SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.04.2018

GÜVENDE HİSSEDEMEMEK


Bu hafta tüm ülke olarak “darbe girişimi ve sonuçları” ile yatıp kalktık, ülkeyi yönetenler ve “tüm halkın (!) cumhurbaşkanı, sokağa, eyleme, demokrasiye sahip çıkmaya çağırıp durdu bizleri. İmamlar camilerden, salalarla, duyurularla demokrasiyi korumamız için meydanlara çağırdı. Yazarken bir daha fark ediyorum, bir filmden sahneler gibi yaşananlar. Genel olarak panik ve telaş almıştı ortalığı. 
Bu olanları gözlerken, “korku dağları sarmış” dedim içimden. Ortada tehlike falan kalmadığı halde devam eden gösterişler, mitingler, mehter marşlarıyla konvoylar, bir kutlama görüntüsü taşıyor. Ama esasında halen süren bir telaşın, paniğin, kaygının göstergeleri. Aşırı tepkisellik, duyguların dengelenememesinden kaynaklanır. Özellikle korku, taşınması ağır bir duygudur. Korkuyu göğüslemek için saldırgan davranışa yönelme görülür. Yani korkusunu gizlemek için aşırı bir cesaret gösterisi içine girilebilir. Esasen korku, hayatta kalmamız için gereklidir. Böylece tehlikeye karşı savunmaya ve kendimizi korumaya geçebiliriz.  O yüzden çocuklara kendini korumasını öğretmek için biraz da korkuturuz, “bak oraya gidersen düşersin, yaralanırsın, yola çıkarsan araba çarpar, yemek yemezsen hastalanırsın…”  Eğer bunu dozunda yapmazsak, çocuklar tedirgin ve kaygılı kişiler olarak büyürler. Kendilerine de, başkalarına da güvenemezler. Bu yüzden, çocukları “korkutmadan”, sadece bilgilendirerek ve davranışların neden sonuçlarını açıklayarak büyütmemiz önemlidir. Çocuklar düşünmeyi, karar verirken seçeneklerin farkında olabilmeyi, verdikleri kararların sorumluluğunu almayı küçük yaşta öğrenirler. Eğer birisi onların yerine karar alırsa, eğer düştükleri zaman kendi başına ayağa kalkmayı öğrenemeden büyürlerse yetişkin olduklarında da kolayca yönlendirilirler.
Yaşadığımız en büyük tehlike, güvende hissedememektir. Çocuklar, zorluklar içinde yaşamaktan o kadar rahatsız olmazlar, eğer güvende hissederlerse. Bütün bu gürültü patırtıda çocukların korkularına dikkat ediniz. Onlara açıklama yapınız ve güven veriniz. Unutmayın, şu anda etrafta gördüğünüz saldırgan, laf dinlemeyen, sürü gibi hareket eden insanlar, çocukken kendilerini yeterince kabul edilmiş ve değerli hissedebilselerdi,  şimdi bu kadar canhıraş bir şekilde, aşırı tepkisellik göstermeye kalkmazlardı. Kendini ispat etmeye çalışan her düşünce ve bunu savunan her kişi, içindeki ezik çocuğun yarım kalmış işini tamamlamaya çabalamaktadır. Ama o çocuğa halen şefkatle yaklaşılamadığı için de başarılı olunamamaktadır. Siz çocuklarınızdan şefkatinizi, sevginizi esirgemeyin. Fazlası olmaz, bol bol verin. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 473