SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.09.2019

KURAN KURSLARI VE ÇOCUKLAR


Çocukken mahallemizdeki camiye kuran kursuna giderdik. Okullar tatil olunca, haftanın birkaç günü gittiğimiz bu kurstan pek anım kalmamış geriye. Erken kalkmanın zor geldiğini hatırlıyorum ve camiye gitmek gibi ciddi bir iş yaptığım için yatağımı toplamadan gitme özgürlüğüne sahip olmanın hoşuma gittiğini!

Sonra orta ve lise öğrenimimi de yatılı bir okulda sürdürdüm. 5 yıl boyunca altıyüz kız öğrenciyle birlikte okuduğum Bolu Kız Öğretmen Lisesi’nde,  Atatürkçü, cumhuriyet değerlerine bağlı bir eğitim yaklaşımı ağırlıktaydı. Deney laboratuvarlarında, kütüphanede, konferans salonunda tiyatro çalışmasında, mandolin korosunda ya da basket takımında kendinize yer bulabiliyordunuz. Kendi mahallemdeki lisede bulamayacağım olanaklardı bunlar.

Anlattıklarım 40 yıl önceydi. Günümüzde de, öğrenimini sürdürmek, meslek sahibi olmak için ailenin koşullarının uygun olmadığı durumlarda ya da belli nitelikte öğrencileri bir araya getirerek özel eğitim vermek için (körler okulu, işitme engelliler okulu gibi) çocuklar, gençler  yatılı okullarda okuyabilir elbet ama kuran okumayı öğrensinler diye neden yatılı okul ve kurslara gitmesi gereksin? Din eğitimi, çocukların gelişim ihtiyaçlarının neden önüne geçsin? Yetişkinlerin kendi arzu, inanç ve kurgularının dışında çocukların nelere maruz kaldığı hiç düşünülmüyor mu?

Düşünülmüyor, evet. “Din” deyince akan sular öyle bir duruyor ki, korku, cehalet, kurnazlık ortalığı sarıyor ve dinle ilgisi olmayan pis kokular yayılıyor ortalığa. Buna karşılık ise,  ülkenin okumuşları, eğitimcileri, ruh sağlığı uzmanları bir araya gelip tozu dumana katamıyor, “bilim” diye davullar çalamıyorlar bir türlü. Çocuğun kişilik gelişimi, akıl sağlığı, beden güvenliği nasıl korunur, nasıl eğitim verilir, bu konular için kıyameti kopartamıyoruz. Ancak zarar gördükleri zaman aklımıza geliyor çocuklara karşı sorumluluklar!

En son Ümraniye yatılı kuran kursunda ortaya çıkan öğrenci tecavüzleri, kurşunla işlenmemiş birer cinayettir. Bu  çocukların kendilerine güveni, hayata bağlılığı ve gelecek umutları bombardıman edilmiştir. Bunlara izin verenler, seyredenler  vebal altındadır.  

Çocuklarınızı koruyun. Bilime güvenin. Bilimsel gelişmeler olmasaydı insanoğlu yaşamını sürdüremezdi. Zihinleri ve gönül gözleri açık din adamları da bunu vurgular… Bilim yaşamımızın kalitesini artırır, hastalıklara çare bulur, çatışmalarımızı azaltmayı öğretir, doğayla barışık yaşamamıza, felaketlere hazırlıklı olmamıza yardım eder. Din de insanın maneviyatını besler, huzurlu olma, inançlı olma ihtiyacımızı  giderir. Dini inancınız sizin özel alanınız, sonuna kadar korumak hakkınız. Ama sınırları iyi koyun, çocuklarınızı büyütürken bilimsel gerçeklere kulak verin… Çocuklarınız sizin huzur veren, güvenli ocağınızda kalsınlar, bir boğaz eksilecek diye, başkaları dini öğretsin diye ya da her ne nedenle olursa olsun, onları evden uzaklaştırmayın.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 47