SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SAĞLIKLI AİLE KURMANIN YOLU-3

SAĞLIKLI AİLE KURMANIN YOLU-3


  
    Aile olmak, istekle bir arada yaşamayı başarabilmek demektir. Ailenin sağlığı, canlı bir organizmanın sağlığı gibi ilgi ister. Nefes alamayan, iyi beslenemeyen, hastalandığında iyi bakım alamayan canlıların yaşamlarını yitirmesi gibi,  aileler de iyi bakım alamazsa hastalanır, hatta ölürler. Ailede olup biten her şey hem ailenin bütününü hem de bireyleri ayrı ayrı etkiler. Çocuğun hastalığı tüm aileyi halsiz bırakır ya da örneğin anne hasta olursa herkes bakımsız kalır… Bu nedenle, sağlıklı ailenin temel koşullarından biri, aileye düzenli bakım verebilmektir.
   Ailenizde ihtiyaçlar nasıl karşılanır? Biten mutfak erzakı, ödenecek faturalar, yaz tatili planı, aile bireylerinin doğum günü kutlamaları, çocukların okul ihtiyaçları, ziyaret edilmesi gereken akraba ya da arkadaşlar, evlilik yıldönümünü hatırlamak ya da doktor randevuları… Bütün bu yaşam uğraşları kimin sorumluluğundadır? Hepsi tek kişinin mi yoksa paylaşılmakta mı? Eğer paylaşılmıyorsa, açıkça görülüyor ki, bu yükü taşımak bir süre sonra ağır gelir ve taşıyanın beli bükülür. Zamanında müdahale edersek belki yine doğrulturuz ama bu arada kalıcı hasarlar oluşması riski büyüktür. Bu yüzden sistemli bakım vermek önemlidir. Yani herkesin aileyi desteklemek için ne yapacağı önceden belli olmalıdır. Eşler birbirine özen gösterirse dayanıklılık artar, kendini değerli hisseden bireyler birbirlerini mutlu etmek için daha çok çaba harcarlar. 
   Bir düşünün, sürekli kendisine bakım vermenizi isteyen ama kendisi sizin ihtiyaçlarınızı hiç umursamayan bir arkadaşınız var. Onunla sonuna kadar arkadaş kalır mısınız? “Hiç çekemem” dediğinizi duyar gibiyim. Bu kişi eşiniz olursa ne yapacaksınız? Küsersiniz, ağlarsınız ya da kavga edersiniz belki… Peki, eşiniz bunlarla değişir mi? Elbette ki hayır. Hatta sizi suçlar, “her şeyi abartıyorsun” diye kızar… Yani istediğiniz, ihtiyaç duyduğunuz bakımı alamazsınız ve sessizce katlanırsınız.
   Evlilik ve aile hayatı, başka ilişki biçimlerine benzemez. Ne anneniz-babanız gibi nazınızı çekerek sizi koşulsuzca sevecek birinin olması beklenebilir ne de çocuğunuz gibi davranışlarını kısıtlayıp şekillendireceğiniz biri. Karşınızda bir yetişkin vardır ve sizin de ona 
bir çocuk ya da bir ebeveyn tepki-siyle değil, onu ciddiye aldığınızı ve karar verme hakkına saygı duyduğunuzu belirten yetişkin tepkisiyle karşılık vermeniz beklenir.
   Peki bu nasıl olabilir? Deneyin: 
Aile toplantıları yapın. Herkes 5 dakika konuşmadan kimse tartışma-ya başlamasın. Aile bireyleri hakkında önyargıda bulunmayın. Ailenin çeşitli ihtiyaçlarını aciliyet 
ve önem sırasına göre sıralayın. Problem çözme becerilerinizi artırın. Birbirinizi dinleyin. Gerçek bir 
merak duygusuyla dinleyin.  
   Bunları nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, başardığını düşündüğünüz kişilere ya da uzmanlara danışın. Aile kurmak için gösterdiğiniz çabayı, onu korumak için de gösterin.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 981