SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.10.2018

DOSTUN GÜLÜ


Kalbinizi en çok neler kırar? Size verilen sözlerin yerine gelmeyişi mi? Size güvenilmeyişi mi? Size dürüst olunmayışı mı? Size ihanet edilmesi mi? Size bağırılması mı? Sizi reddetmeleri mi? Size haksızlık yapılması mı? Size inanılmaması mı? Sizi dışlamaları mı? Sizi önemsememeleri mi?
 Peki, en çok kimler kalbinizi kırar? Tanıdığınız, sevdiğiniz kişiler mi, yakın arkadaşlarınız mı, ailenizden birileri mi? Siz, tanımadığınız kişilerden gelen eleştiri ve olumsuzluklardan mı yoksa başkalarının attığı taşın yerine, dostun attığı gülden mi daha çok incinirsiniz?
Çocuklar dünyaya geldikleri andan itibaren onlara yüklenen anlama ilişkin mesajlar almaya başlarlar. Özlemle beklenen erkek çocuk, ikinci çocuk olduğu için kıskanılan kardeş, artık aileye fazla gelen sonuncu çocuk, gelişi sevinçle karşılanan kız çocuğu… Bütün bunlar çocuğa çevrenin aktarımlarıdır. Bu şekilde büyümeye devam ederken, çocuklar zaman zaman ikircikli mesajlar da alırlar. Kendisini sevdiğini söyleyen anne neden ağladığı zaman kızmaktadır? Yoksa ağladığı zaman kötü ve sevilemeyecek biri mi olmaktadır? Onunla övünen baba, kızınca neden dövmektedir? Yoksa gerçekten değerli değil midir? Ona hem çok özelmiş gibi davranan hem de hatalı ve kötü hissetmesine yol açan anne-babası ne mesaj vermektedir?
Çocukların yaşadığı güçlüklerden biri de, “hayal kırıklığı” duygusudur. Kendini özel ve önemli biri gibi hissederken birden eleştiriye ve suçlamaya maruz kalınca çocuk hayal kırıklığı yaşar. Bu duyguya sıklıkla kızgınlık, öfke, üzüntü de eşlik eder. Daha doğrusu, yaşanan hayal kırıklığını ifade etmeyi bilemeyen ya da sosyal olarak bunu ifade etme iznine sahip olmayan çocuk bunun yerine içe kapanık ya da saldırgan olma yolunu tutabilir. Bu durumda biz çocuğun gerçek duygusuna değil de görünen duygusuna tepki vermiş oluruz ve tabi bu da çocuğun ihtiyacını gidermez. Öfke veya suskunluk, katlanarak artar.
Çocuğu kalbini kıran en önemli şey, güvendiği kişilerin ona zarar vermesidir. Onu bu dünyaya davet eden ve ona bakım veren kişilerin neden daha sabırlı, daha sevecen olmayı başaramadıklarını anlayamaz. Bunun için kendisini suçlamaya ve utanç duymaya başlar. Kendini sevdirebilmek, değerli olabilmek umuduyla anne-babasını memnun etmeye çabalar. 
Tüm bunları yaşamamak için, çocuklarınızın duygularına önem verin. Onları kızdırmadan, utandırmadan, suçlamadan büyütmenin çarelerini arayın. Başkalarından gördüğü zararı daha kolay onarabilir ama anne-babanın yarattığı hasar konusunda çok zorlanır insanlar. Siz çocuklarınızı incitmeyin. Ancak o zaman, çocuklarınız da başka incinmelerden korunmak için size güvenip yardım isteyebilirler. 


 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 639