Yazmak istemiyorum


   Evet, canım hiç yazı yaz­mak is­te­mi­yor.
   Sa­de­ce köşe ya­zı­sıy­la kalsa iyiy­di.
   Par­mak­la­rı­mız haber yaz­ma­ya da git­mi­yor.
   O ne­den­le bu hafta haber içe­ri­ği açı­sın­dan da kısır bir ga­ze­te çı­kar­mak zo­run­da kal­dı­ğı­mı­zı iti­raf ede­yim.
   Neden diye so­ru­la­bi­lir.
   Söy­le­necek o kadar çok şey var ki, han­gi­sin­den baş­la­ya­yım.
   Yıl­lar­dır söy­le­dik­le­ri­niz doğru çık­tı­ğı halde hak­sız ilan edil­me­niz sizde nasıl bir duygu ya­ra­tır?
   Bunu daha fark­lı şe­kil­ler­de ifade ede­bi­li­rim, ama sa­de­ce bu­nun­la ye­tin­mek is­ti­yo­rum.
   Şu işe bakın…
   Yıl­lar­ca söy­le­dik, yaz­dık, çiz­dik…
   Bu ce­ma­at teh­li­ke­li dedik…
   Ders­ha­ne­le­ri eği­tim gö­rün­tü­sü al­tın­da ce­ma­ate biat edecek in­san­lar ye­tiş­ti­ri­li­yor dedik…
   Ço­cuk­la­rı­nız, akıl­la­rı­nı baş­ka­la­rı­na ki­ra­ya veren ro­bot­la­ra dö­nüş­tü­rü­lü­yor … Ve­li­ler, aman dik­kat diye fer­yat ettik.
   Üni­ver­si­te­de oku­yan öğ­ren­ci­le­ri ba­rın­dı­ran yurt­lar, ışık ev­le­ri mi­li­tan yu­va­sı dedik…
   Bu ce­ma­at soru ça­la­rak, öğ­ren­ci­le­rin mi­li­tan kim­lik­le­ri­ni ka­muf­le edip as­ke­ri okul­la­ra sı­zı­yor; gün ge­lecek bun­lar subay çı­kar­sa ola­cak­la­rı tah­min ede­mi­yo­ruz dedik…
   Er­ge­ne­kon, Bal­yoz, Ca­sus­luk da­va­la­rı sü­re­cin­de, bu da­va­la­rın yurt­se­ver su­bay­la­rı or­du­dan tas­fi­ye etmek için kul­la­nıl­dı­ğı­nı yaz­dık, çiz­dik, ba­ğı­ra­rak söy­le­dik…
   Hiç­bi­ri­ni, evet hiç­bi­ri­ni kim­se­ye din­le­te­me­dik…
   Eği­tim, ada­let, em­ni­yet, sağ­lık başta olmak üzere tüm ba­kan­lık­lar bu ce­ma­atin kont­ro­lü­ne geçti.
   Ce­ma­at ima­mı­nın şek­lin­de­ki (Daha doğ­ru­su çete ba­şı­nın) “Acele et­me­den yavaş yavaş ad­li­ye­yi ele ge­çi­re­ce­ğiz” şek­lin­de­ki ses kay­dı­nın ya­yın­lan­dı­ğı kaç yıl oldu?
   Daha dün gibi değil mi?
   Sa­yı­ca çok ör­nek­ler ve­re­bi­li­rim… 
   Ama ge­rek­siz…
   Çünkü her şey her­ke­sin gö­zü­nün önün­de oldu.
   Şimdi ba­kı­yo­ruz, şu ba­kan­lık­tan şu kadar yüz per­so­nel…
   Öteki ba­kan­lık­tan şu kadar bin ça­lı­şan…
   Milli Eği­tim Ba­kan­lı­ğı’ndan şu kadar bin öğ­ret­men…
   Bu yazı ya­zıl­dı­ğı sa­at­te 50 bine yakın kamu ça­lı­şa­nı açığa alın­mış, gö­rev­den uzak­laş­tı­rıl­mış, is­ti­fa et­ti­ril­miş durumda…
   Ge­rek­çe: Ce­ma­at bağ­lan­tı­sı…
   Va­li­ler, kay­ma­kam­lar, ha­kim­ler, sav­cı­lar, yük­sek yargı üye­le­ri, üni­ver­si­te rek­tör­le­ri, de­kan­lar, aka­de­mis­yen­ler, po­lis­ler, dok­tor­lar, al­bay­lar, ge­ne­ral­ler…
   Say say bit­mi­yor… 
   Tüm bu kad­ro­la­rı dev­le­te kim yer­leş­tir­di?
   Ko­ca­ali’nin Sün­güt Ma­hal­le­si muh­ta­rı mı?
   Dar­be­ye kal­kı­şan ge­ne­ral­le­rin tü­mü­nün, Er­ge­ne­kon ve Bal­yoz da­va­la­rıy­la or­du­dan ili­şik­le­ri ke­sil­miş yurt­se­ver su­bay­la­rın ye­ri­ne ge­ti­ri­len­ler ol­du­ğu net şe­kil­de or­ta­da.
   Meclisi bombalatan, kendi vatandaşının üstüne ateş eden-ettiren dar­be­ci su­bay­la­rın terfi ya­zı­la­rı­nın al­tın­da kim­le­rin im­za­la­rı var?
   Allah aş­kı­na, gö­zal­tı­na alı­nan Ana­ya­sa Mah­ke­me­si üye­le­rin­den biri mu­ha­le­fe­tin onca iti­ra­zı­na rağ­men ge­çi­ci ola­rak müs­te­şar yar­dım­cı­sı ya­pı­lıp ar­dın­dan bu­ra­ya atan­ma­dı mı?
   Bu ko­nu­la­rın sor­gu­lan­ma­sı, için­den geç­ti­ği­miz kaos or­ta­mı do­la­yı­sıy­la erken ola­bi­lir.
   Günü gel­di­ğin­de bu he­sap­lar ve­ril­me­yecek mi?
   Şu işe bakın…
   Darbe te­şeb­bü­sü gün­düz 16:00’da öğ­re­ni­li­yor, gece ya­rı­sı­na kadar Cum­hur­baş­ka­nı’nı ko­ru­ma­ya ala­cak bir ted­bir­ler pa­ke­ti uy­gu­la­ma­ya ko­nu­la­mı­yor.
   Er­do­ğan kendi ön­se­zi­le­ri ve ira­de­siy­le ölüm­den kur­tu­lu­yor.
   Yahu bırakın Cumhurbaş-kanlığı, parti liderliği gibi unvanlarını. Bu bir insan!
   Çetenin eline düşmesine sevinecek kadar insanlığı-mızı kaybetmedik her halde.
   Se­ve­ni-sev­me­ye­ni ola­bi­lir.  Er­do­ğan’ın dar­be­ci­le­rin eline geç­me­si du­ru­mun­da ve son­ra­sın­da bu ül­ke­nin kanlı bir bo­ğaz­laş­ma­ya gi­re­ce­ği ger­çe­ği­ni kim gör­mez­den ge­le­bi­lir!
    Ben de Er­do­ğan’ı sev­me­yen­ler sa­fın­da­yım. Ama dar­bey­le yö­ne­ti­me ge­lecek bir ce­ma­at çe­te­si ye­ri­ne ter­ci­him bin kez Er­do­ğan’dır.
   Siyasetle geldi, siyasetle gider.
   Cum­hur­baş­ka­nı bu gün var, Allah gecinden versin yarın yok.
   Dev­le­te çö­rek­le­necek bir çe­te­yi bu ülke 50 yıl uğ­raş­sa ber­ta­raf ede­mez.
   BİRAZ DA KA­RA­SU
   15 Tem­muz ge­ce­si halk önce Em­ni­yet önün­de, sonra Kent­park ve ar­dın­dan be­le­di­ye bi­na­sı önün­de top­lan­dı. Dar­be­ye olan öfke dile ge­ti­ril­di. 
   Kim­se­nin iti­ra­zı yok, ola­maz da.
   Ancak be­le­di­ye bal­ko­nu­na çıkıp el­le­ri­ni ke­net­le­ye­rek bir­lik gö­rün­tü­sü ve­ren­ler ara­sın­da ol­ma­sı ge­re­ken­ler yoktu.
   Mu­ha­le­fet par­ti­le­ri­nin ilçe baş­kan­la­rı, oda baş­kan­la­rı, Kent Kon­se­yi Baş­ka­nı, sen­di­ka­la­rın tem­sil­ci­le­ri­ni de o bal­kon­da gör­mek is­ter­dik.
   Araş­tır­dım, haber ve­ril­me­miş.
   Ken­di­lik­le­rin­den ge­le­bi­lir­ler­di di­ye­bi­lir­si­niz.
   Darbe gi­ri­şi­mi­nin sa­de­ce ik­ti­da­ra yö­ne­lik ya­pıl­dı­ğı gö­rün­tü­sü­nü ve­rir­se­niz, say­dı­ğım isim­ler oraya çağrı ol­ma­dan gel­mez.
   Daha açı­ğı­nı söy­le­ye­yim; ik­ti­dar par­ti­si­nin seçim mar­şı­nın ça­lın­dı­ğı bir alana mu­ha­le­fe­tin ken­di­li­ğin­den gel­me­si­ni bek­le­ye­mez­si­niz.
   Son bir ek:
   De­mok­ra­si Nö­be­ti adı al­tın­da ya­pı­lan sı­ra­lı gece top­lan­tı­la­rı­nı ve ar­dın­dan dü­zen­le­nen araç kon­voy­la­rı­nı iz­le­dim.
   Ço­cuk­la­rı­nı ce­ma­at ders­ha­ne­si­ne, ışık ev­le­ri­ne, ce­ma­at yurt­la­rı­na gön­de­ren­le­rin ta­ma­mı is­tis­na­sız ora­day­dı.
   Eh yani, dev­le­ti yö­ne­ten­ler kan­dı­rı­lır da sı­ra­dan va­tan­da­şın kan­dı­rıl­ma­ya hakkı yok mu! 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 846