SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.06.2018

HEP BİRLKTE BAŞLAMAK...


“BİZ” DEĞİL, “O”
Anasınıfına ya da ilkokul birinci sınıfa yeni başlayan, okul deneyimine ilk kez sahip olacak çocuklara dair bu haftaki yazımız. Onların hayatındaki bu yeni başlangıç, kendileri için ve anne-babalar için hangi anlama geliyor? Çocuklarından söz ederken “biz bu yıl okula başlıyoruz” diyerek kendileri de yeniden okula gidecekmiş gibi konuşan anne-babalar nelere yol açıyor?
Çocuklar bebeklikten çocukluğa geçişte “var olduklarını pekiştirme” ihtiyacı içinde olurlar. İlk adımlarını attıktan bir süre sonra iki ayağıyla sağlamca yere bastığından emin olunca artık elinizi tutmak istemez, yemeğini sizin yedirmenizi istemez, kendi başına başarmak ister. Bu sağlıklı bir gelişim sürecidir. Okula başlamak da, bu “kendi olma” çabasına hız katacak olan, önemli bir aşamadır. Bu aşamada, çocuğuyla kendini özdeşleştiren kimi ebeveynler, “biz başlıyoruz, biz ağlıyoruz, biz yemiyoruz” gibi, çocuklarıyla tek bir kişi olmuşçasına açıklamalar yaparlar. Böylece, çocuklar ve anneleri ya da babaları, ayrılmaz ikili olmaya devam ederler.
Sağlıklı bir yetişkinliğe hazırlanmak  için, çocukların anne-babalarından bağımsız bir kimlik oluşturmaya ihtiyacı vardır. Okula başlıyor olmak, bu süreci destekleyebilir. Ama bunun için, ebeveynlerin bazı tutumlar geliştirmesi gereklidir. 
ÇOCĞUNUZA GÜVENİN…
Herşeyden önce, çocuğunuza güvenmeniz gereklidir. Artık sizden ayrı bir ortamda uzun saatler geçireceğine, kendini orada ifade edebileceğine, bazı zorluklarla karşılaşsa da bunlarla başede-bileceğine güvenmeniz gerekir. 
ÖĞRETMENİNE GÜVENİN…
Diyeceksiniz ki, “ama benim çocuğum gerçekten de bunları yapamaz…” O zaman da, bu konularda onu öğretmeninin destekleyeceğine, zor durumlarda yardım edeceğine, çocuğunuzu sevgi ve ilgiyle karşılayacağına güvenmeniz gerekir. Eğer öğretmeninizden şüphe ederseniz, çocuğunuza yeterince özenle ve eğitimci formasyonuyla yaklaşamadığını düşünürseniz bunu açıkça ortaya koymalı, önce öğretmenle sonra gerekirse okul yönetimiyle konuşmalısınız. Öncelikle güvenmeyi seçmek, her şeyi öğretmene bırakmak demek değildir. Ama öğretmene güvenmeden de çocuğunuzu okula başlatmış sayılmazsınız.
Sadece sınıf öğretmenine değil, okul yönetimine, okulun psikolojik danışma ve rehberlik servisine de güvenin. Okul rehber öğretmeniyle tanışın. İnsan ancak güvendiği kişilerden yardım ve destek alabilir.
KENDİNİZE GÜVENİN
Çocuğunuzun okula başlamasıyla ilgili kaygılandığınız ne varsa, sizin gibi bir anne-babası olduktan sonra, çocuğunuzun her zaman şanslı olacağını düşünebilirsiniz. Kendinize güvenin, çocuğunuzun nasıl bir ihtiyacı olursa, onu giderebilirsiniz, gereken yerlere, uzmanlara başvurabilirsiniz, deneyimlerinizden yararlanabilirsiniz.  
Okullar açılırken, çocuklarınızı hayatın zevkli, neşeli, mutluluk verici bir dönemecinde olduğunuza inandırın. Diyeceksiniz ki, hiç de eğlenceli olmayan bu sınava dayalı eğitim  sisteminde kendimizi mi kandıralım! Ben de diyorum ki, zamanı geline o güçlüklerle zaten karşılaşılacak, önceden felaketleştirmeyin de çocuklarınız daha güçlü, daha dayanıklı olarak büyüsünler!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 498