SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018

OKUMA YARIŞI


Çocukları yarıştırmamak gerekir derim her zaman. Onların rekabete ihtiyaçları yok. Ama yarıştırmanın böylesini de alkışlamadan edemem!
Sabriye öğretmen, İnönü İlkokulun-da öğrencilerini bu yıl dördüncü sınıftan mezun etti. Onu, öğrencisi olan yeğenim Deniz Korkmaz aracı-lığıyla tanıdım. İlkokul öğretmeninin bir öğrencinin hayatındaki önemini çok iyi biliyorum. O yüzden Sabriye öğretmenle tanışınca çok mutlu oldum. En önemli öğretmen yeterliliğine sahipti: öğrencilerini sevmek, onlara saygı ve özenle yaklaşmak…
Halil Cibran, çok sevdiğim bir sözünde şöyle diyor: “Öğretmen eğer bilge ise, sizi kendi bilgeliğinin ocağına davet etmez, sizi kendi bilgeliğinizin ocağına yönlendirir.” Yani sizi kendi bilgisiyle donatmaya, ne biliyorsa onu anlatmaya çalışarak yetiştirmek yerine, size kendi yeteneklerinizi farkettirir, kendi gizli gücünüzü kullanmanızı sağlar. İşte Sabriye öğretmende hissettiğim buydu, geleneksel yöntemin dışına çıkarak öğretmenlik yapacaktı. Deniz`in okul yaşantısını izledikçe de, bunları gördüm. Sabriye öğretmen, dört yıl boyunca, çeşitli yönleriyle desteklediği öğrencilerini, bir de kitap kurdu haline getirdi! Sınıfta öğrenciler birbiriyle kitap okuma konusunda yarıştılar. Bunun sonunda bir de ödül belirlendi, en çok kitap okuyan öğrenci olarak ödülünü alan Deniz`i kutluyorum! 
Acaba öğrenciler ödül için mi kitap okudu diye düşünebilirsiniz. Ben, 20-22 yaşına gelip de "ben kitap okumam” diyen ve bunu da çekinmeden, sanki “ben tatlı yemem” der gibi  hiç sorumluluk hissetmeden söyleyen gençlerin sayısının arttığını gördükçe, kitap okumayı öğrensinler de nasıl olursa olsun diyorum.   Bu konuda aileden de çok, öğretmen tutumları etkili oluyor. Sabriye öğretmenin de kendine dert edip çaba gösterdiği anlaşılıyor. Öğretmenler artık bilgisayar, tablet, televizyon gibi “canavarlar”la boğuşmak ve bunun için çok çeşitli yöntemler kullanmak zorundalar. Sabriye öğretmene sadece ailelere öğütler vermekle yetinmeyip kendi de çocuklara önder olduğu için kutluyorum. 
Bu konuyu, okullar tatil olduğu sırada neden ele aldığımı tahmin edersiniz. Çocuklarınıza kitap okumada önder olun. Onlara yaz boyunca günde belli bir saatte kitap okutun. Çok isteksiz çocuklar için bu süre 15 dakika bile olabilir. Böyle başlayıp, zaman içinde artırabilirsiniz. 
İlçemizde bir kütüphanemiz var, çocukları kütüphaneye götürün. Eğlenceli bir yer olmayabilir ama çok değerli, çok önemli bir yer olduğuna onları inandırın. 
Çocuklarınıza kitap okudukları için ödüller verin. Bu ödüllerin maddi olması gerekmez, manevi ödüller de olabilir. Çocuklarınız kitap okudukları için kendilerini daha değerli hissetsinler.
Kitap okuyan çocukların sayısı arttıkça, öğrenmeyi seven, kendini daha iyi tanıyan, başkalarına da empati gösterebilen çocukların sayısı artacak demektir. Daha ne istiyoruz?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 816