SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SABAHLARI ACIKTIĞI İÇİN HAKLI OLMAK...

SABAHLARI ACIKTIĞI İÇİN HAKLI OLMAK...


    Bugünlerde dilime, Cemal Süreya`nın “Üvercinka” şiirindeki “Senin bir havan var beni asıl saran o/Onunla daha bir değere biniyor soluk almak/Sabahları acıktığı için haklı/Gününü kazanıp kurtardı diye güzel/Bir çok çiçek adları gibi güzel/En tanınmış kırmızılarla açan/Bütün kara parçalarında/Afrika dahil” dizeleri geliyor.  Özellikle, “sabahları acıktığı için haklı/gününü kazanıp kurtardı diye güzel” bölümünü söyleyip duruyorum. İnsanların çalışıp emek vererek yaşamasının güzelliğini düşündürüyor bana. 
Bu aralar sık sık “çalışkanlık” hakkında konuştuğumu fark ettim. “Çalışkan olabilmek pek çok sorunu çözüyor aslında” diyorum. “Çalışırken yorulmanın ve ardından dinlenmenin tadı başkadır” diyorum. “Çalışkan insanlar eğlenmeyi de hak ederler, çalışmak, üretmek demektir ve üreten insanlar mutlu hissederler” diye öğütler veriyorum.
    Sanırım yaz tatili, bana “çalışmama” seçeneğini de hatırlattı da ondan böyle söylenip duruyorum! Yazın da dinlenmeyince, dilime vurdu! 
Bu, “yarısı gerçek” şakanın hatırlattığı başka gerçekler var: Kimi gençlerimiz çalışmak isteseler de iş bulamıyorlar. Bazıları için çocuk yaştan beri çalışmak zorunluluk, ailelerine yardımcı olmaları, para kazanmaları gerekiyor. Arkadaşları liseye, üniversiteye giderken onlar babalarıyla ya da ustalarıyla inşaat işlerine gidiyorlar. Emek vererek, tozun toprağın içinde yorularak zorlandıkları yetmiyormuş gibi, toplum içinde hor görülüp “amele” diye küçümseniyorlar. Her hataları büyük bir “suç” oluyor! Zengin ya da “kodaman” bir ailenin çocuğu iseniz, askere gitmeden de, birine zarar verseniz, hatta ölümüne neden olsanız bile ceza almadan da yaşayabiliyorsunuz bu ülkede. Ama emeğiyle para kazanan biriyseniz, tüm bedelleri siz ödersiniz. 
    Sabahları acıkmaya hakkı olmak için, başkasının sırtından geçinmemek gerekir. Değerlerimiz bize kim olduğumuzu söyler: Doktor, mühendis, öğretmen, avukat,  milletvekili ya da cumhurbaşkanı olabilirsiniz ama tüm insanlara saygılı olabilen, emeğiyle kazandığıyla övünen, kendinizi başkalarından üstün tutmayan, sosyal statüsü nedeniyle ayrıcalıklara sahip olmak istemeyen biri değilseniz, benim için “beş para” etmezsiniz. İnsanları tercihleri nedeniyle kutuplara bölenler, kendi değerlerinden kuşkulu olan, aşağılık kompleksine sahip olanlardır. Zihinleri bozuk, ruh dünyaları bulanıktır. 
    En değerli insan, insana değer verendir. Çocuklarınızı böyle yetiştirme-ye çalışın. Kimin parası çok ya da mekii yüksekse onun değil; kim “kul hakkı” yemiyorsa, kim işini doğru ve dürüst yapıyorsa, kim insanlara nazik ve saygılı davranıyorsa, onun “insan” olduğunu, diğerlerinin “müsvedde” olduğunu anlatın. Bunu anlatabilmek için, çocuklarınıza önce kendinizin model olmanız gerektiğini de unutmayın.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1362