SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.12.2018

GELİŞMEDEN BÜYÜMEK...


Sağlıklı insanların hayatında büyüme ve gelişme genel olarak birlikte seyreder. Elbette, bu “sağlıklı insan” insan oluşu etkileyen pek çok etken vardır. Öncelikle genlerin yapısı (kalıtımsal olarak nelerle doğduğumuz), cinsiyetimiz, vücudun hormon yapısı, beslenme, sosyo –kültürel etmenler, geçirilen hastalıklar gibi kişinin maruz kaldığı içsel ve dışsal pek çok yaşantı söz konusudur. İnsan yavrusu doğumundan sonra uzun yıllar boyunca kendi bakımını sağlayamadığı için, bir bakıma doğadaki en güçsüz canlıdır. Büyüyüp yetişkin olduğunda ise,  doğaya nüfuz edecek gelişimi göstermiştir.
Büyüme, fiziksel olarak gözlenebilir, boy ve kilo artışı, organlarda değişim, güçlü beden yapısı şeklinde kendini gösterir. Gelişme ise, bu büyümenin işlevsel olarak hayata yansıması, organizmanın fonksiyonlarının farklılaşmasıdır. 
Eğer bir insan için “büyümüş ama gelişmemiş” dersek,  ise bu ne anlama gelir? 
Kişinin, yerine getirmesi gereken gelişim görevlerini yerine getire-mediği anlamına gelir. Örneklerle açıklamak istersek, 5 yaşına geldiği halde konuşması anlaşılır olmayan bir çocuğun, dil gelişimi geri kalmış demektir. 7 yaşında olduğu halde okuma yazmayı öğrenemeyen bir çocuğun bilişsel gelişimle ilgili bir sorunu olduğu düşünülebilir. Herhangi bir zihinsel-sosyal engel olmadığı halde başaramayacağını düşünen 17 yaşındaki biri, olumsuz kendilik algısı yüzünden kişilik gelişimini tamamlayamamıştır. 
İşte tüm bunlara benzer şekilde, büyümüş ama ahlaki gelişimini tamamlayamamış insanlar vardır. Bunlar gelişmeden büyümüştür. Çok sınırlı değerlerle insanlarla ilişki kurarlar. Kendi düşüncelerini paylaşmayan insanlara kötü davranır, insanlar arasında ayrımcılık yapar ve yeryüzünde insana kulluk ederler. 
Bu davranışlarına kimi zaman dini düşünceyi kaynak gösterirler, kimi zaman toplumun geleneklerinin arkasına saklanırlar, kimi zaman cinsiyetlerini kullanırlar. 
Her toplumda, her devirde yaşadı böyle insanlar. Gelişmemiş, yıkıcı, hem kendine hem çevresine zarar veren insanlar. 
Bu insanların hemen tümü, baskı altında, kendilerine değer verilmeden, dünyayı tanımadan, düşünmeyi ve keşfetmeyi öğrenemeden büyümek zorunda kalanlardır. Var olmak için, kendilerine emredileni yaparlar, gerekirse başlarını yok ederler. 
İnsan düşünen bir kafaya, açık bir kalbe sahip olduktan sonra çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. Dünyadaki tüm kötülükler, insanın insana değer vermemesinden, kendi düşünce ve arzularını başkalarına dayatmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden, siz çocuklarınızın gelişmeden büyümelerine izin vermeyin! Çocuklarınızı değer vererek, güvenerek, kendisini ve başkalarını sevmesini öğreterek büyütün. Çevre, komşular, akrabalar, tüm başkaları kendi işine baksın, siz ailenizi sakının, yüceltin, zaman ayırın, anne-baba birlikte büyütün çocuklarınızı. 
Büyütün ki, gidip de büyük ve önemli olduklarını, güçlü olduklarını, var olduklarını ispat edebilmek için, boş idealler peşinde koşmasınlar.  
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 539