SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.06.2018

SAVAŞA GİDEN ÇOCUKLAR


   Yine sonbahar, yine yaprak dökümü, yine sonlar, yine başlangıçlar… Yazın sonu geldi, kışa hazırlık başladı. Tatilin sonu geldi, okullar başladı. Değişim ve devinim durmaksızın sürüyor. İnsanlık her geçen gün, hatta her geçen dakika yeni, yepyeni oluşlarla, buluşlarla, düşüncelerle karşılaşıyor. Çok değil bundan 20 yıl önce, bir bilginin dünyaya yayılması için hiç yoksa 24 saat gerekirdi, şimdi saniyeler içinde paylaşılıyor her şey. Artık bilgiye erişmek de çok kolay, yalan yanlış bilgileri yaymak da…
Yine zor günler geçiriyoruz. Hemen yanı başımızdaki ülkede süren kanlı savaşta, en çok kadınlarla çocukların canını yakan, sözde “din” adına barbarlık gösterileriyle, acımasızlıkla karşı karşıyayız her gün. Ürkütücü olan önemli bir nokta, ülkemizden de, ailelerinden kopup, bu terör örgütüne katılmak için evlerinden kaçan gençlerin sayısının her geçen gün artması.  Savaşın acımasızlığına karşın, bu gençler kendilerini kutsal bir göreve adadıklarını düşünüyorlar. Kendi hayatlarını hiçe sayıyorlar.
Bu gençlere neler oluyor? Neden ailelerinden bu kadar uzak, bu kadar farklı düşünüyorlar? Nasıl olup da canlı bomba olup yaşamlarından vazgeçebiliyorlar? Bu süreçlerde aile yapılarının rolü nedir?
Her aile kendine özgü bir yapıya ve işleyişe sahipse de, çeşitli ortak yanları olan aileler vardır.  Bazı aileler kendi içine daha kapalıdır, ailenin reisi vardır ve onun kuralları geçerlidir. Ailedeki bireylerin istek ve ihtiyaçları önemsenmez, toplumla aile arasında bir mesafe vardır. Bu ailelerde çocuklar kendilerine değer verildiğini ve bağımsız bir kişiliğe sahip olduklarını hissedemezler. Yetişkin olduklarında da baskı ve otoriteye boyun eğerler.
Bazı aileler daha rahat ve esnektir. Burada kurallar yoktur, gelişigüzel iletişim yaşanır. Kimin ne dediği ve ortak değerlerin neler olduğu belli değildir. Bu ailelerde çocuklar ait olma ihtiyacını gidermezler ve aile dışındaki grup ve otorite modellerine yönelirler. Kendilerini “var” hissetmek için, uyuşturucu çetelerinin ya da saldırgan ve savaşçı grupların içinde yer alırlar.
Bazı aileler demokratiktir. Herkesin görüşü önemlidir ve kararlar ortak alınır. Her üyenin ihtiyaçları gözetilir. Bu ailelerde çocuklar kendilerini tanıyarak, ihtiyaç ve isteklerinin farkında olarak, empatik olmayı öğrenerek büyürler.  
Sizin aileniz hangi yapıya daha yakındı? Şimdi çocuklarınızı büyütürken nelere dikkat ediyorsunuz? Çocuklarınız size duygu ve düşüncelerini rahatça söyleyecek kadar güvende hissediyor mu? Aile kurallarınız var mı?  
Hiç ummadığınız bir anda, çocuklarınızın sizden tamamen ayrı düştüğünü fark edebilirsiniz. Çocuklar, aileye ait olma, bir ve birlikte olma ihtiyacını hissederler. Onlara “sahip olma” duygusuyla değil, “sahip çıkma” duygusuyla hareket edin. İkisi arasındaki farkın önemini göreceksiniz.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1094