SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018

HAYALSİZ HAYAT


  


Hayal etmekten hoşlanır mısınız? Geçmişi ya da geleceği düşünüp daldığınız olur mu? Hayalleriniz pişmanlıklarınızı mı tetikler, umutlarınızı mı?

Bazen kendimi hayal ederken, “keşke” derken yakalıyorum.  “Keşke zamanında şöyle şöyle yapsaydım, şunu söyleseydim, şunu da söylemeseydim, şuraya gitseydim de şuraya gitmeseydim, o görevi değil de bu görevi sürdürseydim…”

Aslında biliyorum ki, yaşamımızı yalnızca bilinçli tercihlerimizle sürdürmüyoruz. Kimi zaman farkında olmadan, kimi zaman elimizde olmadan istemediğimiz hayatlar yaşıyoruz. İlişkilerimize, isteklerimize, haklarımıza sahip çıkmayı başaramadan geçiyor günler. İstemediğimiz işlerde çalışmaya, istemediğimiz muhabbetlere katılmaya, istemediğimiz şehirlerde yaşamaya, istemediğimiz insanlarla birlikte olmaya devam ediyoruz. Ara sıra da geçmişe dönüp, yapmadıklarımıza üzülüyor, pişmanlık yaşıyoruz. Karşılaştırmalar yapıyoruz, eskileri arıyoruz, geçmişe hayıflanıp duruyoruz.

Oysa, bu düşünme biçimiyle elimize hiçbir şey geçmediği gibi, şu anda nasıl mutlu olabileceğimizi görmemiz de mümkün olmuyor, sızlanıp duran mutsuz insanlar olup çıkıyoruz.

Elbette, geçmişte yaşanan ve yerini hiç birşeyin dolduramayacağına inandığımız olaylar olabilir hayatımızda, buna itirazım yok. Ama geçmişte yaşadığı mutlulukların geri gelmeyeceği inancına itirazım var. Umutsuzluğa  kapılıp çözümleri şimdiki zamanda, şimdiki mekanda aramamaya itirazım var.

Pireye kızıp yorgan yakmak diye bir deyim var Türkçemizde. Toptancı olmaya itirazım var.

Yani gelecek için hayal kurmak yerine, geçmişte kalakalmaya itirazım var!

Yerel seçimler için aday olma süreci başladığında, Karasu’da belediye başkanı olmak isteyen ne çok kişi olduğunu görünce çok sevindim. Düşünün, “ben bu ilçeye hizmet etmek istiyorum, yerel yönetici olarak halkın önderi ve temsilcisi olmak istiyorum, bu fedakarlık ve çalışkanlık gerektiren görevi üstlenebilirim, Karasu’nun bölgesel,  ulusal hatta evrensel boyutta gelişimini, ekonomisiyle, kültürüyle, sanatıyla kalkınmasını destekleyebilirim, ilçenin altyapı ihtiyaçlarının giderilmesi için beş yıl boyunca bana verilen görevi aksatmadan sürdürebilirim” diye çırpınan onlarca kişi!

Siz bir de bu kişilerin hiçbirinin siyasi partilerle bir bağı olmadığını hayal edin! Adayların hepsi bağımsız, hepsi kendini sadece Karasu halkına karşı sorumlu hissediyor, tek hedefleri Karasu’da yaşayan çoluk çocuk, genç, yetişkin, yoksul, zengin, işçi, memur ya da patron, kadın, erkek tüm insanlara adil bir yönetimle hizmet etmek! Başka hiçbir dertleri yok!

Bir de şunu hayal edin: Seçimler olmuş bitmiş, belediye başkanı teşekkür konuşmasında diyor ki, “tüm adayları birlikte çalışmaya, işbirliği yapmaya, Karasu’muz için omuz omuza vermeye çağırıyorum, yapacak çok işimiz var!”

Çok mu hayalciyim? Olsun! Ne kaybım var!

Ne demişti şair: İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1820