SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.07.2018

GERÇEKTEN NE İSTİYORUZ?


15 yıl önce 3 yaşında olan, 15 yıldır gitgide kötüleşen, başarı ve sınav odaklı bir eğitim sisteminde kimlik-kişilik geliştiren çocuklar 2018 seçimlerinde oy kullandılar. 15 yıl önce 15 yaşında olanlar şimdi 30 yaşında, ne yaşadığının, nasıl yönetildiğinin farkında olabilme yeteneğine sahip olarak sandık başına gittiler. 15 yıl önce 30 yaşında olanlar şimdi çocuklarını büyütmüş, onların geleceğini yapılandırma endişesi içindeler, 15 yıldır tüm eğitim sisteminin çocuklarında yarattığı yıkımı ve bozucu etkiyi sineye çektiler, 
Ciddi ve sistemli bir tepki gösteren bir veli grubu hatırlamıyorum. 15 yıl önce 50 yaşında olanlar şimdi 65 yaşında, 12 Eylül askeri darbesini bile mumla aradıklarını hikaye ediyorlar, muhalefet etme yolunu bu karşılaştırmada buluyorlar. Sonuçta, 24 Haziran 2018 günü, 15 yıldır ülkemizi yönetmek üzere seçimle göreve gelen kişiler, beş yıllığına daha görevlendirildiler.
Meseleyi böyle ele almak da mümkün,  “onlar kazandı, biz kaybettik” ya da “yine biz kazandık” şeklinde varlık-yokluk konusu haline getirmek de… Şimdi, “bunun dışında ne yapabiliriz” diye düşünmek de mümkün…
Seçimleri kim kazanırsa kazansın,  bizim çocuklarımızın mutlu, sevgi dolu, çalışkan, üretken büyüme haklarını kimse elimizden alamaz, sağlıklı kişilik gelişimlerini sekteye uğratamaz diyebiliriz örneğin! Öğrencisi, öğretmeni, velisiyle birlik olabiliriz!
Kim sağlık bakanı olursa olsun, insanca yaşayabilmek için ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmeti alma hakkımız için doktoruyla, hemşiresiyle, hastasıyla birlikte mücadele edebiliriz örneğin!
Kim içişleri bakanı olursa olsun, sokakta, evde, işte güvenli bir hayat sürdürme hakkımızı talep edebiliriz, maliye bakanına vergilerimizin hesabını sorabiliriz örneğin!
Bunların olması için örgütlenmek gerekir dediğinizi duyuyorum. Ben de onun için yazıyorum. Öğretmen sendikalarımız eğitime sahip çıksın, veliler çocuklarının geleceğiyle oynanmasına itiraz etsin, psikoloji alanında, ruh sağlığı çalışanlarının meslek örgütleri bilimsel tutumlarıyla sürekli olarak halkı bilgilendirsin, ideolojik amaçlarla çocukların gelişimine zarar veren uygulamalara tepki göstersin.  Dernekler, vakıflar var çeşitli “iyilik” hareketleri olarak ortaya çıkan; hangi siyasi görüşte olursa olsun, çıkarcı, adaletsiz, güvenilmez, ahlaksız, yalancı insanlara karşı çıksın, insani değerleri yüceltmek için çabalasın…
Kısacası, dürüst olmalıyız… Önce kendimize… Kendi partisinde, mahallesinde, işyerinde ya da ailesinde “demokratik” olamayan, başkasına tahammül edemeyen insanlar ülkeyi yönetmeye koyuldukları için bu haldeyiz. Tabi,  emperyalizmi sembolize eden “Amerikan” planlarından da söz edebiliriz ama bu sadece sorunun tespiti için işe yarar, çözümü için kendimize güvenmek ve çocuklarımızı dürüst ve adil yetiştirmek için çabalamak zorundayız. Biraz daha kararlı ve dürüst olmak, ummadığımız kadar çok işe yarayabilir…
Eğer gerçekten değişim istiyorsak elbette…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 17