SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.04.2018

KAYGI DOLU OKUL...


  Okullar, bazı çocukların korkarak, istemeyerek gittikleri yerler oldu. İlkokulda annesinden ayrılamayan, ortaokulda “TEOG” canavarıyla boğuşan ve bu yaşantılarını uygun tepkilerle karşılayamadığımız için yürekleri kaygıyla titreyen çocuklarımız var bizim. Belki farklı okullar vardır ama ülkenin genelinde durum bu. 
Çocuklarının kaygıları için yardım almaya gelen ailelerin ortak bir özellikleri var: Çoğunda anneler, bazen de babalar kendileri yardım almaları gerekecek düzeyde yoğun kaygılara sahipler. Ebeveynlik davranışları hakkında kendilerini eleştirenler, çocuklarının sağlık ve başarısı hakkında aşırı beklentilere sahip olanlar, bu konularda birbirini suçlayanlar… Elbette anne-babalar çocukları için kaygılanabilirler ama buradaki sorun kaygının çocuğa,  onun gelişimini etkileyecek şekilde yansıması ve çocuğun güvensizlik duygusunun artmasıdır. 
Çocuk, içine doğduğu çevrede güvenle yaşayabileceğine inanmak ister. Bu inancı ona sağlayacak olan, yakın çevre ve en özelde de anne-babasıdır. Büyüdükçe bu çevre genişlemeye başlar. Okula başlamayla birlikte, çocuğun kendine duyacağı güven duygusunda öğretmen faktörü büyük rol oynar. 
Bir düşünün, sizin ilk öğretmeniniz kimdi? Size kendinizi nasıl hissettirmişti? Sınıftaki öğrencilere genel olarak nasıl davranırdı? Okulda sizi kaygılandıran bir şeyler var mıydı? Kendinizi güvende hisseder miydiniz? 
   Çocuklar okulda öğretmenine güvenmek ister. Daha doğrusu, öğretmen kendisine güvensin ister. Böylece başarmak için, mutlu ve huzurlu olmak için bir kaynağa sahip olur. Kendisine güvenilen herkes, bu güveni kaybetmemek için çabalayabilir. Ama kendisine kuşkuyla yaklaşılan kişiler kuşkulu, korkak ve güvensiz olabilirler. 
Çocuğun okulda kendini güvende hissetmesi konusunda, anne babaların çok önemli bir görevi var: Herşeyden önce, çocuğu okula güvenle, huzurla göndermek. Çoğunlukla “Çocuğum benden ayrılmıyor” diye yakınan annelerin bu cümleleri, “ben çocuğumdan ayrılamıyorum” diye okunabiliyor. Annenin  böyle bir kaygısı varsa öncelikle kendilerine ilişkin çözüm üretmesi gerekiyor. Kaygı, anneden çocuğa bir geçişle kendini gösterebiliyor.
Bazı çocuklar ise, korkularıyla başetmede mutlaka bir uzman yardımına ihtiyaç duyabilir. Okulların psikolojik danışma ve rehberlik servislerinde görevli uzmanlar aracılığıyla bu yardımı almaya başlayabilirsiniz. Bu seçenek yoksa, ya da yeterli değilse, kamu hastaneleri ya da üniversite hastanelerindeki çocuk psikiyatrisi bölümlerine ya da çocuklar için hizmet veren danışmanlık merkezlerine başvurunuz. Çocuklar kendilerine özgü psikoterapi veya oyun terapisi teknikleriyle kaygıyla başetmeleri için yardım alabilirler.  
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 460