SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.04.2018

ÇOCUK VE ÖLÜM


Ölümü çocuklara nasıl anlatırız? Genellikle kullanılan kalıp cümleler vardır: “Üzülme, Allah onu sevdiği için yanına aldı, “huzura erdi” , “sonsuz bir uykuda”, “bulutların üzerinde bizi izliyor”,  “melek oldu”. 
Çocuklar sizce bunlardan ne anlıyor? Araştırmalar, çocuklarda ölüm düşüncesinin  parça parça geliştiğini, basit fikirlerden karmaşığa, somuttan soyuta doğru geliştiğini gösteriyor. Ölümü anlama ve kavrama yaşı, çocuktan çocuğa fark eder. Her çocuk zihinsel ve duygusal olarak farklı yeteneklere sahiptir.  Ailenin mensup olduğu kültürel ve dini inanışlara göre de farklı mesajlar alır. Çocuğun hayatında ölümle ilk olarak ne zaman karşılaştığı, doğrudan, yakını olan birinin kaybını mı yaşadığı yoksa dolaylı olarak,  kitaplardan,  filmlerden, konuşmalardan mı öğrendiği önemlidir.   
5 yaşından önceki çocuklarda soyutlama gelişmediği için ölümün bir son olduğunu kavrayamazlar ve sevdiklerini kaybettiklerinde aşırı tepki gösterebilirler.
Ayrıca hayatlarındaki her şeyi kendileriyle ilişkilendirdiklerinden,  ölen kişi için  kendilerini sorumlu tutabilirler.
5-10 yaş arasındaki çocuklar, ölümün gerçek sonuçlarını anlamaya başlar. 7 yaşta, ölümün herkes için olduğunu kavramaya başlamışlardır. Bu dönemde de düşünceler yine somut düzeydedir ve yas olgusunu anlamak için somut ifadeler ararlar. 10 yaş civarında ölüm kavramı giderek soyutlaşır ve ölümün kendilerine de geleceğini algılarlar. 
Biliyoruz ki,  ölüm yaşamın sonudur; nefes alınmaz, konuşulmaz, her şey biter. Geri dönülmezliktir;  ölen kişi gider ve bir daha gelmez. Bu nedenle, çocuklarla açık ve dürüst iletişim kurmak çok önemlidir. Acının yaşanması da gerekir, acı çekmemesi için çabalamayın, bu acıyla baş edebileceğini hissetmesi için yanında olun, ona güven verin. 
 Neler yapmamız gerektiğini özetleyecek olursak;
-  Yaşına uygun açıklamalar yapın. 
- Soyut açıklamalardan uzak durun. 
- Ölümü bir seyahat, ya da uyku olarak açıklamayın.
- Ölümün kaçınılmazlığını, evrenselliğini; her canlının bir gün mutlaka öleceğini yumuşak bir şekilde açıklayın.
- Törenlere katılmasına izin verin. 
- Kendi duygularınızı saklamayın. 
- Ölen kişiyi hatırlatan şeyleri ortada bırakın. - Sorulara ve konuşmaya izin verin. Sadece sorduğu sorulara cevap verin, sorulmayan sorulara açıklamalar getirmeyin.
- Fotoğraf albümlerine bakın. 
- Mezarı ziyaret etmesini sağlayın.
   Ölüm, yaşamın doğal bir parçası. Ama ölüm, ayrılık ve kayıp demek. Yalnızlık demek, çaresizlik demek. Bu yüzden dayanması zor.
   Bu hafta bu yazıyı yazmama, bir ölüm haberi, bir kayıp duygusu yol açtı. Mahalle arkadaşım Şenol Şa-hin, ailesini, sevdiklerini yalnız bı-rakarak ayrıldı bu dünyadan. Onu, sakin ve huzurlu duruşuyla hatır-layacağız. Güzel çocuklarına bırak-tığı güzel duygularla hep aramızda yaşayacak. Işıklar içinde uyusun.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 460