SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018

KIYMET BİLMEK


“Kıymet bilmek” kültürümüzde  çok onaylanan bir  davranıştır. Yapılan bir iyiliği, hayrı, yardımı unutmamak gerektiğini, bunları yapan kişinin değerini bilmeyi, takdir etmeyi anlatır. Eski bir eserin, tarihi bir yapının, güzel bir doğa parçasının ya da çok emekle ortaya konmuş bir çalışmanın da kıymetini bilmekten söz ederiz. 
    Kıymet bilmemek ise, ayıplanır, olumsuzlanır. İnsanlar birbirine de bazen “kıymetimi bilemedin sen benim” diye yakınırlar. Emeklerinin, fedakarlıklarının boşa gittiğini, anlaşılamadıklarını düşünürler. 
   Başkalarının kıymetimizi bilip bilmemesiyle çok ilgileniriz de kendimiz kendi kıymetimizi biliyor muyuz peki? 
   Hiç düşündünüz mü bunu? Kendi kıymetinizi biliyor musunuz?
   Size bir soru: Kendinizin reklamını yapacak olsanız, neyle övünürdünüz? Hangi olumlu yanlarınız var? İnsanlar sizinle birlikte olmayı neden tercih edebilirler? 
   Kendinizi eleştirmeyi bir tarafa bırakıp sadece “kıymetli yanlarınızı” ortaya çıkarabilir misiniz? Yoksa, “insan kendini övmez, önemli olan başkalarının ne düşündüğü” mü diyorsunuz?
   İnsan, varlığını hissetmeye başladığı andan itibaren “onaylanma” ihtiyacı duyar. Bu dünyaya geldim de iyi mi oldu? Bu dünya iyi yer mi? Ben iyi miyim? 
   Bu sorulara yavaş yavaş cevap almaya başlar: “İyi ki doğdun, yaşasın bir çocuğumuz oldu, hep seni bekledik, ne güzel bir bebeksin, bizi çok mutlu ettin!”
    Ya da şöyle sesler duyabilir: “ağlama artık, ne zorun var anlamadım, tamam uyu yeter, allahım ne çilem varmış, alın bu çocuğu başımdan!”
   Sevgiyle özenle karşılanan bebekler, bu dünyanın iyi bir yer olduğunu, kendilerinin de iyi olduğunu, yaşamaya değer olduğunu hissederler. Bu çocukların aileleri kısıtlı olanaklarla, zorluklar içinde yaşasalar da çocuklarına kıymet verirler. İşte bu çocuklar da, kendilerini değerli hissederler, özgüvenleri gelişir, onay ve ilgiyi hak etmek için yaşamları boyunca çırpınıp durmaz, kendi kıymetlerinden emin bir şekilde, huzurla yaşarlar.
   Hani bazı yaşlılar tanırsınız, huzurlu, sevecen, şefkatli; onların yanında kendinizi mutlu hissedersiniz. İşte o yaşlılar, bebekken sevilen, değer verilen,  yaşamlarının ileriki aşamalarında sıkıntılar yaşasalar da eninde sonunda içlerindeki huzuru çevreye yayan, dünya tatlısı büyükanneler, büyükbabalardır. Onların  da zaman zaman kıymeti bilinmemiş olabilir ama onlar umutsuz ve mutsuz değillerdir.
Çocukken sizin kıymetinizi bilen oldu mu olmadı mı, bunu kestirmek güç. Ama şimdi siz kendinizin kıymetini bilseniz? Değerinizi kimseye göre değil, kendinize göre ölçseniz? Size kıymet verilmesinin nasıl bir duygu olduğunu hatırlayınca da, çevrenizdeki tüm çocuklara her zaman kıymetli, değerli, biricik çocuklar olduklarını hissettirecek şekilde davransanız? 
Yaşlıları ve çocukları mutlu olan toplum olmak için,  çok başka şeyler değil, kıymet bilmek yeter.
Kendinizden başlayarak tüm sevdiklerinize ne kadar kıymetli olduklarını hatırlatın. Hayatınızın ne kadar zenginleşeceğini göreceksiniz!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 690