SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.08.2018

Uçuşa geçtik!


Lamı cimi yok; ülke olarak topluca uçuyoruz!

Enflasyon uçtu, fiyatlar uçtu, dolar, Euro, altın uçtu…

Belediye’nin arsaları uçtu…

Deniz Bilimleri Hocası TRT stüdyosunda uçtu…

Anamuhalefetin İlçe Başkanı ülkede seçimle alınabilecek koltukların tümünü kazanacaklarını ilan ederek uçtu…

Ülkedeki üçüncü partinin lideri uçtu, partisini de uçurdu…

Kaz uçtu, Laz uçtu, Adnan Hoca yılbaşı gecesi kedicikleriyle uçtu…

Elin oğlu durur mu?

Türkiye’nin uçuşa geçtiğini duyan dahi çocuk SpaceX ve Tesla’nın CEO`su  Elon Musk, ülkemize yaptığı ziyaretin ardından tehlikenin vardı veee…

Mars gezegenine ileri bir tarihte yapmayı tasarladığı uçuş programını 2022 yılına çekti!

Eh, bunca uçuşa Karasu Belediyesi nasıl kayıtsız kalabilirdi!

Aslında uçmaya çok önceden karar vermişti vermesine ama kamuoyu duymamıştı.

Neyse ki, 2017’nin son günlerinde yargılandığı bir davada savunma yapmak üzere Karasu’ya gelen Cengiz Kuçhan, uçuş projesini açıkladı da öğrendik.

Gaziemir Belediyesi’nde memur olarak çalışmakta olan ve Başkan Yardımcılığı ve İhale Komisyon Başkanlığı’na ihtiyacı olan belediyelere yatay geçiş yapmak üzere uçuşa hazır beklediğini bildiğimiz Kuçhan Bey, Hâkim’in bir sorusu üzerine şöyle dedi:

“-Karasu’ya Elektrik Santrali Projesi için geldim. Proje hazırlanıp yapım aşamasına geldiğinde Büyükşehir Belediyesi Kanunu çıktı ve ilçe belediyelerinin yetkileri ellerinden alındı. O nedenle projeyi hayata geçiremedim!”

Bence Cengiz Bey’in bu açıklamasında şunu demek istedi:

“-Karasu Belediyesi’nin uçmaya karar verdiğini ve uçuracak birini aradığını kuzeyden güneye uçan leyleklerden duydum. Diplomama göz attım ‘lise mezunu’ yazıyor. Eh, bu belediyeyi ancak ben uçururum diye düşündüm. İlçeye gelip uzun süre Liman önündeki uçuşa müsait piste benzer asfaltta bekledim ki uçuracaklarım gelsin! Meğer yasa değişmiş ve belediyenin elinden uçma yetkisi alınmış!”

Kuçhan, belediyeyi uçurmak için bir ‘enerji projesi’ hazırladığını söylediğine göre ‘nasıl bir enerji ola ki’ deyip bir araştırma yaptım.

Termik santral projesi vardı, biliyorsunuz… Suez Enerji yetkilileri Halkı Bilgilendirme Toplantısı’nda gelen tepkilere direnemeyip uçar adım ilçeden ayrılmıştı. Gidiş o gidiş!

Kuçhan’ın uçuş rotasında eminiz ki termik santral da yoktur.

HES deseniz, uygun dereyi ara ki bulasın!

Bildiğim kadarıyla bizim ‘rüzgâr enerjisi’ projemiz vardı. Kızılcıktepe’ye bir kule dikip ucuna da küçük bir pervane kondurmuştuk. Duyduğumuza göre kulenin çevresinde pikniğe gelen aileler, pervanenin çıkardığı sesten rahatsızlıklarını en yakın mahalle muhtarına iletmişler. Muhtarın emriyle kuleye tırmanan korucu pervaneyi koparmış. Dolayısıyla da rüzgârdan enerji projesine harcanan paralar uçmuş!

Geriye bir tek ‘nükleer santral’ kalıyor. Zaten Karasu Belediyesi’ni ancak böylesine büyük bir proje uçurabilir!

“Canım, koskoca nükleer santral projesi kala kala lise mezunu bir belediye memuruna mı kaldı?” itirazlarını duyar gibiyim.

Hayır, öyle değil…

Bu bir iddia meselesidir. Uçmaya karar verdiyseniz her türlü uçuk-kaçık görüşlere kapınız açık olmalı. Devletin televizyonu “Hz. Nuh tufanda gemiye binmek istemeyen oğlunu cep telefonu ile aradı. Üstelik dron da kullanıyordu” diyen İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi Hocası’nın stüdyoda dilediği gibi uçmasına izin veriyorsa…

Bir lise mezununun (daha yetenekli liselileri tenzih ederim) nükleer santral projesiyle bizi topyekûn uçurmak istemesine niye engel çıkaralım!

Ne tesadüftür ki, Cengiz Kuçhan iptal olan uçuş projesini açıkladığı saatlerde, ona bu görevi tevdi eden muhterem de yılbaşını yurt dışında geçirmek üzere -İçişleri Bakanı’ndan aldığı özel izinle- uçuş için havaalanı yolundaydı!

Tüm uçanlara, uçuranlara sevgi, saygı ve muhabbetle…

TARTIŞMAYI BİTİRELİM Mİ

Halkın değişik kanallardan bilgi alma hakkı vardır.

Bu bilgileri sağlayacak kanallardan biri ve en önemlisi yazılı ve görsel basınsa, diğer önemli bilgi kaynakları seçimle bir yerlere gelmiş halk adına görev yapan, söz söyleyen, kararlar alan ve denetimde bulunan kişilerdir.

Geçen hafta Siyaset Kazanımızda ‘O odanın sırrı’ başlıklı bir yazıyla, her yılın ilk aylık Meclis toplantısında seçilen üç kişilik Denetim Komisyonu’ndan söz etmiştik.

Ve özellikle bu yıl komisyona seçilebilmek için yaşanan kıyasıya yarışa dikkat çekmiştik.

Evet, bu komisyon, belediyenin 2017 yılına ait hizmetlerle, belediye bütçesinden yapılan harcamaların yerindeliği konusunda inceleme yapmakla yetkili.

Geçmiş yıllarda komisyon raporları üstünkörü bir anlayışla hazırlanır ve yasa gereği Belediye Meclisi’ne sunularak herhangi bir tartışmaya gerek kalmaksızın arşivlerdeki tozlu raflara yollanırdı.

Tartışılmadan diyorum… Çünkü yasa böyle. Akılda kalan da komisyon üyelerinin rapora yazdırdıkları muhalefet şerhleriyle sınırlı…

Son birkaç yıldır belediyece yapılan yüksek bedelli bir ihaleyi, değerinin çok altında satıldığı iddia edilen belediye arsalarını ve bu arsaların özellikle belediyeden alacaklı olan –veya bir şekilde öyle gösterilen- kişilere pazarlandığı yönünde tartışmalar yaşıyoruz.

Bütün bu ve benzeri konuların açığa çıkarılması hem kamuoyunu rahatlatır, hem de varsa yöneticilere karşı yapılan haksız eleştirilerin son bulmasını sağlar.

Bu köşeden sıkça dile getiriyorum. Belediye milyonlarca liralık bütçeye sahip… Bu para halkın parasıdır. Dolayısıyla nereye nasıl harcandığı konusunda halkın doğru bilgilendirilmesi gerekir.

Benim düşünceme göre, artık halkın parasının nerelere nasıl harcandığı sorularının muhatabı, 45 gün süreyle denetim yapmaya yetkili olan komisyon üyeleridir.

Belediyenin başta muhasebe olmak üzere hiçbir birimi Kozmik Oda değildir.

Dolayısıyla, her Karasulunun, Denetim Komisyonu Üyeleri Yakup Ayar, Muhittin Çot ve Muharrem Kara’ya, sokaktaki söylentilerin gerçek olup olmadığını sormaya ve karşılığını istemeye hakkı vardır.

Aynı şekilde Komisyon Üyeleri de -eğer varsa- idarenin yanlış buldukları uygulamalarını ‘mezara götürmek’ gibi mazeretlere sığınmadan açıklamak durumundadırlar.

Komisyon orada, süre 45 gün…

Gerçekleri öğrenmek mi, geçmişte olduğu gibi  üç kişinin üç maymunu oynamasına göz yummak mı?

Tercih hepimizin!

BAŞHEKİM ATAMASI

Hastaneye henüz Başhekim ataması yapılmadı.

Eksiklik bununla sınırlı değil. Dializ’den sorumlu Dr. Ümit Çakmak Kocaali’ye başhekim olarak atandı; bu birim boş…

Kadın Doğum Uzmanı istifa etti…

İki Çocuk Uzmanı geçici görevle sırasıyla Kocaali ve Ferizli Hastaneleri’ne gönderiliyor. Ayrıca Eğitim Araştırma ’da nöbete yazılıyorlar…

Genel Cerrah Başhekim Yardımcısı oldu; polikliniğe daha az zaman ayırabiliyor. İkinci Genel Cerrah kadrosu boş.

Bu arada, geçici görevle gelmek isteyen cerraha da Sağlık Müdürlüğü`nden bir türlü izin çıkmadığını belirteyim.

Eski Başhekim KBB Uzmanı Yasin Kılıçaslan Akyazı’ya atandı; kadrosu boş…

Ürolog yok, Cildiye Uzmanı yok, Psikiyatr yok!

Hastane içinden bana gelen bilgiler şimdilik bunlar.

Tekrar Başhekimlik atamasına dönersek…

Göreve talip olan Kuyumcululu Beyin ve Sinir Cerrahı Op. Dr. Melih Erol’un ataması galiba gerçekleşmeyecek.

Herkes şu konuda hemfikir… Başhekim ataması yapılmadan bu kadroların doldurulması biraz zor… Öyle ya, Başhekimimin de bir inisiyatifinin olması gerek. Başı boş bulunan hastaneye kim neden gelsin?

Bu sorunun dışarıdan Başhekim ithali ile çözülemeyeceği anlaşıldı. Yapılacak iş hastane kadrosundan bir hekimin atanması. Bu Başhekim Yardımcısı olur, Uzm. Dr. Yasin Çakıl olur veya Uzm. Dr. Sami Ayhan olur… Listeye başkalarını da ekleyebilirsiniz.

Tümü bu görevin altından kalkar.

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 229