SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • ÇOCUKLARIN DAVRANIŞ EĞİTİMİ

ÇOCUKLARIN DAVRANIŞ EĞİTİMİ


Her hafta ayrı bir travmanın etkisinde, gelecek için kaygılanarak geçiyor günlerimiz. Bombalamalar, suikastlar, kazalar, cinayetler eksilmiyor, artıyor. Bizi evlerimizden çıkamaz hale getirmeye çabalıyorlar. Ama bu yakından tanıdığımız gizli ve kirli oyuna katılmamaya, yani, “hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya”, yani umutsuz olmamaya ve geleceğin asıl sahibi olan çocuklarımız için daha fazla çabalamaya, çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz Hiç gözümüz korkmadan, ne iş yapıyorsak onu daha iyi yaparak, daha çok birleşerek, daha çok direnerek yaşamaya devam ediyoruz. Çocuklarımızın ve bizim barış ve huzurla yaşama hakkını savunmaya devam ediyoruz. Ben de buna uygun olarak, çocukların davranış eğitiminden söz edeceğim sizlere bu hafta.
Çocukların, yetişkinleri izleyerek, onların tutarlı söz ve davranışlarını model alarak davranış edindiklerini biliyoruz. O yüzden, davranış eğitimini ciddiye almak zorundayız. Sözlü ve sözsüz tüm mesajları almaya hazır olarak doğdukları bu dünyada, nasıl yaşanacağını bizden öğrenecekler.  Bebekliği geride bıraktıklarında, her şeyi sorarak öğrenmeye başlayacaklar.
 İlk adım, çocuklara beklediğimiz davranışların neler olduğunu belirten, önleyici açıklamalar yapmak olabilir. İlk öğrendikleri, olumlu, geliştirici davranışlar olsun.  Bunun ardından, olumsuz, istenmeyen davranışların neler olduğunu ve bu davranışın neden yanlış olduğunu da açıklamak gerekir. Neden oyuncağı arkadaşına atmamalı? Neden ellerini yıkamadan yemeğe başlamamalı? Böylece çocuk neden sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir, düşünerek hareket etmeyi dener.   
Çocuğun davranış eğitiminde önemli bir nokta, problem karşısında kendine güvensin diye onu yalnız bırakmamaktır. Çocuğa yardımcı çözüm yolları önermek, sınırlar koyarken seçenekler de belirtmek anne-babanın görevidir.  Böylece kendisini engellenmiş hissetmemesini, başka yollar da olduğunu görmesini sağlamış oluruz.
Yani çocuğunuzla “koşma” değil, “daha yavaş koşabilirsin”, “ağlama” değil, “ağlaman bittiğinde seni dinlemeye hazırım”  diye konuşun.
İnsanın doğal organizasyonu olumlu olanı benimsemeye dönüktür. Herkes biraz daha iyi hissetmek, biraz daha mutlu olmak için çaba harcar. İhtiyacımız olmayan bu kadar çok elbiseye, eşyaya, ev ya da arabaya sahip olmak için neden çırpınıyoruz sizce? Kimse mutsuz olmak için yaşamıyor bu dünyada. Daha “iyi” ev ya da araba daha “iyi” hissettiriyor demek ki! O halde, çocuk eğitimi için bu bilgiyi kullanacak olursak, çocuğumuzun kendini nasıl “iyi” hissettiğini keşfetmemizin önemi çıkıyor ortaya. Çocuklar yetişkinler gibi sosyal baskıyla yaşamadıkları için, daha doğal taleplerde bulunuyorlar, en iyi giysileriyle parkta çamurun içinde oynamak istiyorlar örneğin. Çünkü oyun, çocukların en önemli uğraşı ve süslü süslü gezmek değil, sokakta oynamak onlar için “iyi” olan. 
Çocuklarınızın gözünün içine bakın, onlar size söyleyecekler kendileri için “iyi” olanı. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 399