SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.08.2018

EŞİT OLABİLMEK İÇİN


“Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yârin yanağından gayrı 
her şeyde
her yerde
hep beraber!
diyebilmek”
Nazım Hikmet`in bu şiirini bilenleriniz vardır. Şeyh Bedrettin Destanı`ndan bir alıntı. Okurken, ortaklaşa, eşit bir yaşamın anlamını ve bunun için verilen mücadeleyi düşünürüz. Her yerde, her şeyde hep beraber, birlik içinde yaşamanın güzelliği duygusuyla dolarız. Kim eşitliğe, birliğe, kardeşliğe, paylaşmaya hayır der ki!
   Bugün sizinle, ailede eşitlik konusunu tartışmak istiyorum. Mesela karı ile koca eşit mi, anne ile baba eşit mi, çocuklarla ebeveynler eşit mi, kardeşler birbirine eşit mi? Aile nasıl yönetiliyor? Tek karar verici mi var? Bu anne, baba ya da amca dede, büyükanne gibi akrabalardan biri mi? 
Bazı ebeveynler çocukların sadece kendi karar verdikleri şekilde büyümesi gerektiğine inanıyorlar. Yani kız olduğu için okuyamaz, erkek olduğu için soyumuzu sürdürmeli ve bizim istediğimiz kişiyle evlenmeli, engelli olduğuna göre evden çıkamaz, büyüdüğü için sokakta oynayamaz… Daha çok uzatılabilir bu liste, ama ortak nokta, çocuğun ne istediğinin so-rulmayışıdır. Kısacası bu ailelerde-ki çocuklar, hiç de eşit değillerdir diğer aile bireyleriyle ve kimse onlara bu haklarını teslim etmez.
Oysa çocuk iken de, yetişkinlikte de, her insanın özerk olma, değerli olma, yeteneklerini kullanabilme özgürlüğüne sahip olma hakkı vardır. Her insan doğuştan eşittir ve iyidir. Kimse öbürünün üstünde hak iddia edemez. Kimse öbürünün malı, nesnesi, sahibi değildir. Birbirimizi koruma, sevme ve yeterliliklerini artırmasına yardım etme sorumluluğunu alabiliriz ve bunun için evlenir, çocuk doğurur ya da arkadaşlıklar kurarız. Çocuklarınıza sizinle eşit haklara sahip bir birey olarak davranmanız gerekir. Ona kurallar koymak ve onu güvenli bir şekilde hayata hazırlamak göreviniz, onu dünyaya getirirken bu sorumluluğu aldınız ama onu istediğiniz gibi yöneterek büyütemezsiniz. Ailedeki tek kural koyucu olarak hem hakim hem savcı hem avukat olup tüm sistemi ele geçiremezsiniz. Böyle yaparsanız, gücü elinizde tuttuğunuz sürece 
 İsteklerinize kavuşursunuz ama çocuklar güçlenir güçlenmez ya sizi terk ederler ya da size zulmederler.
   Ebeveynler, yani ailenin sorumlulukları, bu sorular size: Eşitçe, konuşarak, anlaşarak, ikiliğe düşürmeden, olanakları herkese paylaşarak yaşamak varken bunu niye yapmıyorsunuz? Acaba çocukken neler yaşadınız? Kim sizi, güç elinize geçince herkese gününü göstermek için kinlenecek kadar incitti? Kim sizi çocukken adamdan saymadı, belki dövdü, ezdi? 
Ebeveynler, eşitsizliğe siz hayır deyin, yoksa tüm ailenin sonu gelir…
 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 390