SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

ANNE-BABA OLMAK ZOR MU?


İlk kez anne-baba olmaya hazırlanan kişilerin yaşadığı kaygıyı anlatan cümleleri dinliyorum: Acaba yeterince sabırlı olabilecek miyiz? Çocuğun neye ihtiyacı olduğunu anlayabilecek miyiz? Ya yanlış bir şey söylersem? Kızdığım zaman bunu çocuğa göstermemem gerekiyor değil mi? Yemek yemezse? Uyumazsa? Hastalanırsa? Başına bir şey gelirse? Çok zor bir şeymiş anne baba olmak, çok zor!

    Bu kaygıları hissetmek doğal elbette. Ama derecesi önemli. Aşırı kaygılı ebeveynler, çocuğun da kendine güvenmesini zorlaştırırlar. Çocuk, güvenli bir dünyada yaşayıp yaşamadığını test eder. Ağladığı zaman telaşlanmadan, sakince onu karşılayan, ona sarılarak, sesiyle, kokusuyla, beden temasıyla varlığını hissettiren anneyle büyümek her çocuğun hakkıdır. Yani zor olan çocuğu büyütmek değil, çocuğun ihtiyaç duyduğu ebeveyn davranışlarını göstermek için kendimizi değiştirmek, geliştirmektir.

   Çocuğun ilk yıllarında annesiyle güvenli bir bağlılık duygusu geliştirmesi için, annenin ve babanın kendini yeterli hissetmesi önemlidir. “Ben bir çocuk büyütebilirim, bunun için yeterince sağlıklıyım, yeterince bilgi kaynağına sahibim, yeterince yardım alabileceğim bir çevredeyim. Bunu başarabilirim.”   Bu cümleleri kurup kuramayacağımız önemli. Hazırlık yapmamız gereken konu burası. Bunu yapabilenler de var, zorlananlar da… Annelerinden olumlu temas mesajları alan kişiler bu konuda daha şanslı oluyorlar, daha hazırlıklı oluyorlar çocuk büyütmeye. Kendi çocukluklarında güvenli bir kimlik ve kişilik kazanarak büyümüş olan anne-baba adayları, daha az kaygılı olmayı başarabiliyorlar. Elbette tek etken bu değildir ama genel bir bilgimiz var bu konuda, çocuklarımızı sağlıklı yetiştirmek istiyorsak, kendi özelliklerimizin, yapımızın farkında olmalıyız. Hangi yaşam becerilerimizi geliştirmeliyiz? Yeni neler öğrenmeliyiz? Bizim ebeveynlerimiz bizi büyütürken nelerden etkilendik? Değiştirmek istediğimiz davranışlarımız var mı? Mükemmel olmaya çalışmadan, gelişime açık insanlar olarak yaşamayı deneyebilir miyiz? Elimizdeki kaynaklar çocuğun sağlıklı büyümesi için uygun mu? Evliliğin ilk yıllarında yeni bir yaşamı oluşturmaya çalışırken çocuk planları yapmalı mıyız? Ne zaman yapmalıyız? Bedenimiz bize bununla ilgili ne söylüyor? Sağlık takibimiz var mı?

    Bu soruları yazmak istedim çünkü gençlerin çocuk yetiştirmeyi bir “mesele” gibi görmelerine üzülüyorum. Hayatın en zevkli, en sıcak, en eğlenceli zamanlarını geçirebilecekken, bu konuyu yeterince ciddiye alıp çözüm aramadan çocuk büyütmeye kalktıkları için çok zorlanan ve birbirlerini suçlayan ebeveynler tanıyorum. Çocuk büyütmek o kadar da zor değil. Çocuğunuzun gelişim becerilerine güvenin. Kendinizin dünyadaki bir sürü sorunla baş edebilen, kendini var edebilen yanınıza güvenin. Çocuklarınızı sizin gibi seven, değer veren akrabalarınız, arkadaşlarınız, öğretmenler ve uzmanlar var, onlara güvenin. 

Siz güvenin ki, çocuğunuz da güvensin…

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 152