SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018

KARIŞMAYIN ÇOCUKLARINIZA...


İstatistiklere göre, Türkiye`de boşanma oranı son 10 yılda yüzde 38 artmış. Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı bu konuda bir araştırma yapmış ve boşanma nedenleri arasında yüzde 40 oranıyla “geçimsizlik” öne çıkmış. Geçimsizliğin nedenleri arasında ise, yakın çevrenin ilişkiye müdahalesi ilk sırada yer alıyor.  “Yakın çevre”, yani çiftin ailesi, evlilik sorunlarına müdahil oluyor, hatta evliliğin sürmesine ya da bitmesine karar veriyor! Nasıl mı oluyor? Örnek vereyim: Çiftler yaşamlarını düzenlemek istiyorlar, diyelim ki tatile gidecekler, yılbaşı akşamı programı yapacaklar ya da ev değiştirecekler ya da yeni bir eşya alacaklar… Bu konuda çatışma yaşayabilirler, çözüm üretmekte zorlanabilirler. Ama anne-babaların ya da diğer büyüklerin çözümleri hazırdır! Onlar bu yollardan çoktan geçmiştir, en iyisini onlar bilirler! Bu şekilde, gençlere müdahale etmekte mahzur görmezler. Yalnızca kendi çocuklarına değil, damatlarına ya da gelinlerine de akıl vermekte, eleştirip yargılamakta mahzur görmezler. Demezler ki, “bunlar artık bağımsız hayat kurdular, artık bizden farklılaştılar, bizim çözümlerimiz onlara uygun olmayabilir, biz bu çocukları yönetmeye devam etmek yerine, kendi güçlerini hatırlatalım.” Bu şekilde hem çocuklarına ve aslında hem de kendilerine güvenmediklerinin farkında değillerdir. Biliyoruz ki, kendine güvenilmeyen kimseler, kendilerine güvenemezler ve “bu bizim sorunumuz, siz karışmayın” demekte zorlanırlar.
İlk gençlik dönemine ulaşan herkes, fiziksel olarak yetişkin olsa bile, sosyal-duygusal gelişimi tamamlanmamış olabilirler. Yani evliliğin gerektirdiği iletişim ve sorun çözme becerilerini edinememiş olabilirler. Bu durumda, yapılması gereken onlar adına karar almak değil, karar almayı başarmalarına yardım etmektir, bu konuda profesyonel yardım almaları, aile terapisine başvurmaları veya bireysel psikolojik yardım almaları sağlanmalıdır.
Söylenecek çok fazla söz yok, başlıkta belirttim: karışmayın çocuklarınıza. Sizi sıkıştırabilir, kendi sorumluluklarını almak yerine sizin karar vermenizi isteyebilirler ama bunu yapmayın. Onları büyümeye teşvik edin. Evlilik uzun bir yaşam yolu, bu yolda kendi kuralları, kendi arzuları, kendi yetenekleri onlara yol göstersin. 
Yaz mevsiminde çok düğün oluyor, ben de yeni gelin ve damatlara böylece bir armağan sunmak istedim. 
Sevgili gençler, “evlilik çatısı altında” denir ya, unutmayın, o çatının iki ayağı vardır. Bir ayak zayıf olursa çatı eğilir. Dıştan destekle de uzun süre ayakta kalmaz. 
Siz ve eşiniz aynı yeteneklere ve aynı göreve sahipsiniz, birbirinizi destekleyin. Yardıma ihtiyaç duyduğunuzda, birlikte hareket edin. İşbirliği ile çözülmeyecek sorun yoktur. Siz önce kendinizin, sonra birbirnizin kıymetini ihmal etmeyin. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 644