SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Ailece İyi Günde Kötü Günde

Ailece İyi Günde Kötü Günde


AİLECE…

özden yılmaz bilgin

psikolojik danışman/psikoterapist

olgupd@gmail.com

iyi günde, kötü günde…

Bu hafta da “Ailece” beraberiz. Önce ödevleri kontrol edelim: Geçen hafta boyunca kimler her sabah aynada kendisine gülümsedi? Biliyorum, herkes için mümkün olmadı. Ama yine de bu davranışın  hayatınız boyunca bir alışkanlığa dönüşmesini diliyorum.

 Bu haftanın başlığı olan “iyi günde, kötü günde beraber olmak” sözcüklerini hatırlarsınız. Nikah memurları, evlilik cüzdanını uzatmadan önce, yeni evli çifte öğütler verir, “iyi günde kötü günde beraber olmalarını” dileyerek kutlar. İster görücü usülüyle evlensin ister kendileri birbirlerini bulmuş olsun, yeni evliler de bunu hayal eder: eşim her koşulda yanımda olsun…

Hayata “birey” olarak başlayan iki ayrı kişi, evlilikle birlikte “karı-koca” rolüne girmiş olur. Bu süreçte sadece karı koca değil, gelin, damat, enişte, yenge, elti, bacanak gibi diğer toplumsal rolleri de üstlenirler. En kısası 9 ay kadar süren belli bir dönemden sonra da, “anne-baba” rolü devreye girer. Evli çift artık yeni sorumluluklar omuzlamaktadır, “iyi annelik, iyi babalık” etmek için çaba gösterirler. Çoğu zaman bu kişiler nasıl çocuk büyüteceklerini sadece çevrelerini gözleyerek öğrenmişlerdir.     Nasıl anne baba olunacağına ilişkin bir eğitim almış ve çocuk gelişiminin özelliklerini öğrenmiş değillerdir. Bu yüzden çevrelerinin yardımına ihtiyaç duyabilirler. Bu yardımı çocuğun büyükanne-büyükbabası sunuyorsa, bu sefer de başka bir sorun başlar: çocuk kimin eğitimine göre büyüyecektir? Beşikte mi, ayakta sallanarak mı, yatağında tek başına mı uyutulacak? Annesi ne kadar emzirecek? Yalancı emzik kullanılacak mı? Tuvalet eğitimi ne zaman verilecek? Yemeğini kendi mi yiyecek, büyükler mi yedirecek? Ne zaman ikinci çocuk uygundur, birlikte büyümeleri için hemen mi doğurmalı yoksa çocuk okula başlayana kadar beklenmeli mi? Çocuk her hastalandığında doktora götürmeli mi yoksa biraz beklemeli mi?

Bir de, anne-baba olunduktan sonra, karı-koca rolünü unutan çiftlere rastlarız. Evliliğin amacını “çocuk büyütmek” şeklinde algılayan kişiler, “eş” rolünü ihmal ederler. Bazen karı ya da kocadan sadece biri, bazen de ikisi birden bu hataya düşerler. Böylece bir süre sonra çatışmalar, huzursuzluklar, öfkeli davranışlar ortaya çıkar… “Bize ne oldu böyle, nerde evlendiğim kişi, nerde bu” diye, suçlamalar, yakınmalar alıp başını gider. Bazıları “yanlış kişiymiş” diye evliliği bitirmeyi, bazıları bu durumu kader olarak kabul etmeyi tercih ederler.

Bazıları da çözüm arar. Sağlıklı çocuk yetiştirmeyi öğrenmemin bir yöntemi, bir okulu, bir eğitimi var mı acaba araştırırlar. Aile büyüklerini kırmadan, çocuklarını kendi çekirdek ailelerinin kurallarıyla büyütebilmenin yolunu öğrenirler. Karı-koca rollerini hatırlayarak kendilerini mutlu etmeye ve böylece “mutlu bir anne babası olan” çocuklar yetiştirmeye önem verirler. Sadece kendi isteklerine göre değil, eşleriyle “işbirliği” içinde hayat planları yaparlar.  Kendi aileleri için “kaliteli yaşam” klavuzu oluştururlar. Tüm bunları yapmakta güçlük çekiyorlarsa, gerektiğinde bu konularda yardım alırlar.

Siz hangi tür davranışı tercih edersiniz? İstekleriniz de, ihtiyaçlarınızı da dikkate alabiliyor musunuz? İyi günde, kötü günde birlikte olma sözünüzü tutabiliyor musunuz? Yoksa sorunları görmezden mi geliyorsunuz?

Bu hafta sizinle, aile olma yoluna girdiğimizde karşımıza çıkabilecek risklerden söz ettik. Ama dahası var, haftaya kadar beklerseniz.

 

Haftaya kadar ödev:  Eşinizle karşılıklı, yalnız ve sakin bir ortamda oturun. Saat tutun, 5 dakika biriniz, 5 dakika diğeriniz konuşacak. Dinleyen eş hiç söze karışmayacak. Kimse kimseye cevap vermeden kendi düşüncesini anlatacak. Konuşma bitince düşünceler hakkında hiç yorum yapılmayacak. Süreye mutlaka uyulacak. Konunuz: aile hayatından beklentileriniz nelerdir?

Sadece bu kadar. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1046