SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.12.2018

PSİKOLOJİK İLK YARDIM


Çocuklar, gençler, yaşlılar, hepsi bir aradaydılar. Ölümlere, öldürümlere karşı, yaşamaya, yaşatmaya çağırmak için. O gün Ankara`da, ertesi gün kendi şehirlerinde;  Adana`da, İstanbul`da, Sinop`ta, İzmir`de, Urfa`da… Dönecekler ve işyerlerinde, okullarda, sokaklarda insanlığı yaşamaya, yaşatmaya devam edeceklerdi.
100`den fazla kişi, 10 Ekim 2015`te Ankara`da terör saldırısında öldürüldü. Çocuklar, gençler ve yaşlılar. Onların anneleri, babaları, çocukları, kardeşleri ve arkadaşları var.   Onların hikayeleri var. Onların hayalleri var. Onların umutları var. Şimdi bizim olan. 
Evet, hayat devam edecek! 10 Ekimden öncesi gibi değil ama yine de yaşayacağız. Geçen zamanda, yaşadıklarımızın travmatik etkileri ortaya çıkacak. Biz geride kalanlar, bununla baş edeceğiz. Travma ve sonrasında yaşananları nasıl normalize edebileceğimizi öğreneceğiz. Bunu en çok çocuklarımız için yapacağız, onların dünyayı güvensiz bir yer olarak algılamalarının önüne geçmeye çalışcağız. 
Yetişkinler yaşamdaki beklenmedik olaylara daha fazla hazırlıklı olabilirler ama çocuklar bu dünyadaki olumsuzluklarla böyle birdenbire karşılaştıklarında, çok çaresiz hissederler.  Travma, “yaşamımız için, vücudun bütünlüğü için, sevdiklerimiz için, yaşam ve değer sistemlerimiz için, ciddi bir biçimde tehdit içeren olağan dışı her türlü olay” olarak tanımlanır ve her şeyden önce, içinde yaşadığımız dünyaya ilişkin temel inançlarımızı sarsar. Bunun sonucunda ortaya çıkabilecek olan ruhsal sorunlar  “olağanüstü bir duruma verilen olağan, anlaşılabilir tepkiler”dir. Bu tepkilerin bazıları kısa sürede, bazıları da daha uzun zaman sonra, olayı yaşayan ya da tanıklık eden birçok kişide görülebilir;  zayıflık ya da eksiklik değildir, bu durumdaki insanlara yardım edilebilir.
Acil durumlarda, doktor olmasak da hepimizin ilk yardım becerilerine sahip olmamız gerektiği gibi,  psikolojik ilk yardım becerilerine sahip olmamız da mümkündür. İlk olarak kişiyi dinlemeye ve tüm duygu ve düşünceleriyle olduğu gibi kabul etmeye odaklanmalıyız. Çocuklar söz konusu ise, açık uçlu sorularla, duygularını ifade etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Kendimizden söz etmeden, sadece onu dinleyebiliriz. Neye ihtiyacı olduğunu anlamaya ve desteklemeye çalışabiliriz. Yetişkinler için gerekirse bir psikiyatriste  ya da psikolojik destek almaya yönlendirebiliriz. Çocuklar için okulda öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarıyla iletişim kurabiliriz, bir uzmandan yardım alabiliriz.
Travmatik, zarar verici olayların kaynağı ne olursa olsun biz yetişkinlerin elinde “oyuna gelmeme” seçeneği var. Birbirimize düşmeden, gözümüzü kulağımızı açık tutarak “gerçek tehlike” nedir, araştırma, tartışma seçeneği var. Bizse, “çocuklar gibi” kavga ediyor ama onlar gibi barışmıyoruz. Çocuklardan öğrenebilsek, mutlu olmak için ayrımcılıktan, etiketlemekten, genellemeden uzak bir yaşam sürebilirdik. Başkalarının çözümlerimize müdahale etmesini kabul etmeden, kendi aramızda barışabilirdik. 
Eğer “büyük abi”den medet ummayıp, arkadaşça anlaşmayı tercih edebilseydik…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 764