SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.01.2018

DAHA VAKİT VARKEN...


          








“Annem beni hep korurdu. Doğru da yapsam yanlış da yapsam benim çocuğum haklıdır, derdi. Arkadaşlarım `ana kuzusu` diye alay ederlerdi. Kendimi çok kötü hisse-derdim. Ama annemi üzmemek için ona bir şey söyleyemezdim”
“Annem çok çalışırdı. Hiç bizimle oturduğunu ya da oynadığını hatırlamıyorum. Bazen benimle ilgilenmesini isterdim ama çok yorgunum derdi. Kalbim kırılırdı ama annemi üzmemek için ona bir şey söylemezdim”
“Annemle babam bazen kavga ederlerdi. Çok korkardım ayrılacaklar diye. Birbirlerine kötü laflar ederlerdi ama sonra yine hayatlarına devam ederlerdi. Annem  her zaman, `sizin için katlanıyorum bu adama` derdi. Evden kaçıp uzaklara gitmek isterdim. Ama annemi üzmemek için ona bir şey söylemezdim”
“Annem bana çok kızardı. Çok dövdü beni. Hep başarılı olmaya çalıştım onun sevgisini kazanmak için. Benimle övünmesini isterdim. O hep daha fazlasını isterdi. Onu memnun etmeye çalışırdım. Çok kırılırdım ama onu üzmemek için bir şey söylemezdim”
Bu cümleleri kuranlar 30 yaşının üzerindeler. Hala kalpleri kırık, annelerini üzmemek için çırpınan küçük bir çocuk gibi yaşamaktan yorgun düşmüşler. Kimi, kendi çocuklarını böyle konuşturmamak için çabalıyor, kimi hala annesinden umut kesmemiş, gözüne girmeye çalışıyor. 
Bir anne, çocuğunu üzmemekle yükümlüdür, çocuk anneyi değil. Çocuk annesinden, babasından yaşamayı öğrenirken, onları izler ve onların yaptıkları, söyledikleri ve hissettikleriyle ilgilenir. Buna göre kendi kendine kararlar alır, kendini ve yaşamını anlamlandırır. “Ben büyüyünce çocuğumu hiç ağlatmayacağım”, “ben büyüyünce hepinize gününüzü göstereceğim”, “ben hep birilerini memnun etmek zorundayım”, “ben kendi kararlarımı alacak kadar güçlü değilim” “ben canım ne isterse yaparım, kimse bana karışamaz”… Her çocuk bir şeyler planlar ve bu gizli plana göre yaşamını kurgular. 
Hepimiz böyle yaşarız hayatı. Bir yazgı oluştururuz küçücükten başlayarak. Kendi yazgınız nasıl içine doğduğunuz aile ve çevreyle oluştuysa, simdi de çocuğunuz büyüyor aynı şekilde. 
Daha vaktiniz var. Çocuğunuz sizinle yaşadığı sürece, onu kendi düşünceleri ve duygularıyla, bağımsız bir kişi olarak kabul etmek için geç kalmış sayılmazsınız. Çocuğunuzla açık ve net iletişim kurun. Kaç yaşında olursa olsun, size bağımlı yaşamaması için destekleyin. Çocuklar, mükemmel anne istemez, sevecen, şefkatli, güven veren anne isterler. Çocuklarınızın her istediğini yapmaya çalışmanız, onlara en moda markalardan giysiler ya da her istedikleri oyuncağı almanız bir işe yaramaz, onları böyle memnun edemezsiniz, eğer onları hayatın zorluklarına hazırlamazsanız…
Eğer bunu yapmakta zorlanıyorsanız, yardım isteyin. Nasıl yapabileceğinizi öğrenmeye çalışın. 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 370