SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018

İLETİŞİMİN ABECESİ


    Abece ya da eski deyişle alfabe, başlangıçları anlatır. Bir işe abecesinden başlamazsanız, öğrenemezsiniz.
    İletişimin abecesi “kendini tanıma” ile başlar. Kendini tanımak, başkalarını anlamanın birinci koşuludur. Yunus Emre ta o zamanlar söylemişti: “ilim ilim bilmektir/ilim kendin bilmektir/sen kendini bilmezsen/bu nice okumaktır…” Çoğu insan bu düşünceyle hareket etmediği içindir ki, biz günümüzde kendini bilmezliğin acılarını çok çekiyoruz. Kendini bilmezler, başkalarına da kendilerine de çok zarar veriyorlar. Çok çatışma yaşıyorlar. İnsanlarla anlaşmakta güçlük çekiyorlar.
   Kendini tanıma derken neyi kastediyoruz? İnsan kendini tanımaz olur mu hiç? Kendini tanıyamayan insanı başkaları tanır mı?
   Kendini tanımak, olumlu-olumsuz özelliklerinin farkında olmayla başlar. Bu yetmez, bir de, başkalarının gözünde nasıl biri olduğumuzun da farkında olmamız gerekir. Fiziksel, psikolojik ve sosyal özelliklerimizle biz nasılız? İçi dışı bir mi, çok sessiz, çok uyumlu mu, çok atılgan, girişken mi ya da pasif, içedönük biri mi? Biz kendimizi neşeli ve eğlenceli biri sanırken başkaları bizi yorucu, gürültücü biri olarak mı değerlendiriyor? Biz kendimizi güzel ya da yakışıklı bulmazken başkaları da bize mi imreniyor? Bir de, bazı yönlerimiz var ki, ortaya çıkana kadar varlıklarından ne bizim ne de çevremizin haberi olmaz! Travmatik olaylar ya da terapi süreçleri gibi önceden kestirilemeyen durumlarda aniden karşılaşırız bu yanımızla. Artık onu kabullenmekten başka çaremiz kalmaz.
    Kendini tanımanın önemi nereden gelir? Kendini gerçekçi bir biçimde değerlendiremeyen insanlar hep başkalarını suçlarlar da oradan! Bu kişiler “ben yapmadım o yaptı” şeklinde suçlamalarda bulunurlar her zaman. Böylece sorunlarını da çözemezler. Ama bunun sorumlusu hep başkaları olur!
    Siz siz olun, kendinizi sık sık gözden geçirin. Yakın ve uzak çevrenizden geribildirimler alın. Hepsine inanmak zorunda değilsiniz ama kulak verin, dinleyin. Değiştirmek istediğiniz tepkileriniz olabilir, insanları nasıl etkilediğinize dikkat edin. Kendinizi gerçekçi bir gözle değerlendirmeye çalışın, suçlama veya yüceltme davranışından uzak durmaya gayret edin. Bunu kendi başınıza yapmakta güçlük çekiyorsanız ve çatışmalarınız sürüyorsa, bir profesyonel destek alın.
    Bakalım kendinizden ne kadar memnun kalacaksınız?
Haftaya kadar ödev: kendinizin reklamını yapacak olsanız, neyle övünürdünüz? İnsanlar sizinle birlikte olmayı neden tercih edebilirler? Bunları düşünün ve yazın.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1420