SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.08.2018

Dokunun...


Yüreğinize dokunan laflar vardır, müzikler ya da görüntüler… Ağırınıza giden ya da sizi üzen bir şey olunca “çok dokundu” deriz. Kimse dokunmasa da kendi başımıza kalsak isteriz bazen. Dokunma sözcüğü çokça yer alır günlük dilde. Ben, en yalın anlamı olan, “temas etme” konusunda yazacağım bugün.

Yaşamla ilk temasımız anne karnındadır. Doğumla birlikte yerçekimli dünya ile ilk tanışma başlar. Tenimize ilk temas eden, bir doktorun, bir ebenin ya da belki de doğrudan annemizin elleridir. Neler hissederiz kimbilir… Şefkatle dokunan eller, dokunmaya korkmalar ya da belki dokunulmamalar… Herkes kendince bir deneyime sahip olur bu ilk dakikalarda. Hayat boyu aradığımız şeyse, şefkatli ve güven veren dokunuşlardır. İsteriz ki, yüreğimize, elimize, sırtımıza, yüzümüze dokunan herkes bizi sevsin, değer versin, bize kendimizi var hissettirsin. Çocuk yanımız hep bu ihtiyacı duyar, biri bana temas etsin…

Ama o kadar şanslı olamayız çoğu zaman. Dünyanın ne menem bir yer olduğunu anlamaya başladığımızda ilk kaybettiğimiz şey bu “temas” duygusu olur. Bazen fiziksel anlamdadır bazen duygusal anlamda bu yoksunluk.  Artık büyüdün diye annen-baban sana dokunmayı keser örneğin.  Ayıp diye bir şey öğrenirsin, doya doya sarılamazsın istediğin kişilere. 

Evlenirsin, ilk başlarda gizli-açık dokunsan da sevdiğine sonra kaybolur bu temas da.  Dokunulmaya dokunulmaya solarsın içten içe.

Çocuk gelişimiyle ilgili araştırmalar söylüyor ki, yeterli fiziksel temas alamadan büyüyen çocuklar yetişkinliklerinde duygusal sorunlar yaşarlar. Bedenimiz, kaydedemediği dokunuşu başkasına vermekte güçlük çeker. Çok sevdiği çocuğuna neden bir türlü sarılamadığını kendi de anlayamadan yaşlanır insanlar.

Demem o ki, birbirinize dokunun sevgili dostlar. Sadece gözünüzle, sesinizle değil illa da elinizle dokunun. Sevdiğinizin, çocuğunuzun, annenizin, babamızın saçını okşayın. Yanından geçiverirken omzunu tutun. Elinden bir şey alırken elini sıkıverin. Yürürken elele, kolkola yürüyün. Tanıştınız insanlarla sıkı sıkı tokalaşın. Hatırlayın, kuşları, kedileri, köpekleri, kuzuları, inekleri, hatta bazen çiçekleri, ağaçları bile dokunarak severiz. Sadece onlar değil biz de mayışırız bu sevgi temasıyla.

Kim ne dermiş, boşverin, sevmek dokunmaktır, unutmayın. Dokununca var oluruz, var ederiz. En özel gücümüz, ayrıcalığımızdır dokunabilmek. Kendinizi özel kılın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 118