SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018

NİYE OLMASIN Kİ...


 “Öğretmen Dünyası” dergisini biliyor musunuz? Ocak 2016 `da 37. yayın yılına giriyor. 1993 yılından sonraki 17 yıl boyunca, derginin yayın kurulunda çalışmıştım. Geçen hafta, öğretmenler günü dolayısıyla, bu derginin genel yayın yönetmeni Nazım Mutlu`nun bir yazısı yayınlandı. Nazım öğretmen yazısında özetle şu soruları soruyordu:
“Birçok şey. Niye böyle oluyor?
Örneğin:
Üniversite giriş sınavlarında öğrencilerimizin ülke ortalamasına göre 40 Türkçe sorusundan 16`sını; 40 fen sorusundan 4`ünü, 40 matematik sorusundan da 5`ini ancak yapabilmeleri.
Öğretmen adaylarımızın 50 Türkçe sorusundan 32`sine; ilkokul Matematik`te yine 50 sorudan 20`sine; lise Fizik`te ancak 16`sına doğru yanıt vermeleri.
2014`te 281 kadının eş-sevgili cinayetine kurban gitmesi.
20 yıl önce cezaevlerindeki insan sayımız 39 bin iken, şimdi bu sayının yüzde 400 artışla 152 binin üstünde olması.
Ataması yapılmayan öğretmenlerden 40`ının son beş yıl içinde kendi canına kıyması.
Uyuşturucu kullanma yaşının 10`un altına düşmesi.
Son 11 yıl içinde 14 bin 424 işçinin iş cinayetinde canından olması.
Sonra… İşte, 1 Kasım`daki seçim sonuçları. 
Niye böyle oluyor?”
Hemen cevap vermek istedim Nazım`a, niye olmasın ki, öğretmen niteliğini ele almadıktan sonra, öğretmen örgütleri her şeyden önce mesleğine sahip çıkmadıktan sonra, bu topluma çağdaş değerlerle, bilimsel ve demokratik yaşam tercihiyle model olmadıktan sonra, niye olmasın ki? Sonra baktım, Nazım da yazmış: “ …….. bir anket yapılsa ve özellikle sendikalarımız; örneğin, öğretmenlerin son bir yıl içinde kaç kitap okuduğunu, alanıyla ilgili kaç dergiyi izlediğini, geçen yıl öğrencilerini yakınındaki bir müzeye götürüp götürmediklerini, son beş yıl içinde kaç tiyatro oyunu izlediklerini, okullarına en son ne zaman bir yazar, ressam, bilim insanı getirip onları öğrencileriyle buluşturduklarını, geçen yıldan farklı olarak sınıflarında hangi yeniliklere başvurduklarını… Hatta kendilerinin hangi sendikaya niçin üye olduklarını da sorsalar… Ve anketin ne sonuç verdiği bir bütün olarak ele alınıp öyle açıklansa kamuoyuna. Sonra da, ne yazık ki eğitimdeki başarısızlığımızın nedenlerinden biri olarak sürekli gündeme getirilen “öğretmen niteliği” konusunda da kafa yorsak ve yazının başında sıralanan işlerin yüzde kaçında payımızın olduğunu sorgulasak bir güzel. En sonrası da, sürekli “Niye böyle oluyor?” diye şaşırıp durmasak…”
Daha lafı uzatmayalım. 
Eğitim meselesine gerçekten 
el atmadan ve nitelikli öğretmen yetiştirmeden, bir adım ileriye gideceğimiz yok. 
Ama yine de duracak değiliz. Karasu`da çocuklar için oyun sokağı oluşturan sevgili gençlerimiz ve çocuklarımızın yaptığı gibi. 
Hepsini sevgiyle kucaklıyorum. Bu işlere büyük bir gayretle öncülük eden Alper Tatlı başta olmak üzere. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 578