nı, İshak Sarı’yı mec­lis kür­sü­sün­de zor du­rum­da bı­rak­mak­la nasıl bir ka­zanç elde ede­ce­ği­ni dü­şün­müş olabilir?
   Remzi Akbaş’ı ge­çi­yo­rum. Ga­ze­te­ci­lik ref­lek­si­ni kul­lan­dı di­ye­lim. Münir kar­de­şim ise bu olay­da hangi şap­ka­sı­nı kul­lan­dı­ğı­nı açık­la­ma­lı.
   Ga­ze­te­ci şap­ka­sı­nı mı si­ya­set şap­ka­sı­nı mı?
   Baş­kan Sarı’ya, kad­ro­su­na, or­ta­ğı Kara’ya ve Akbaş’a çağ­rım­dır…  Aile içi so­ru­nu­nu­zu kendi ara­nız­da hal­le­din. Ali­cen­giz oyun­la­rı­nı­za beni alet et­me­yin. 
   İngi­liz­ce baş­lı­ğın çe­vi­ri­si ile: “Önce kendinizi sorgulamayı deneyin!”





Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 127