SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.10.2018

Canlar, Özgecanlar...


 “Can” ne güzel bir sözcüktür…  Sevdiğimiz “can”ımızdır, içten, samimi davranan “can” arkadaşlarımız vardır, “can”lar bir olur, kuvvetleniriz, “can” evimizden vuruluruz, bir “can” daha çoğalırız… 
En çok çocuklarımız için kullanırız “canım” sözcüğünü. Canımızla bir tutarız onların varlığını. Canımızı veririz onlar için.
Çocukluk her zaman güvenli olmayan bir yaşam dönemidir. Çünkü çocuk kendini korumayı bilemez, gücü yetemez. O yüzden onlara güvenli bir çevre oluşturmak ve kendini korumayı öğretmek gerekir. 
Ama ne yapsanız da, yaşamdaki kötülükleri tümden önleyemezsiniz. Çocuğunuz büyüyüp 20 yaşına gelse de, tehlike ve kötülükten korunamayabilir. Canınızı,  Özgecan`ınızı elinizden alabilirler. Can dayanmaz bu acıya. Yapacak tek şey kalır geriye: Başka canları, Özge`leri koruyabilmek…  
Çocuklarınızı büyütürken nelerle beslendiklerine, düşünce ve duygularının nasıl oluştuğuna dikkat etmek gereklidir.  Bir çocuk içine doğduğu dünyayı kendi seçmez,  ama orada nasıl biri olarak yaşayacağına kendi karar verir. Bu kararı verirken motivasyonu, “hayatta kalabilmek için ne gerekirse yap” dürtüsüdür. Çevresindeki yetişkinler ona yaşam değerleri edinmede model olurlar, onun kararlarını biçimlendirmesine yol açarlar. 
Empati, doğuştan gelen bir yetenek değildir. Bazı kişilerin nörolojik olarak, empatik olmaya daha yatkın oldukları araştırmalarla saptanmış olsa da, çocuklara empatik olmayı, yani başkalarının duygu ve düşüncelerini dikkate almayı, bir yaşam becerisi olarak öğretmek gereklidir. Empati, kişilerin yaşam kalitelerini oluşturan, başka insanlarla sağlıklı iletişim kurmalarını sağlayan, çok önemli bir beceridir. Empatik insanlardan oluşan bir toplumda, çatışmalar, kavgalar, cinayetler azalır, suç işleme oranı düşer.
İnsanlar empatik olmayı öğrenebileceği gibi, başkalarını umursamamayı, bencil olmayı, sadece kendi ihtiyaçlarını gidermeyi de öğrenmiş olabilirler. Erkek oldukları için, paraları olduğu için, büyük oldukları için, güçlü oldukları için ne isterlerse yapabilecekleri bir dünyada yaşadıklarını zannedebilirler. Kurtlar vadisi gibi dizilerde sorunların nasıl çözüldüğünü izlerken, tecavüz, şiddet, kadın-erkek ilişkisi konularını en dramatik, en abartılı ve travmatik şekilde senaryolaştıran “aile” dizilerini izlerken, elbette bir şeyler öğrenirler. Güçlü olmak, elde etmek, isteğini gerçekleştirmek için nasıl yöntemler kullanılabileceğini izler ve kaydederler.
Canlarımızı korumak, yeni kurbanlar ve yeni işkenceciler olmamasını sağlamak için, eğitim sistemimize, bunun bir parçası olarak sosyal medya ve teknoloji kullanımına yeni düzenlemeler getirmek zorundayız. Bu çocukları, bu gençleri daha fazla ciddiye almak, daha fazla emek vermek zorundayız.
Ah, böyle yazılar yazmak zorunda olmaktan dolayı, öyle öfke doluyum ki…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 649