SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • BAĞIMLILIK: MADDE SİZE BAĞIMLI

BAĞIMLILIK: MADDE SİZE BAĞIMLI


Gençlere güvenelim demiştim ya, bu hafta da, onları bekleyen risklerden, beden ve psikolojik sağlıklarını tehdit eden kötülüklerden söz edelim istiyorum. Günümüzdeki en güncel ve en zorlayıcı konudan, madde bağımlılığından konuşalım. Madde bağımlığının tanımını yapacak olursak,   
Tütün/sigara, alkol, çeşitli uyuşturucular, bazı ilaçlar, kafein ve enerji içecekleri vb. maddelerin belirgin bir etkiyi elde etmek için alınması,
Ortaya çıkan bedensel, ruhsal ya da sosyal sorunlara rağmen madde alımının devam etmesi, 
Bırakma isteğine rağmen bırakılamaması, 
Aynı etkiyi elde edebilmek için giderek alınan madde miktarının arttırılması ve   maddeyi alma isteğinin durdurulamaması durumudur, diyebiliriz. 
Bu bağımlılık maddelerini, olarak belirtebiliriz. 
Peki, insanın ruh ve beden bütünlüğünü bozan bu zararlı ürünlerden neden vazgeçilemiyor? İnsanların iradesi sanıldığı gibi  bu maddelere mi bağlı yoksa bu maddelerin kullanılıp kullanılmayacağı insana mı bağlı? 
Özellikle gençlik dönemi, risklerin arttığı bir dönem. Ergenlerde madde kullanımı konusunda risk oluşturan etkenler arkadaş grubu, ebeveyn özellikleri, kişilik yapısı, toplumsal, kültürel ve biyolojik risk etkenleri gibi çeşitlilik gösterir. Özellikle erken dönemde güvenli bir ebeveyn-çocuk ilişkisi kurulmadan büyümek zorunda kalan gençler, ebeveynlerinin sevgisini ve desteğini yetersiz gören, kendisine güvenilmediğini hisseden ergenler çözümü bu tür arayışlarda bulurlar. Bazı aileler için çocuğun madde kullanması büyük utanç kaynağıdır. Aile bu nedenle çevreden saklanmaya başlar.  Bu bilgiyi yok saymaya çalışabilir.  Ebeveynler çocukların gelecekleri hakkında büyük korkular yaşar. Bu korkular kimi zaman abartılıdır ve ailenin yapması gerekenleri etkilediği ve stratejilerini bozduğu için çözümsüzlük getirir.
Aileler her şeyden önce, “benim çocuğumun başına gelmez” dememeli, risklere karşı uyanık olmalıdır. Çocuğu başka çocuklarla kıyaslamadan, onun farklı olduğunu kabullenerek yaklaşmalıdır. Çocuktan beklentileri gerçekçi olmayan aileler, onları dürüst olmamaya zorlamış olurlar, anne-babalarını utandırmamak ya da kendilerini beğendirmek için çabalarken hata yaparlar. Hızlı çözümler ve değişimler beklemek hatadır. Sağlıklı bir ailede hiçbir üye ailenin odak noktası değildir. Ama ailede bağımlı çocuk varsa, tek odak merkezi olur. Aile sürekli uyarılmış bir durumda, çocuğu takip ederek gerçekçi olmayan senaryolar kurar. Bu hatalara düşmeden, uzman yardımı alarak ilerlemek gerekir. Özellikle okulların psikolojik danışma servislerine başvurun. Siz de çocuğunuza karşı, açık olun ve sınırlarınızı koruyun. Değişim sürecinde onun da sorumluluğunu almasını sağlayın. Seçenek sunun. Ama her şeyi halletmesini ve her alanda değişmesini de beklemeyin. “sabırla, koruk helva olur” unutmayın.
 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 851