SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.06.2018

Uysa da uymasa da!





   Ağa faytonda, kâhya elinde atların yuları, tıngır mıngır kasaba pazarına gidiyorlarmış. Ağanın gözüne yol kenarındaki ağacın dibine düşen çürük ve her tarafını ince kurtların sardığı bir armut ilişmiş. (Başka bir şey sanmayın!) Kâhyaya dönmüş ve “Bak” demiş, “Şu armuttan bir parça yersen fayton da senin atlar da!”
   Kâhya iradesini frenleyememiş ve armuttan bir parça ısırıp yutmuş.
   “Oldu” demiş ağa; “Fayton ve atlar artık senin, gel yer değiştirelim.”
   Ağa olmuş kâhya, kâhya olmuş ağa… Kasabaya gidip alışverişi yapmışlar. Dönüş yoluna çıkmışlar. Ancak kâhyanın içinde bir kuşku ki sormayın gitsin. Ya köye dönüşte bu zenginlik artışını kurtlu ve çürük armut yiyerek sağladığını köylü öğrenirse!..
   Böyle düşünerek armut ağacının önüne gelmişler. Yeni ağa bakmış, ısırdığı armudun gerisi orada duruyor. Dönmüş eski ağaya:
   “Kâhya, ye şundan bir parça; verdiklerini geriye al!”
   Bizimki atlamış faytondan, kurtlu armudun kalanını iştahla yemiş ve sistem eskiye dönmüş.
   Tam köye girilirken ağa kâhyaya seslenmiş: “Ulan” demiş. “Yola çıkarken ben ağa sen kâhyaydın. Döndük yine ben ağayım sen de kâhya. Öyleyse biz bu leş kokulu kurtlu armudu niye yedik?” 
   Fıkra yukarıda dursun; ben başka bir konuya değineceğim. (Muzırlık yapıp fıkra kahramanlarıyla anlatacağım olayın kahramanlarını eşleştirmeyin sakın!)
   Ak Parti 16 Kasım`da ilçe kongresini topladı. Bilindiği gibi Genel Merkez`in 2011 kongreleri öncesinde almış olduğu bir ilke kararı vardı. 2014`te de aynı kararın aynen geçerli olduğu cümle âleme duyuruldu.
   İlk itiraz Hendek`ten geldi; kongre ertelendi. Akyazı`da ikinci liste seçime sokulmadı, uygulama mahkemeye taşındı.
   Karasu`da ise kongre divan seçimindeki anlaşmazlık yüzünden başlamadan bitti.
   Tekrara gerek yok. Sonrasında yaşananlar ve öncesinde olan bitenlere bakalım diyorum.
   Ertelenen kongrenin hemen ertesi günü Ak Parti İlçe Başkanı İshak Sarı ve Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu Genel Merkez`e çağırıldı. Öğrendiğimiz kadarıyla, İl Başkanı Uncuoğlu ve iki koordinatör milletvekilinin bulunduğu görüşmede Başkan İspiroğlu`na “Genel Merkez kararlarına uyacağına dair kamuoyuna açıklama yap” talimatı verildi.
   Tam bu noktada Ankara görüşmesine Mehmet Ege`nin neden çağırılmadığı sorusu akla takılıyor ya, neyse deyip geçelim.
   Başkan İspiroğlu bu talimatı uygulamada ne kadar gönülsüz olduğunu Sakarya Yenihaber Gazetesi`ne yaptığı “İlçe Başkanı`nın kimin olacağına beyefendiler karar verecek” şeklindeki veciz açıklamasıyla ortaya koydu! Ancak, bu tuhaf çıkış üst kademelerde sert tepkiyle karşılanmış olmalı ki, İspiroğlu Karasu basınını odasına davet ederek herkesçe bilinen son açıklamayı yapmak zorunda kaldı. İspiroğlu`nun elinden gelse belediyenin çatısına çıkarıp aşağıya atmakta tereddüt etmeyeceği bazı basın mensuplarını odasında ağırlamak zorunda kalacağını, doğrusu düşünemezdim.
   Başkan İspiroğlu ve İlçe Başkanı İshak Sarı`nın  yaptıkları açıklamalar haber sütunlarımızda var. Ben asıl kongre öncesi gelişmelere değinmek istiyorum.
   Genel Merkez kararına rağmen Mehmet Ege İshak Sarı`nın karşısına hangi cesaretle çıkabildi? Burada birinci etken, İshak Sarı`nın partide bütünlüğü bir türlü sağlayamadığı şeklinde Ak Parti tabanında yaygınlaşan kanaattir. Bu hoşnutsuzluğa güvenen birden çok isim kongre öncesi adaylık açıklamasında bulundular. Kapalı kapılar ardında başkanlık için kulis yapanlar da vardı kuşkusuz. 
   İşte tam bu noktada, İshak Sarı`nın ilçe başkanı olmasını istemeyen Mehmet İspiroğlu`nun devreye girdiği görülüyor. “Sarı olmasın da kim olursa olsun” sloganıyla hareket eden İspiroğlu`nun muhtemel adayları tek tek dolaşarak “gönlümdeki başkansın” mesajı ilettiği sır değil. Bu kulislerin ve ardından gelen “Muhaliflerin tek listede temsili kararı alınması” Mehmet Ege`yi adaylığa iten temel etkenlerden bir başkasıdır.
   Mehmet Ege`nin Genel Merkez kararına kongrede direnip sonradan çark etmesinin bence anlamı açık. Ege`nin milletvekili olacak hali yok. Kendisine Belediye Meclisi üyeliği bile çok görülünce, şansını ilçe başkanlığında denemekten başka çaresi kalmadı gibi. Eli bu nedenlerle güçlüydü ve kongre salonunda Teşkilat Başkan Yardımcısı`nın `çekil` baskısına bu güçle direndi.
   İshak Sarı cephesinden bakıldığında, onun da çizgisinden bir sapma olmadığı açıkça ortada. (Yerinde olsam, iki seçimi alnının akıyla tamamlamış bir başkan olarak `alın atınızı verin tımarımı` der çekilirdim) Genel Merkez adayımızsın dedi. O noktadan bir adım geriye atmadı.
   Baştaki fıkraya döneyim diyeceğim ama bence bu anlattığım olaylarla tamı tamına örtüşmüyor. Hadi bana yardımcı olun; fıkradakilerle Ak Parti Kongresi sürecinin aktörleri arasında (bir kişiyle dahi olsa) birebir eşleme yapın. Fıkrayı da yazıyı da kurtarın! Bu kadarcık katkıyı da bana çok görmeyin.

CHP Vefa Salman’ı ihraç etmeli
Ahmet Hakan`ın Tarafsız Bölgesi`nde Yalova`nın CHP`li Belediye Başkanı Vefa Salman`ı dinledim. İkna olmadım. Baştan beri gözüm tutmamıştı zaten! Köprülü kavşak için 158 ağaç kestirmiş. 18 tanesi uzun ömürlü çınar. Vefa Efendi `Bura-da çok kaza oluyor. Bir insanı milyon tane ağa-ca değişmem` diyor. Bu mantıkla hareket eder-seniz HES`lere, termik santrallere de yol verme-lisiniz. Onlar da enerji üretiyor ve dializ üniteleri, ameliyathaneler, ışın tedavi birimleri enerjisiz çalışmaz. Sen burada ağaçları katletmeyecek farklı bir çözüm bulabildin mi? Hayır! Yılmaz Büyükerşen’e de mi soramadın be adam! Ata-türk Yalova`da 200 metre mesafede bir ağacın dalı için köşkü yürütmüştü. Senin ilin böyle anılıyor. O zaman susacaksın. Hatanı kabul edip istifa edeceksin. Veya bir fazla sayıda koltuk uğruna her türlü yolsuzluğu görmezden gelen partiye gideceksin. Senin gibi insanların CHP`de işi yok! Bir de zabıta memurun Meclis üyelerine göz yaşartıcı gaz sıkmış. CHP bu adamı zaman kaybetmeden partiden ihraç etmelidir.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 789