SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018

AFFETMEK ÜZERİNE...


   Geçen hafta karar verme ile ilgili tutumumuz üzerine konuştuk. Bu hafta Klinik Psikolog Esra Ülev` in affetmek üzerine yazdığı bu yazıyı sizinle paylaşarak, tutumlarımızı ele almaya devam etmek istiyorum.
Affetmek üzerine...
   Herkes gibi, yaşam boyunca zorluklarla karşılaşıp, bunlarla baş edebilmek için çeşitli yollar denedim. Tüm bunların arasında, affetmenin hayatımda yarattığı değişimi ve bunun sonuçlarını gözlemlemeye başladığımdan beri, hep dilimde bu kelimde. İstiyorum ki daha çok yapabileyim ve daha fazla insan yapabilsin bunu. İnsanlarla hayatlarını konuşurken, bulduğumuz çözümlerin bir yerine bunu katmadan edemiyorum. Ve şunu görüyorum ki, çoğu kişi için yaşamı kolaylaştıracak bu sihirli kelimeyi kalpten söylemek çok zor. Ne anlam ifade ettiğini ve nasıl olacağını anlamak da. Çünkü bazı şeyler akli süreçlerle değil, hissederek, deneyimleyerek anlaşılır. Ve akıl ve ruhun uyum halinde çalıştığı bir süreçtense, aklın ruhun ötesine geçtiği bir dönemi biz yarattık beraberce.
Sizi siz yapan şeyler var. Büyüme sürecinde öğrendikleriniz, algılarınız, gelişen egonuz, ihtiyaçlarınız, toplum kodlarıyla ilişkili olan süperegonuz. Ve tüm bunların toplamı, yaşamın normal seyrinden sapan olumlu ya da olumsuz bir şeyler olduğunda, bunun yarattığı duygulara kenetlenmeniz için size bir kelepçe verir. Bu kelepçenin hangi duygularla imal edildiği bellidir. Kızgınlık, suçluluk, bağımlılık… 
Ve siz de yaşam boyunca kendinizi kenetleyebileceğiniz yerler bulursunuz mutlaka. Bir kere kolunuzu kaptırdığınızda, oradan uzaklaşabilmeniz zor olur. Arzu da kurtulmak olunca, normal şartlarda yapmayacağınız şeyleri yaparsınız uzaklaşabilmek için.
Affetmek her şeye uzaktan bakabilmektir. Her duyguya, her olaya, her insana… Birilerinin, kendi duygu ve düşüncelerimizin bize zarar vermesine bir dur demek ve iyi oluşumuza izin vermektir. Yaşadığımız şeylerden alacağımız dersi alıp, her şeyi yerli yerinde bırakmak, yaşananı işlevsel hale getirmek ve tekrar kaliteli yaşamaya izin vermektir. Bir kelepçe kullanmaya ihtiyaç duymadan, her şeye şahit kalabilmek, hayatla birlikte esnek bir zırh örebilmektir kendimize. 
Bugüne kadar rahatsızlık duyduğumuz şeyler için eyleme geçtik. Defalarca konuştuk, içimizi döktük, belki saldırdık, küstük, uzaklaştık. İçinde bulunduğumuz her sistem için yaptık bunu, ailemiz, okulumuz, devletimiz, ilişkilerimiz için… Yaptık, çünkü bunlar dönüşümün bir parçası. Tüm bunları daha dengeli yapabilmek için gerekli olan, dönüşümün yapıcı bir parçası olan affetmeyi kullanmak. Affetmek büyüklüktür derler, inanmıyorum. Kendi zihninde şişirdiğin `ben` i küçültmek ve etrafınla aynı seviyede kalabilmektir. Affettiğinde öne geçtiğinizi hissetmiyorsanız, affetmenin ne olduğunu özümsemişsiniz demektir.
Çok çaba gerektirmez bunu yapmak. Sadece bu hafta kalpten söylemeye başlayın: `Kendimi, herkesi, her şeyi affediyorum!`. Sözcükleriniz, alışkanlığınıza ve en nihayetinde kaderinize dönüşecektir.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1063