SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • KARASU’DA YAŞAMANIN AYRICALIĞI

KARASU’DA YAŞAMANIN AYRICALIĞI


Bugün sizi, yaşadığınız yerde olmanın ayrıcalıklarını düşünmeye davet ediyorum. Diyelim ki, İstanbul, Ankara ya da Adapazarı gibi büyük bir şehirde yaşıyorsunuz. Bu yüzden bazı kazançlarınız var: Çocuklar için nitelikli eğitim kurumlarına ulaşım, büyük çocuklar için üniversite hayatına evden devam edebilme olanağı, alışveriş merkezlerine yakınlık, her ihtiyacınızı giderebilmek için çok sayıda mağaza, market seçeneği, sağlık kuruluşlarına hemen ulaşabilmek, sinema, tiyatro, konser gibi sanat ve eğlence ortamlarına kolay ulaşabilmek, akraba ve yakın çevre baskısından uzak, sosyal yaşamda daha rahat olabilmek… Bunlar ilk anda aklıma gelenler. Herkesin kendi özelinde elde ettiği ayrıcalıklar var. Peki, daha küçük yerlerde yaşayanların sahip oldukları ayrıcalıklar neler? Karasu`da yaşamanın ayrıcalıkları?
Geçen Pazar sabahı yeğenim Tonguç Deniz`le birlikte ekmek almak için evden çıktık. Komşumuz ve çocukluk arkadaşım Hatun teyzesi, sıcacık bir sevgiyle kucakladı Deniz`i. “Tavuklar bu sabah bir yumurta hazırlamamışlar sana ne yazık ki” diyerek üzüntüsünü belirtti. Onun üzüntüsünü dağıtmak ister gibi, ağaçlardan neşeli kuş cıvıltıları yayıldı birden ve kümesten uzun bir ötüşle selamladı bizi Horoz. Hava güneşliydi, ılık bir rüzgarın eşliğinde mahallenin içine yürüdük. Deniz, biraz yolu uzatmak ister miyim diye sordu. İstedim ve eski hastane binasının arkasından dolaştık. Kaldırımlar onarılıyordu ve bu yüzden trafiğe kapalıydı yol, ortasından yürümenin keyfini yaşadık. Mahallemizin tam ortasındaki ekmek fırınından sıcacık ekmeğimizi, günlük gazetemizi aldık. Hatun teyzenin kümesinde yoktuysa da bakkal Reşat abi`de vardı köy yumurtası. Biraz ilerdeki marketten de domatesimizi alıp eve döndük. Tülay anne menemenizi hazırladı. Birbirini seven ve saygı duyan insanların sofrasında karnımızı doyurmanın ayrıcalığında, kahvaltımızı yaptık.
Öğleden sonra yağmurun çiselemesine kafa tutarak, Karadenizi teftişe gittik. Sahilde ne bulduysak toplayıp, ateş yaktık. Yağmurla ateşin dansı sürdü denizin kıyısında, hem ıslandık hem kuruduk, hem üşüdük hem ısındık. İsmet`in yerinde, bizi görünce kendi kendine sallanmaya başlayan salıncakla uzun uzun sallandık. 
Küçükboğaz gölünün kıyısında, “burası ne kadar güzel bir yer” diye düşündük. Baharı karşılayan yeşilliğe doyduk.
Akşam, Kanlı Nigar tiyatro oyununun hazırlıklarını yapan gençleri görmek için konferans salonuna gittik. Oyuncular ayrılmıştı, dekorun son rotüşlarını yapan Özgür ve Emre`yle muhabbet ettik. Tiyatrosu olan bir mahallede yaşamanın gururunu iliklerimizde hissettik!
Diyeceksiniz ki, bunlar iyi güzel de… Evet, Karasu`da yaşamanın zorlukları, sorunları var elbette. Ama bu kez sadece ayrıcalıklarını düşünelim istedim. Horoz sesi, kuş sesi, dalga sesi duymadan yaşamak zorunda olanlara göre ne kadar şanslı olduğumuzu hatırlayalım…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 488