SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018

SEÇİMLER



Seçim: Seçme eylemi. Seçme: Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak.    
Türkçe sözlükte ilk anlamlarıyla böyle tanımlanıyor seçme ve seçim sözcükleri. Demek ki, seçme söz konusu ise, birden fazla seçenek ve bunlar arasından seçme hakkı vardır. 
Peki, gerçekten de seçme hakkımız var mı? 
Seçme hakkına sahip olmak, bunu kullanabildiğimiz anlamına gelmez. Seçim, “özgür irade” ile birlikte ele alınabilecek bir kavramdır. “Ben böyle istiyorum, benim tercihim şundan yana” diyebilmek, sonuçlarını da göze almayı gerektirir. Ancak insanlar kimi zaman özgür iradelerini kullanamazlar; çocuk oldukları için, kadın oldukları için, yoksul oldukları için, patron değil işçi oldukları için, şu milletten değil bu milletten oldukları için, birilerinin eşi ya da kardeşi oldukları için, şişman ya da zayıf oldukları için ya da sadece seçme haklarının farkında olmadıkları için başkalarının tercihlerini kendi hayatlarıymış gibi yaşarlar. Bu nedenle, insanlara “başınıza gelen her şey sizin tercihinizdir” dediğinizde, onlara ne seçenekler sunduğunuzu da düşünmeniz gerekir. İbrahim Tatlıses, “Urfa`da Oxford vardı da biz gitmedik mi” derken, doğru söylüyordu. 
Bazen hayatımızda öyle durumlar olur ki, başkalarının tercihleri de bizim hayatımızı etkiler. Genel ve yerel seçim dönemleri buna örnektir. Siz seçmemiş olsanız da, artık seçilen bir hükümetle, seçilen belediye yönetimiyle yaşamınıza devam etmek zorundasınızdır. Bu durumu bir gerçeklik olarak kabul etmek ve “bundan sonraki seçeneklerim neler” diye düşünmeye başlamak gerekir. Yoksa geçmişe hayıflanan ve gelecekten umutsuz insanlar olarak, “kendi yaşamımızı değiştirme seçeneğimizi” kullanmamış oluruz. 
Niye bunları yazıyorum biliyor musunuz? Hayatın bir günden, bir yıldan, bir seçimden ibaret olmadığını, bugünlerin yarınlarının olduğunu bir kez daha hatırlayalım diye. Çocuklarınızı, “kendi kararlarını alabilen, kendini yönetebilen” insanlar olarak yetiştirmenin önemini vurgulamak için. Biz yetişkinler, çocuklar adına karar almaya ve onların iyiliği için tercihler yapmaya çok alışkınız. Düşünün, hala anne babasının istediği mesleği seçen üniversite öğrencilerimiz var! Mutluluğunu başkalarının seçim ve beğenisine bırakmış olmak fikri size nasıl geliyor? Olumlu mu? Öyleyse, çocuklarına güvenen, onlara destek olan ve onları suçlamadan, yüreklendirerek büyüten anne-baba olmak da sizin tercihiniz, bunu unutmayın.
Nasıl yapacağınızı bilemiyorsanız, size yardımcı olalım. Yeter ki, azla yetinmeyin.
Karasu için de azla yetinmemeye, daha mutlu insanların yaşadığı bir ilçe için, seçimlerimize çok dikkat etmeye ihtiyacımız var.
Size,  “Kişisel Özgürlüğün Psikolojisi” isimli kitabı okumanızı öneriyorum. Yazarı William Glasser. Yaşamımız ve tercihlerimiz konusunu bir de bu kitabı okuyarak değerlendirin. 
Öneri benden, tercih sizden!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1169