SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Sizi Sevmelerine İzin Verin…

Sizi Sevmelerine İzin Verin…

Tanıdığım bir adam var, o da kendisini yaşamı boyunca çalışmaya memur hissediyor. Dinlenmek, eğlenmek, tembellik etmek onu yok eder, tek var olma yolu çabalamaktır, ben çalışmazsam dünya durur gibi algılıyor.

   “Kendilerini tek başına kalmış bulmaktan korkan insanlar, kendilerini hiç bulamazlar.” (Andre Gide)

   Bu sözü okuduğunuzda ne düşündünüz? Bu yaşamda tek başınıza kalmaya gücünüz var mı? Belki de tersini sormalıyız. Bir başkasıyla bir arada yaşamaya hazır mısınız? Başka tüm insanlardan daha fazla onu dikkate almaya, onunla “bir ve birlikte” olmaya, iki kişilik bir dünyaya dünyaları sığdırmaya var mısınız?

   İnsan doğumdan da önce, anne karnında dünyanın kendisine seslenişini duymaya başlar. Gelen her mesaj, ince ince kaydedilir. Bedenimizin her bir alanıyla algılarız tüm sesleri, görüntüleri, kokuları ve dokunuşları. Sonra işlemleme başlar beyinde ve artık algıların bir anlamı vardır. Gelişim devam eder ve biz doğumdan ölüme kadar, kendimizi “bir şey” zannetmeye devam ederiz.

   Ben kendimi hep, insanların iyi hissetmesine memur edilmiş biri zannederim mesela. Daha iyisi, daha rahatı varsa ve ben bunu biliyorum ama karşımdaki bilmiyorsa, ona da fark ettirmem gerekir, hayatı kolaylaştırmam gerekir. Bunun için elimden gelen her şeyi yapmam gerekir.

   Bir arkadaşım var, o da kendini herkesin hatasını bulma ve söyleme memuru gibi hissediyor örneğin. Ona sorarsanız sizi düşünerek yapıyor bunu, dost acı söyler ya, onun için.

   Tanıdığım bir öğrenci, kendini hocasını memnun etme memuru zannediyor. Hocası ne söylerse, ne isterse boyun eğiyor, farklı düşünmeye çalışmıyor, hocası varken düşünmek ayıp olur, onu memnun etmesi gerekir diye inanıyor.

   Tanıdığım bir adam var, o da kendisini yaşamı boyunca çalışmaya memur hissediyor. Dinlenmek, eğlenmek, tembellik etmek onu yok eder, tek var olma yolu çabalamaktır, ben çalışmazsam dünya durur gibi algılıyor.

   Çoğu insan kendisini başka kişilerle, başka koşullarla, mecburiyetlerle tanımlıyor ve yalnız kalmamak adına, gerçekten inanmadığı düşünceler ve duygularla boğuşuyor, kendine ait olmayan davranışlar sergiliyor.

   Haydi, bunları analiz edin. Siz kendinizi nelere memur ediyorsunuz? Sorgulamadan, nedenlerini araştırmadan nelere boyun eğiyorsunuz?

   Memuriyet, iyi bir çözüm değil. Siz, her şeyden önce siz kendinizi ciddiye alın, kendinize sahip çıkın. Kimsenin size kendinizi kötü hissettirmesine izin vermeyin. İnsanların beklentilerine hayır demeye de, kendi beklentilerinizi oluşturmaya da hakkınız var.

   Ama aynı zamanda, izin verin ki sizi sevebilsinler. İçinizdeki sevgiyi, neşeyi, yakınlığı saklamayın.    Korkmayın, yanlış anlaşılmaktan çekinip gülümsemekten, ilgi duymaktan, samimiyetle merak etmekten çekinmeyin.

   Evet, riskler olabilir ama mutluluğunuzun artma ihtimali daha çok olacaktır. İnsanlara sevgiyle, saygıyla davranırsanız, onların da sizi sevmelerine izin vermiş olursunuz. Bu gücünüzü kullanın…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 292