SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SEÇME HAKKI ve SEÇME GÖREVİ

SEÇME HAKKI ve SEÇME GÖREVİ


İnsanlar birlikte yaşamayı başar-dıkları zaman,  birtakım haklar ve sorumluluklar ortaya çıktı. Eldeki kaynakların eşit olarak kullanıl-ması bir haktı ve bu kaynakları korumak da bir sorumluluktu. Yani ne kadar yiyecek varsa onu pay-laşmak ve yiyeceklerini hayvanlar ellerinden almasın diye korumak zorundaydılar. O zamanlar, temel ihtiyaçların giderilmesi, yaşamak için yeterliydi. Sonra sonra, kay-naklar çoğaldı, insanlar mal, mülk sahibi de olmaya başladılar ve “seçme hakkı” devreye girdi. İnsanlar, istediği yerde yaşamak, istediği şekilde giyinmek, istediği kişilerle birlikte olmak için çaba göstermeye başladılar. Seçme hakkı iyiydi hoştu da, insan nüfu-su çoğaldıkça, kaynaklar sınırlan-maya başladı ve “eldeki seçenek-lere göre” seçmeyi öğrendik. Yani, her istediğimizi değil, seçenekler arasından uygun olanını seçebili-yorduk.
Bu “seçebilme” olanağı, sosyal yaşam içinde gelişti, çeşitlendi. Günümüzde, herkes için eşit derecede olmasa da, evlenmek istediğimiz kişiyi, okumak iste-diğimiz okulu, çalışmak istediği-miz işi, bizi temsil etmesini iste-diğimiz milletvekilini ve ülkemizi yönetmesini istediğimiz hükümeti seçme hakkına ve özgürlüğüne sahip olduğumuz söyleniyor. 
Seçmek, bir hak olduğu kadar, kimi durumlarda bir görev olabi-liyor. Önümüzdeki genel seçimler buna bir örnek. Yıllardır çözülme-den, üst üste birikerek gelen top-lumsal sorunlar, eğitim, sağlık, ekonomi alanlarında geriye gidi-şin yarattığı kaygılar, çocuklarım-zın geleceğine ilişkin umutsuzlu-ğumuz; hepsi çözüm bekliyor ve 1 Kasım günü yapacağımız tercih, seçim hakkından çok “seçme görevi”ni hatırlatıyor. Bu “seçme görevi” sözcüklerinin benim için anlamı şu:
Oy vereceğim partide, çocukları-mızın çağdaş ve bilimsel ölçütlere ve güncel ihtiyaçlara uygun bir eğitim alabilmesini sağlayacak nitelikte, “fikri, vicdanı, irfanı hür” milletvekili adaylarının olması,
Oy vereceğim partide, ülkemizin doğal ve ekonomik kaynaklarını ülke yararına kullanacak, “özelleş-tirerek” değil, kamulaştırarak koruyacak milletvekili adaylarının olması,
Oy vereceğim partide, kadın-er-kek eşitliğine inanan, kadınların eğitim ve çalışma hakkını savnan milletvekili adaylarının olması,
Oy vereceğim partide,  ülkemizin diğer dünya ülkeleriyle kardeşlik, birlik ve barış temelinde ilişki kur-masını, ülkemizin saygınlığının korunmasını amaçlayan  milletve-kili adaylarının olması,
Oy vereceğim partide, insanları cinsiyet, milliyet, din, kültür farklarına  bakmaksızın seven, saygı duyan milletvekili adaylarının olması,
Oy vereceğim partide,  büyük laf-lar, büyük vaatler, büyük yapılar, büyük arabalar, türlü büyük şey-lerle göz boyama ihtiyacı duyma-yan, sadeliği, estetiği, yalınlığı tercih eden  milletvekili adayları-nın olması.
İşte bunun gibi ölçütlerle, seçme görevimi yerine getirmek istiyo-rum. Ülkemizin iyi yürekli, vicdan-lı, sağduyulu insanlarına güveni-yorum. Bu insanlardan Karasu`da da çok var. Dürüstlük, çalışkanlık, “kul hakkı yemeden” yaşamak. İşte bu değerlere oy vermek istiyorum.  
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 642