SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.04.2018

Yasa zoruyla kentli olmak



   Kentli olmakla gelişmiş toplum etiketini edinmek arasında doğrudan bir ilişki var. Bu benim bir tespitim değil. Tarımla geçinen köy nüfusu ile geçimini şehirde sanayide sağlayan insanların sayıları arasındaki istatistiki karşılaştırmalar, uygar olup olmadığınız konusunda suratınıza acıma-sızca şamar vuran bir gerçektir.
   Kentlileşmek yasa çıkarmakla filan olmaz. Otomobil sayısını il veya ilçedeki nüfusla oranladığınızda, Hollanda`nın Başkenti Amsterdam`dan daha yüksek bir değerin çıkmış olması sizin kent-lileşme çıtasına ulaştığınızı göstermez. Artık köylerde de araç park edecek yer bulmak bir sorun. Ortadoğu çöllerinde birbirini boğazlayan Müslümanlar da elde Rus icadı kaleşnikov son model jiplere biniyor
Büyükşehir Yasası`yla Karasu`nun Yenidoğan veya Manavpınarı Köyleri`ne “Artık köy değilsiniz, mahalleye terfi ettiniz” babalanması bu bağlamda kendi kendini kandırmanın ötesinde bir anlam taşımıyor.
   Türkler 1962 yılından beri Avrupa ülkelerinde gurbetçi işçi olarak çalışıyor. Bir aylık iznini kullanmak için memleketine gelen soydaşlarımızın o tarihten beri bizlere aktardığı gözlemleri, orada yaşadıkları kentlerin temizliği ve elin gâvurunun bu konudaki titizliği konularındaki hikâyeleridir.
   Geçtiğimiz yılın Ekim ayındaki Bosna gezisinde, Başkent Saraybosna`dan vezirler şehri Travnik`e giderken geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köylerden geçtik. Çevrede herhangi bir ahır ve hayvan göremediğimizi söylediğimde Rehberimiz Emir Hamzagiç “Burada ahırlar ana yoldan ve köylerden en az üç kilometre uzaktadır. Bu bizim turizm politikamızın gereğidir” demişti. 
Turizm ilçesi olmakla öğünen Karasu`nun 6 mahallesinde yüzlerce ahır konutlarla iç içe. Benim evim belediye plajına 300 metre mesafede. Denize bakan iki balkonumun karşısındaki çadırda bir yıl öncesine kadar inek beslendiğini söylersem inanmayanlar çıkabilir. 
   Bu duruma hiç kızamadığımı ve herhangi bir ihbarda bulunmadığımı da söyleyeyim. Çünkü bu işi yapan kadıncağız süt satarak kazandığı parayı Amerika`da genetik mühendisliğinde mastır yapan kızına göndermek zorundaydı. Ama değişmeyen bir gerçek var. Tezek ne yazık ki köyde de kentte de aynı kokuyor. 
   Çöp sorununu, kaçak ve çirkin yapılaşmayı, kaldırım işgalini, belediye binasına 500 metre uzaklıktaki ahırlar sorununu çözmeyi becerememiş ilçe merkezlerine, bir yasayla köyleri mahalle olarak yamamak nasıl bir anlayışın ürünüdür, çözebilene aşkolsun!
   Yerel seçimler dolayısıyla başkanlık yarışında iddialı üç partinin köylerdeki seçim çalışmalarına katılarak gözlem yapma fırsatı buldum. Her aday konuşmasında köylerin adını mahalle olarak telaffuz etmeye özen gösterdi. Nutukları dinleyen kitlenin yüzünde bir mutluluk ki, sormayın gitsin! Bu görüntü, bir anda köylülükten kurtulup sanal şehirli statüsüne yükselmenin verdiği haz olmalı… İnsan gülmeli mi ağlamalı mı gerçekten kestiremiyor!
   Pazar günü bir Galatasaray taraftarı olarak Fenerli Erdem Bal ve Trabzonsporlu Cafer Erdoğan`la birlikte Fenerbahçelilerin etkinliği dolayısıyla Anıtkabir`deydik. Dönüşte Akçakoca`daki Akbey restoranda akşam yemeği molası verdik. İç bölümde bir hareketlilik oldu; gittim baktım. Akçakoca`nın CHP`li Belediye Başkanı Fikret Albayrak 50 civarındaki esnafı toplamış LSD ekran TV yardımıyla 5 yıllık hizmetlerini ve gelecek için projelerini anlatıyordu. Konuşmalarını can kulağıyla dinledim. Akçakoca, dünyana 50 kentin taşıdığı Sakinşehir unvanına adaymış. 
   İki tane beş yıldızlı otele sahip bir ilçe…
   İlçenin giriş ve çıkışında tek hurdacının ve çadırdan bir köfte salonunun bile olmadığı bir ilçe herhalde bunu hak ediyordur.
   Muhalefet Belediye Başkanı Albayrak`ın vaatlerinden sadece birini, (O da bürokratik engeller nedeniyle) kadınlar plajına havuz yapamadığını öğrendim. Sahil düzenlemesinin zorunlu kıldığı istimlakler için 350 kişiden hisse alma işlemi üç yıl sürmüş. 
   2009`da vadettiği 30 kalemlik listeden sadece bir tanesini yerine getirebilmiş olanların Albayrak`tan alacağı çok dersler var.
   Düzce büyükşehir değil; dolayısıyla Akçakoca`nın köyleri zorlama bir yasayla merkeze bağlanmadı. Bu durumdan ne Akçakoca merkezinin ne de köylerinin üzgün olduğunu hiç sanmıyorum.
  Üzgünüm ama Karasu’nun bu anlayışla yönetildiği sürece Akçakoca’yı yakalayabilmesi için 40 yıla ihtiyaç olduğunu söyleyebilirim!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1618