SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.04.2018

AÇIK DENİZLERE ÖZLEM...


“Eğer bir gemi yapmak istiyorsan adamları bir araya toplayıp görevlerini anlatmaya çalışma. Bunun yerine onlara sonsuz açıklıktaki ve enginlikteki denize olan özlemi öğret…”
Bu özdeyiş size ne söylüyor? Hangi düşüncelere, hangi duygulara, hangi çağrışımlara yol açtı?
Ben bu cümleleri ilk olarak pozitif psikoterapi eğitiminde duymuştum. Bana verdiği mesaj şöyleydi: “Hayatımıza anlamlı amaçlar belirlersek, onlara ulaşmak için elimizden gelen her şeyi en iyi şekilde yaparız. Ne yapacağımızı bilirsek, nasıl yapacağımız da kararlaştırabiliriz. Eğer bir gemi yapacaksak, bu gemiyle nereye gidebileceğimizi, bu geminin ulaşabileceği yerlerin neresi olduğunu da düşünmeliyiz. Böylece, en iyi gemiyi yapmak için istekli olabiliriz.”
İnsanlar, yaşamdaki pek çok beceriyi, içinde büyüdüğü çevrede edinir. Ailemizin alışkanlıkları ve kültürü bizi etkiler ve yetişkin yaşa geldiğimizde, bu etkilerin izleri görülür. 
Yaşama temas ettiğimiz çeşitli yeteneklerimiz var. Dakiklik, temizlik, düzen, itaat, dürüstlük, sadakat, adalet, çalışkanlık, başarı, tutumluluk, güvenilirlik… Şimdi kendi davranışları-nıza bakın: bunları nasıl edindiniz? Hangilerini ailenizden, öğretmeniniz-den ya da model aldığınız başka insanlardan öğrendiniz?
Çocuklarınıza en çok kazandırmak istediğiniz değerlerin ve yeteneklerin neler olduğuna karar verin. Eğer nasıl bir çocuk yetiştirmek istediğinize ilişkin bir bilinciniz olursa, davranışlarınızın da analizini yapabilirsiniz. Diyelim ki, dakik bir çocuğunuz olsun, yaşamı düzenli, dengeli olsun istiyorsunuz. O zaman ona sabırlı olmanın ve zamanı rahatça kullanmanın tadına varmasını sağlayın. Dakikliği bir zorluk olarak değil, yaşamı kolaylaştıran, ilişkilerin kalitesini artıran bir davranış olarak benimsesin. Bir mecburiyet olarak değil, bir yetenek olarak, bir tercih olarak benimsesin dakik biri olmayı. Böylece, gergin ve aceleci değil, zamanını iyi planlayan, her yere zamanında gidebilen, huzurlu biri olur. 
Çocuğunuzun içinde hevesler, hayaller, arzular oluşmasına yardım edin. Onunla keşif gezileri yapın.  Karasu gibi doğayla içice bir yaşam bölgesinde yaşarken, sık sık toprakla, suyla, yeşille buluşturun. Ama yeşillikler içinde plastik parklarda kaydırakla ya da salıncakla yetinmekten söz etmiyorum. Eline çapa, kürek, kova verin. Çamurla oynasın. Çamurdan heykeller yapın beraber. Sonra heykelleri bozun. Yeniden yapın. Yapmanın ve yeniden yapmanın kendi elinde olduğu deneyimini yaşasın.
Çocuklarınızla hayaller kurun. Bol bol resim yapın. Resim yapmak için yetenek sahibi olmanız gerekmez. Renklerle, şekillerle oynayın. 
Çocuğunuzun ufkunu genişletin. Gerisini o büyüyünce halleder. Hem böylece sizin içinizdeki küçük çocuk yanınız da bunda yararlanacak ve kendinizi “çocuklar gibi” hafif, neşeli, rahat hissedeceksiniz. Bunu yapabilirsiniz, çünkü, neden yapmayasınız? :)

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 609