SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.12.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Yollar sadece araçlara mı ait?

Yollar sadece araçlara mı ait?





   Karasu`daki trafik kargaşası kimden kaynaklanıyor? 
   Sürücülerden mi? 
   Yayalardan mı?
   Yoksa trafiği planlamak ve çeki düzen vermekle yükümlü idarecilerden mi?
   Bir sürücü olarak şunu söyleyebilirim. Kurallara uymaya çalıştığımda diğer sürücülerin tepkisi ile karşılaşıyorum. Örneğin evden işe gelirken Plaj caddesini sonlandırıp Karakol sokağa dönüşte araçların geçmesini bekleyen yayalara yol veriyorum. Arkamdan gelen sürücü zaman geçirmeden `Yürü be kardeşim` anlamında kornaya basıyor. Hava yağmurluymuş, bekleyen yayanın elinde yükü varmış; koltuğuna kurulmuş magandanın umurunda bile değildir!
   Araç sürücülerine şöyle bir önerim var. Sizler de caddede seyir halindeyken kaldırımda karşıya geçmeyi bekleyen yayalara bir nezaket gösterisinde bulunun. Durun ve elinizle onlara geçebilirsiniz işareti yapın. Ardından da o insanların davranışlarını dikkatlice izleyin. Önce şaşıracaklar, sonra tebessüm edecekler ve sizleri selâmlayarak karşı kaldırıma ulaşacaklardır.
   Bu davranışınız size en çok 10 saniye kaybettirecektir. İnsanlarla kuracağınız saygı ve sevgi çerçevesindeki telepatinin hazzı sizin için bir anlam ifade etmeyecekse, durmayın geçin!
   Yayalar için söylenecek sözüm de var. Birçoğu kaldırım yerine caddede yürüyor. (Kaldırımlar işgal altında diyorlarsa, haklıdırlar) Genç annelere dikkat ediyorum. Kendileri kaldırımda, elinden tuttuğu çocuğu cadde üzerinde, öylece yürüyorlar. 
   20 yıl önce Karasu`da yüz aileden belki de 20`sinde özel araç vardı. Bu gün eşine ikinci aracı alanların oranı buna yakındır. Bunun üstüne Haziran-Ağustos aralığında ilçeye gelen yazlıkçıların araçlarını koyun ve düşünün. Bunca aracın cadde ve sokaklarda düzenli şekilde seyrini sağlamak ve onlara yeterli park alanı bulmak başlı başına bir sorundur.
   Basit bir örnek vermek istiyorum: Kentpark`ın karşısındaki otopark, Pazaryeri otoparkından sonra araçlar için tek sığınma alanıdır. Buraya Kentpark kıyısındaki sokaktan giriliyor. Bakıyorsunuz sokak çift taraflı parkla araçların işgali altında. Otoparka girmek bir dert, çıkmak bir başka dert! Ve bu sokağı tek yönlü hale getirmek kimsenin aklına gelmiyor.
   Kaldırımlara park etme alışkanlığı bir başka derttir. Plaj caddesinden gelin ve Stat caddesine doğru dönün. Sağdaki tatlıcının ve karşısında bulunan halıcının önündeki kaldırımda mutlaka birkaç araç park halindedir. Halbuki pazaryeri otoparkı buraya 200 metre mesafededir.
   Emniyete sordum. Yılbaşından bu yana geçtiğimiz hafta sonu itibarıyla buradaki kaldırımlara park eden 238 araca para cezası uygulanmış. Caydırıcı mı? Değil! Orada yapılması gereken kaldırımı aracın çıkamayacağı şekilde yükseltmek veya dökümden sarı babalar dikmektir. 
   Böyle bir niyet var mı? Sanmıyorum!
Tek kavşağa mahkûm trafik düzeni
   Şimdi can alıcı bir konuya geliyorum.
   Yaz aylarında Plaj Caddesi ile anayolun kesiştiği Dörtyol Işıklar dediğimiz kavşakta ve yine plaj girişindeki kavşakta meydana gelen kilitlenmenin boyutlarını tarife gerek yok. 
   Laf olsun diye soruyorum! Trafiği düzenlemekle yükümlü belediyenin elinde, Ağustos ayının bir Pazar gününde bu kavşaktaki araç yoğunluğu ile ilgili herhangi bir veri bulunmakta mıdır? 
   Örneğin gündüz 13.00-14.00 saatleri arasında Adapazarı yönünden kaç araç gelip plaj yönüne dönmüştür? Bunun sayımını yapmak çok mu zordur?
      Son beş yıl içerisinde belediye plajından limana kadar olan bölgenin güneyinde inanılmaz bir ikinci konut patlaması yaşanıyor. İstanbul`dan, İzmit`ten, Adapazarı`ndan araçlarıyla gelenler evlerine gidebilmek için Dörtyol Işıklar kavşağını kullanıp plaja dönüyor, Özsu önünde sola kıvrılıp evlerine varıyorlar.
   Akçakoca`dan, ilçe merkezinden gelip aynı kavşağı ve yolu kullananları da ekleyin; trafik herkesin bildiği gibi sürücüsüne de yayasına da cehennem azabıdır. Bunu görmemek kör olmakla eşdeğerdir. 
Liman yolu devreye alınmalı
    Yaz sezonu öncesi Palacı Petrol`ün önünde Karasu batı girişindekine benzer bir kontrollü kavşak yapmak ve limana inerek Karadeniz caddesine bağlanan yolu asfaltlayıp işler hale getirmek kaçınılmaz bir zorunluluktur.
   Kimse bu işin Karayolları’na ait bir tasarruf olduğu mazeretine sığınmasın. Tuzla’dan Küçükboğaz gölüne kadar otomobiller için hız sınırını 70 km’ye düşürmüşseniz bu yolu şehir içi geçişi olarak kabul ediyorsunuz demektir. Büyükşehir veya ilçe belediyesi o güzergâhtaki her türlü tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. 
   Şehiriçi trafiğinden başladık onunla bitirelim. Kentpark’tan Terminale kadar tam beş tane kuzey-güney doğrultusunda sokak var. Tümü de trafiğe çift yönlü olarak açık. Bunlardan hiç değilse iki tanesini tek yöne çevirme şansı var. Emniyet bu görüşü destekliyor. Belediye ne diyor acaba?
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 892