SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.04.2018

DENİZİMİZİ DOLDURUYORLAR


   Karasu, biraz da Karadeniz demektir benim için. Karadeniz, mavi yeşil sularının üstündeki ak köpükleriyle neşe, enerji, sağlık, huzur ve sonsuzluk demektir benim için. Yaz günlerinde, denizin içinden doğar güneş, bütün sıcak renkleri yayarak yeryüzüne ve göğe yükselip günü tamamlayınca Yenimahalle`de Sakarya nehrini selamlayarak ayrılır Karasu`dan. Öyle güzeldir ki denizin uçsuz bucaksız enginliğine bakarak dalgaları izlemek, öyle güzeldir ki kıyıda çocukların dalgalarla yakalamaca oyununu izlemek…
Kışın da görmek istedim dalgaları ve sahile gittim geçenlerde. Sadece dalgaları izleyerek ufka bakabilmek için. Kamyonları gördüm önce, ardından denizin içine taşıdıkları koca taşları. Dalgakıran yapılıyor tüm sahile. Sahilin doğal yapısını bozup dalgaların içerilere kadar ulaşmasına yol açan biz insanoğlu, denizi suçlu ilan edip zaptetmeye karar vermişiz şimdi de. Çok ama çok üzüldüm. Çaresi yok dediler, dalgaların etkisi azalacak dediler, dalgakıranla sahil arasında durgun denizde yüzeceksiniz dediler.
Ama kim durgun denizde yüzmek istiyor ki! Karadeniz bu, durulursa kendi olmaz ki!
Sevgili okurlar, doğa da canlıdır insanlar gibi ve bize çok şey öğretir. Saygıyı öğretir örneğin. Bize, “eğer başkalarına yukardan bakmaz ve kendinizi dünyanın merkezinde görmezseniz, insanlar da size güvenir ve bağrına basar” der. “Kimseyi sırf siz öyle istiyorsunuz diye şekillendirmeye kalkmayın, insanların duygularına, düşüncelerine müdahale etmeyin, onları dinleyin. Gerçekten dinleyin. Birbiriniz hakkında atıp tutmayın” der. “Herkesi olduğu gibi kabul etmeye çalışın, değiştirmeye kalkmayın, beklentileriniz varsa açıkça belirtin, kimsenin sizin zihninizi okumasını beklemeyin” der. “Kendinizi koruyun, kimseyi memnun etmek için kendi isteklerinizden vazgeçmeyin ama insanlara kucak açın, yardım edin” der. “Birbiriniz için elinizden geleni yapın ama başkalarından fedakarlık beklemeyin” der. 
İnsanlar denizi dolduruyor. Zannediyorlar ki, durdururuz. Dalgalar taşları aşıp gelemez. Belki haklılar, belki de yanılıyorlar, bilmiyoruz, zaman gösterecek. Ama şunu biliyoruz. İnsanlar günübirlik çıkarlar için birbirine zarar verdiğinde, en büyük zararı kendileri görür. Eğer birbirimizin elinden tutmaz da “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dersek kısa zamanda yalnızlaşırız.  
Karasu`da sosyal yaşamın kalitelendirilmesine ihtiyacımız var. Çocuklarımızın, gençlerimizin sporla, sanatla, bilimle uğraşmasına ihtiyacımız var.  Bunun için yetişkinler olarak, Anne-Baba, Öğretmen, Yönetici, Esnaf, İşadamı, Çiftçi, Belediye Başkanı veya Kaymakam, Karasu`da hangi görevde olursak olalım işbirliği yapmaya ihtiyacımız var. 
Babaannem bize, “ne verirsen elinle, o gelir seninle” derdi. Çocuklarımızın başarısı da bizdendir, hataları da. Kendimizden başkasını suçlamayalım, önce, içimize bakalım. Denizin içini doldurmayla uğraşmayalım, deniz gibi olmaya çalışalım, sonsuz özgürlüğü simgeleyen deniz gibi. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 836