SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • ÇOCUĞUNUZU NASIL SEVİYORSUNUZ?

ÇOCUĞUNUZU NASIL SEVİYORSUNUZ?


Çocuğunuzu nasıl seviyorsunuz? “aşkım, bitanem, prensim, prensesim” diye mi, “koçum, süpermenim, aslanım” diye mi, “cici kızım, hanım hanımcık evladım, tatlım” diye mi? 
Çocuğunuzla nasıl oyunlar oynuyorsunuz? Onun her istediğini kabul mü ediyorsunuz, kuralları siz mi koyuyorsunuz, oturduğunuz yerde mi oynuyorsunuz yoksa hareketli oyunlara mı katılıyorsunuz? 
Çocuğunuzla nasıl eğleniyorsunuz? Çizgi filmler izleyerek mi, onu gıdıklayıp güldürerek mi, fıkralar anlatarak mı, birlikte dans ederek mi?
Kısacası, çocuğunuzla nasıl bir iletişiminiz var? Onun sağlıklı gelişimini desteklemek için referanslarınız neler? Okuduğunuz kitaplar mı, arkadaşlarınız mı, internetten mi öğreniyorsunuz nasıl davranmanız gerektiğini yoksa, anneniz-babanız mı çocuk yetiştirmede modeliniz? Zaman zaman kendinizi “anneniz gibi” davranırken bulduğunuz oluyor mu?
Anne-babaların çocuklarını sevme biçimleri, onların kişilik gelişiminde etkili olur. Sevgisini hem sözle hem davranışla gösterenler, her an öpmeye, koklamaya çalışarak çocuklarını bunaltanlar olduğu  gibi, saçını okşamakla yetinen ya da sadece sorulursa çocuklarını sevdiğini söyleyen ebeveynler de vardır. 
Çocuklarınızı nasıl sevdiğiniz neden önemli? 
Her çocuk dünyaya geldiğinde, daha önceki güvenli, rahat yaşantısının dışına çıkmış, belirsizlikler içine doğmuştur. Kendisinin sevildiğine, onaylandığına, değerli bulunduğuna inanma ihtiyacı içindedir. Bir bebeğin sevgi dolu bir dokunuşla, sıcacık seslenişle nasıl gülücükler dağıttığını hatırlayın! 
Çocuklarınıza, tüm kişiliğini etiketleyecek şekilde mesaj vermemeye dikkat edin. “aşkım, balım, süpermenim” diye çağırdığınızda, bu kavramların çocuğun dünyasında nasıl bir yer edineceğini düşünün. Çocuğunuzu severken, onun özelliklerine değil, bu özelliklerin sonuçlarına odaklanın. “Benim oğlum çok akıllı” yerine, “başarını kutlarım, çalışkanlığın çok hoşuma gidiyor” gibi cümleler kullanın. Kendini tanımasını ve kendiyle gurur duymasını sağlayacak şekilde destek verin. 
Çocuklar başkaları üzerinde etkili olabildiklerini görmek isterler. Buna izin verin. Ama bunun için “yalancıktan” davranmayın. Onunla oynarken bazen  yenilin ama hiçbir şeyi abartmayın. Bazen de o yenilecek, bunu sizin güvenli ortamınızda denesin, görsün.
Çocukları “doğal” tepkilerle, abartmadan ve onların dünyasına uygun, somut sözcüklerle sevin. Siz onlara küçükken “aşkım” diye seslenirseniz, aşkı yalnızca anne-babayla ilişkili bir duygu zannederek büyüme ihtimalleri var. Onlara davranışlarıyla ilgili geri bildirim verin, “çaba gösteriyorsun, istekli olduğunu gördüm, zamanını çok iyi kullandın” gibi somut açıklamalar yapın.
Çocuğunuzun sizi dikkatle dinlemesini istiyorsanız, siz onu dikkate alın. Çocuklarla konuşurken tam yüz yüze olun. Onu severken gözlerinizle de sevin. Birbirine sevgiyle bakan iki çift gözün derinliğini başka hiçbir şeyde bulamazsınız çünkü…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 826