SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.08.2018

Anne Olunca Ben…


Anne olunca ben annemi daha mı iyi anladım? Bir çocuk büyütmek konusunda onu model mi aldım? Annemin tüm davranışlarını, duygu ve düşüncelerini benimsiyor muyum? Annem hep doğru mu yapardı? Annem olmasaydı ben şimdiki ben olur muydum?

Bu soruların her birinin cevabını aramaya, keşfetmeye devam ediyorum. Annem, ben ve kızım bir araya geldiğimizde ilgiyle izliyorum. Kızımın kişilik özelliklerinin bir kısmı annemden geçmiş gibi geliyor bana, aynı gönlü zenginlik, aynı sevecenlik, bazı konularda -bende biraz eksik olan- aynı kararlılık… 

Her yıl anneler günü kutlamaları için dört bir yandan çeşit çeşit mesajlar yağmaya başladığında, anneler ve çocuklarının ilişkisini düşünürüm yeniden. Bilimsel araştırmalar söylüyor ki, annelik bir kültür olarak öğreniliyor. Yani annelik içgüdüsüyle doğmuyoruz. Nasıl bir anne olacağımıza büyürken karar veriyoruz. Annemiz gibi sevecen ve merhametli, annemiz gibi çalışkan, annemiz gibi kızgın… Benzememeye karar verdiğimiz yanları da olabilir annemizin, “annem gibi çok konuşmayacağım, annem gibi eşimden şikayet etmeyeceğim, annem gibi kendimi başkalarına kul köle etmeyeceğim…” derken, yine kendimizi benzer davranışlara yatkın buluyoruz!

Bizi büyütenlerden, toplumsal beklentilerden, yaşadığımız coğrafyadan bağımsız bir kimlik ve kişilik geliştiremeyiz. Ama yaşamdaki rollerimizin hangisini ne şekilde oynayacağımıza karar verebiliriz. Değişebilir, gelişebiliriz. Kadın olarak çok çeşitli rollerde var oluyoruz: bekar kadın, evli kadın, anne, eş, kardeş, arkadaş, çalışan kadın, evde çalışan kadın… Görüldüğü gibi anne olmak, bunlardan sadece biri. Ama en kutsalı, en önemlisi, en özeli diye tanımlanıyor ve eğer böyle düşünmüyorsak eleştiriliyoruz. Belki de, hayattaki her şey gibi, bir tercih olan anneliğimizi doğal bir süreçte yaşamayı denemeliyiz. Anne olmak istemeyebiliriz de... Ama istiyorsak, anneliğe hazırlanmalı, çocuk gelişimini öğrenmeli ve anne olmamızı sağlayan çocuklarımıza dönmeliyiz yüzümüzü: acaba nasıl bir anneye ihtiyacı var? Onun sağlıklı gelişimine destek olmak için nasıl bir anne tutumu göstermeliyim? Çocuğumu kendi arzularımın bir nesnesi, hayallerimin öznesi haline getirmeden nasıl büyütebilirim?

Sevgili kızımı büyütürken bu soruları sormayı henüz öğrenmemiştim. Bu durumda, annemden gelen alışkanlıklarla annelik yapmış olmalıyım. Doğruları, yanlışları, eksikleri ve belki fazlalarıyla, annelik serüvenimi yaşamama yol açan kızımın varlığından duyduğum mutluluğa, dilerim onun da olumlu deneyimleri eşlik ediyordur. Annemden öğrendiklerim halen bana yol gösteriyor ve her geçen gün öğrendiğim bilimsel bilgiyle de zenginleşiyorum…

Bu iki kadın, annem ve kızım bana insanları sevme gücü veriyor. Onlara teşekkür ediyorum.

Ne dersiniz, tüm anneler olarak,   çocuklarımıza bize annelik etme fırsatını verdikleri için teşekkür edelim mi?

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 102