SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.08.2018

HAKSIZLIK BU...


Bugünlerde özellikle çok tartışılan kavramlardan biri, “haksızlık”… Adil olunmaması, kurunun yanında yaşın da yanması, tanıdığı olmaya-nın işini görememesi, yalnızca ikti-dar partisinden referans alırsanız ve onlar gibi yaşarsanız sorunlarınızın çözülecek olması, hep yakınma konusu. Bunlar hep vardı evet ama kimse bu kadar şikayet etmiyordu. Şimdi, kaçacak yer kalmadı, üretile-cek mazeret kalmadı, haksızlıklar saklanamaz oldu. Biraz da, insanlar umarsız kaldı, başıma daha kötü ne gelecekse gelsin deyip sesini çıkar-

maya başladı. 
   Elbette susan, şakşakçılık eden, güçlünün yanında görünmek için paralananlar var. Her zaman var olacaklar ve rüzgarlar nerden eserse oraya göre konumlanacaklar. Ne yazı ki böyle insanların da çocukları var ve onlardan etkileniyorlar, yaşama ilişkin yanlış değerlerle büyüyorlar.  
   Normalde, güçlü olanın, yetkili olanın, karar verme hakkına sahip olanın haksızlık yapmamasını bekleriz. Yönetici görevlerde olanların adil olmasını bekleriz. Bu görevler geçici, yarın öbür gün o koltuklardan inince bu toplumda yaşamaya devam edecekleri için, insan onurunu, hakkı, hukuku gözetmelerini bekleriz. Ama olmu-yor işte. İnsanın çıkarcılığı, haseti, arzuları öne çıkıyor. Güçlünün yanında olmanın kendilerini güçlü yapacağı yanılgı-sıyla yaşıyorlar. Güç kavramını baskı ve zulümle eşanlamlı kullanıyorlar.
   Oysa insanın asıl gücü şefkatindedir. İnsanı, hayvanı, doğayı, evreni sevebilme ve anlayabilme yeteneğimizdir gücümüz. “Yaradılanı severiz/yaradandan ötürü` demeyi biliriz biz. 
   Bu sevgisiz, çıkarcı, bencil, korkak insanlar gökten de inmedi yerden de çıkmadı. Onları da anne babaları büyüttü, öğretmenleri eğitti. Komşu-ları, arkadaşları alkışladı ya da eleştirdi, beğenmedi, yok saydı. Herkes kendine göre bir açıklaması olan tepkiler gösterdi göstermesine ama haksızlıklara yeterince tepki gösterilmediği için, bu düzen sürdü gitti. Yeterince, yani söylenip dur-mayı bırakıp harekete geçerek, so-rumluluk alarak, birleşerek, haklı olmanın verdiği huzurla, güvenle mücadele etmeyi göze alarak, başka hiçbir şey için değil, insan onuru için sesini yükseltmedi. İnsan onuru değimiz şey, yenilip içilmez, karın doyurmaz ama ortadan kalktığı zaman, kurtlar sofrasında kalırsınız ve kimse size bir lokma bırakmaz. Çünkü herkes kurt olamaz. Haksız-lığın sürdüğü yerde, buna göz yu-man yöneticiler vardır. Bu yönetici devlet başkanından muhtara kadar, milli eğitim bakanından okul müdü-rüne kadar, sağlık bakanından hastane baştabibine kadar çeşitli görevlerde olabilir. Haksızlığa tepki vermiyorsa, eşlik ediyor demektir. 
   O yüzden sevgili anne babalar, çocuklarınızın gelecekte ne ola-cağıyla değil, nasıl olacağıyla ilgi-lenin, haksızlık yapmamayı öğretin, adalet ve sevgi yetenekleri güçlü çocuklar yetiştirin. Onlara bu özel-likteki kişileri örnek gösterin. Gelip geçici yöneticileri ya da güçlü görünen kişileri değil…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 382