SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.10.2018

40 YIL SONRA...


 Geçen hafta, 17 Mart Perşembe günü, 40 yıl önce öğrencisi olduğum ilkokulumda seminer verdim. O zamanlar adı Namık Kemal`di, şimdi yeni binasıyla Sezi Eratik ilk ve ortaokulu oldu. 
Değerli Okul Müdürümüz Erol Cantürk,  liselere giriş sınavına hazırlanan sekizinci sınıf öğrencilerine ve onların ailelerine bir katkı sağlamak, motivasyonlarını artırmak çabasındaydı. Bunun için 8. sınıf öğretmeni Tülay Yılmaz`la planlamalar yapıyorlar, nerdeyse her bir öğrenciyi tek tek ele almaya çalışıyorlardı. Benden istedikleri, bir uzman olarak hem öğrencileri hem de velileri, dikkat toplama ve başarıya odaklanma konusunda daha fazla gayret etmeleri için bilgilendirmemdi. Müdür Bey ailelerin çocuklarını yeterince izlemediğinden, çağrılmadan okula gelmediklerinden, bazen çağrılsalar da gelmediklerinden yakınıyordu. Tülay öğretmen öğrencilerinin pırıl pırıl, akıllı çocuklar olduklarını ama düzenli çalışmaya alışkın olmadıklarını,  stresli, heyecanlı olduklarını söylüyordu. 
Onları dinlerken öyle çok şey düşünüyordum ki… Benim iki ilkokul öğretmenim oldu. Bunlardan biri ne yazık ki öğrencileri döverdi. Hatta bizi birbirimize dövdürürdü. Derse girmez, ama bizim sessizce durmamızı isterdi, ses çıkınca da cetvelle sıra dayağı… Çoğu öğrencinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini tahmin ediyorum. Biliyoruz ki, çocukken dayak yemek, kişiliğin gelişiminde önemli tahribat yaratır.
 İşte aynı okulda, 40 yıl sonra, öğrencilerin başarılı olması için çırpınan bu iki eğitimciyi izlerken, hem hüzün hem sevinçle doluydu yüreğim. Kendi dönemimdeki çocuklar için üzgün, şimdikiler için mutluydum.
Çocuklarla birbirimizi sevdik, çok güzel çalıştık. Velilerle, bazıları yaşıtım, dostum olan mahallemin insanlarıyla bir eğitim çalışmasında buluşmak, daha yakından, daha işlevsel bir şekilde temas edebilmek harika bir duyguydu. Onlara, çocuklarıyla iletişimdeki önemli konular ve çocukların başarısından söz ederken yalnızca akademik başarıya odaklanmamak gerektiği hakkında bilgiler verdim. 
40 yıl önce sınıflarında öğrenci sayısı daha az, tek katlı bir binaydı okulumuz. Şimdi öğrencisi, öğretmeni çok, iki katlı, pek çok olanağa sahip bir okul olmuş. Seminerde, işe yaradığını umduğum bilgiler, beceriler paylaştığım için çok memnunum. Ama en çok, öğrencilerine sahip çıkmaya çabalayan okul müdürümüze ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. 
Aynı gün, TOKİ Demokrasi İlkokulu 1 A sınıfında da ikinci kez  veli eğitimi yaptık. Sınıf velilerinin nezaketiyle, Okul Müdürümüz Zeki Kalamanoğlu`ndan plaket almaktan çok mutlu oldum.  
Bunları yazmaktan iki muradım var: İlçemin eğitim kalitesine ve çocukların olumlu ruh sağlığına katkıları adına, eğitimcilerimize içten teşekkürlerimi sunmak ve başka okullara da aynı hizmeti vermekten mutlu olacağımı duyurmak. 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 773