SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.08.2018

NEYİ EKSİK YAPIYORUZ?


Bir türlü kabullenemiyorum! Her düşündüğümde, üzüntüyle öfke birbirine dolanıp sıkıyorlar ruhumu. Nasıl bu kadar kör olunabildi?
Denize girmek için aşmamız gereken kum tepecikleri vardı sahilde. Merkez plajından doğuya doğru giderseniz, yoldan denizi göremez olurdunuz, kum tepeleri denizi saklardı. Üstünde çeşitli endemik bitkilerin de yer aldığı bu kum tepeleri, özgün bir doğal oluşumdu. Karşımızda engin deniz,  bu tepeciklerin eteklerine serdiğimiz havlularımızın üstünde uzanır, sohbetler eder, uyur uyanırdık. Deniz asla yola kadar taşamazdı kışın ya da dalgalar sahilden uzaklaşamazdı. 
Şimdi, dozerlerle dümdüz edilmiş kumsalımızla, deniz yola kadar taşmasın diye yapılan dalgakıranlar yüzünden artık “engin” olmayan manzaramızla, el elde baş başta oturuyoruz!
Bir türlü kabullenemiyorum!
Üniversite öğrencisi olduğumuz yıllarda, yazları hepimiz bir araya gelir, geceleri sahilde ateş yakarak, söyleşerek eğlenirdik. Ne diskolar, ne müzikli kafeler, barlar yoktu hayatımızda. Gece Karadeniz`in karanlığını dalga dalga, beyaz beyaz köpükler aydınlatırdı. Konservatuar öğrencisi Hüseyin Likos, o zamandan Zeki 
Müren şarkılarını özgün bir tarzla yorumlardı. O`nun sahilden yükselen aryaları, şimdi tüm dünyada duyuluyor! Eminim bu doğal güzellik, yeteneğin dışında Likos`un sanatçı ruhunu besleyen, onu geliştiren bir etken oluyordu. Ama şimdi kim sahilde şarkılar söylüyor?
Ah nasıl bu kadar kör olunabiliniyor? 
Geçen haftanın acı haberleri arasında, dalgakıranların yapımında çalışan ve serinlemek için denize giren işçilerden birinin, dalgakıranın altında oluşan çukura düşerek bir anda boğulduğu haberi vardı! Doğaya her müdahale, başka bir soruna yol açıyor! Bu kötülüğe neden dur diyemiyoruz!
İşte bunu kabullenemiyorum. Neden “durun, sahilimize, denizimize taşlar doldurmayın, liman diye, fabrika diye, demiryolu diye halkımızı oyalamayın,  bize yalanlar söylemeyin, çocuklarımızı zehirleyen uyuşturucu tüccarlarının ilçemizde barınmasına izin vermeyin, toplu iftarlarla, toplu sahurlarla boy gösterileri yapmayın, çalışıp emekleriyle yaşamlarını kazanmayan insanları, “yardım” adı altında dilenciliğe alıştırmayın. 
Turizmiyle, tarımıyla çoook kişiyi barındırır besler Karasu, hepimize bakar bu topraklar, yeter ki dürüst, eşitlikçi, hakkı hukuku bilen, kul hakkı yemeyen yöneticiler olarak bu görevleri sahiplenin!
Bir türlü kabullenemiyorum, bana koşulsuz sevmeyi, başkalarını düşünmeyi, bencil olmamayı, çalışmayı ve aynı zamanda düzgünce eğlenmeyi öğreten insanlarla büyüdüğüm Karasu`nun şimdiki halini!
Besbelli ki düşünmemiz gerek: Neyi eksik yapıyoruz? 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 881