SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.08.2018

HASTA OLMAYA MECBUR MUYUZ!


  “Hiçbirşey eskisi gibi değil. İnsanlar çok saygısız. Paylaşmayı bilmeyen, bencil çocuklar büyüyor. Sevginin göstergesi kıskançlık oldu, bencillik oldu…”
Çevrenizde bu tür konuşmaları siz de duyuyor musunuz? Katılıyor musunuz bu görüşlere? Siz de eleştiriyor musunuz insanları?
Toplumca yakınıyoruz çoğu zaman, değerlerimiz aşındı diye… Peki nasıl değişecek bu gidiş?
İnsan, içinde büyüdüğü kültürle şekilleniyor. Bireysel özellikleri, aile ve çevrenin yapısıyla harmanlanıyor, kimlik ve kişilik gelişimi tamamlanıyor. Her insan biricik ve kendine özgü bir kültürü var, her aile kendi kültürünü oluşturuyor ve her toplum genel bir kültürel yapıya sahip. Karasu`da Sakarya nehrinin denize kavuştuğu yerde suları izlerken deniz mi nehre akıyor, nehir mi denize, ayırt edemezsiniz bazen. Onun gibi, bireyden topluma ve toplumdan bireye sürekli bir kültür akışı, bir içiçelik var. Peki, burada bir gelişim, değişim nasıl sağlanacak?
İnsan, diğer canlılardan farklı olarak uzun yıllar boyunca kendi başına yaşayamıyor. Kendi varlığını hissetmek ve onaylatmak ihtiyacıyla dünyaya geliyor. Çevresinde olan biteni “demek ki hayat bu” diye algılıyor. Kimi zaman da hoşlanmadığı, iyi hissetmediği durumlar oluyor, farklılaşmak için büyümeyi bekliyor. İşte o zaman, bazı insanların “bir toplumun kaderini değiştirdiğini” gözlüyoruz. Geniş insan toplulukları ise, kurallar ve gelenekleri içeren “kültür”e uyum sağlıyor. 
Yetişkinlerin dünyasında saygı, sevgi, paylaşmak gibi değerleri herkes savunur, bunlara itiraz eden olmaz. Değerlerin aktarımı da, “yaşantı” yoluyla olur, yani çocuklara bu sözcükleri öğretmeye değil, bu hayat içinde hissettirmeye ihtiyacımız var. 
Bu nedenle eğitim,  sağlık, sosyal hizmet alanlarında kamusal ya da kitle örgütleri aracılığıyla planlanmış, sistemli çalışmalar yapılmalı. Karasu`da da elbirliği etmeye, çocuklar ve gençlere model olmaya ihtiyacımız var.
Sosyal yaşamı gelişmiş bir çevrede yaşayan çocuklar kendiliğinden sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı öğrenirler. Bizmse ne yazık ki hala sokaklarımızda silahlar konuşuyor, hala gençlik ve uyuşturucu sözcüklerini birlikte kullanıyoruz, hala lisemizin konferans salonu dışında tiyatromuz, sinemamız, konserimiz için bir kültür merkezimiz yok, hala sistemli bir anne-baba,  aile eğitimi programımız yok…
Her seçimde, her atamada yetkililer ve seçilenler sosyal yaşamla ilgili vaatlerde bulunurlar. Ama gerçekleştirmeye öncelik vermezler. O halde biz, daha fazla talep etmeliyiz. Elle gelen düğün bayram deyip bekleyemeyiz! 
Görünen o ki, insanlar “esen rüzgara” göre davranıyor! Peki, rüzgar bizi hasta ediyorsa ne olacak?  Harekete geçeceğiz, konum değiştireceğiz, hasta olmaya mecbur değiliz!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 716