SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Susacakken Konuşmak, Konuşacakken Susmak…

Susacakken Konuşmak, Konuşacakken Susmak…


Susacakken Konuşmak, Konuşacakken Susmak…

 Önce, geçen haftanın ödev kontrolü: Aile hayatınızdan beklentileriniz hakkında eşinizle konuştunuz mu? Neler fark ettiniz? Beklentilerinizin ortak ve farklı yönleri nelerdir? Bu ödeve, konularını değiştirerek devam etmenizi öneririm, böylece birbirinizin güncel düşüncelerini her zaman dikkate almış olursunuz.

Aile olma yoluna girmiş çiftlerin karşılaşabileceği yaşam olayları hakkında konuşmaya başlamıştık geçen hafta. Aileyi de canlı bir organizma gibi düşünürsek, doğumdan ölüme kadar süren bir ömre sahiptir diyebiliriz. Bu süreçte aile, bir “yaşam döngüsü” içindedir.  İlk basamağı “Bekar genç yetişkinler olarak evden ayrılma ve yeni evli çift olma” basamağıdır. İkinci basamak “Küçük çocuklu aile olma” basamağıdır. Üçüncü basamakta çocuklar büyümüş, aile “ergen çocuklu aile” aşamasına ulaşmıştır. Bir sonraki adım, çocukların eğitim, iş ya da evlilik nedeniyle evden ayrılmalarını kapsar. Nihayet son aşamada ileri yaştaki anne baba, yeniden karı-koca olarak yalnız kalmışlardır. 

Kültürümüzde bu basamaklar bazen üst üste oluşmaktadır. Örneğin çocuklar evlenip anne-babalarıyla aynı evde yaşamaya devam ediyor olabilirler. Ancak bu durum sağlıklı ailelerin devamını zorlaştırmaktadır. Aile bütünlüğünün oluşması için yeni evli çiftlerin kendi çekirdek aileleriyle, bağımsız bir hayata başlamaları önemidir.

Bağımsızlıkla beraber, bütünlük kavramı da gündeme gelir. Size sormak istiyorum, bütünlük denince aklınıza ne geliyor? Ailede bütünlük sizce nasıl sağlanır? İki farklı aile kökeninden, belki de farklı ülkelerden, farklı kültürlerden gelen iki insan nasıl olup da bütünleşecek? Nasıl olup birlikte problem çözecekler? Aileyi kim yönetecek? Ailenin kuralları neler olacak?

Tüm bu soruların cevabı, “sağlıklı aile” ortamında bulunacaktır. Bunun da yolu, ailede “sağlıklı iletişim” becerilerini kullanmaktır.  Bu becerileri her hafta birer birer ele alacağız. İlkinden başlayalım: 

Etkili dinleme: Bu beceriyi tanımlamak için “cankulağı ile dinleme” deyimini hatırlatmalıyım size. Hani birine bir şey anlattığınızda sözünüzü kesmeden, ne söylemek istediğinizi anlamaya çalışarak, anlamadığı yerde sorarak, sizi eleştirmeden dinler,  elinden gelen yardımı yapmaya çalışır ve siz de bu durumda, “beni cankulağı ile dinledi, iyice anladı!”  dersiniz ya,  işte etkili dinleme budur. En temel beceridir. Çünkü birbirini cankulağı ile dinlemeyen insanlar, kendi düşüncelerini karşıdakine dayatırlar ve ona saygı duymamış olurlar. İster karı-koca arasında ister anne-baba çocuk arasında olsun, etkili dinlemeyi öğrenememiş insanların birbirine saygısı azalır, içe kapanık ya da hırçın ve mutsuz kişiler olurlar. Etkili dinlemek, ona ne düşüneceğini ya da ne hissedeceğini öğretmeye kalkmadan, onu kendi var oluşu içinde kabul edebilmektir. İçsel bir sessizlikle, zihin okumaya kalkmadan, gerçek bir merak duygusuyla hareket edebilmektir.

Haftaya iletişim becerilerine devam edeceğiz. Beni “ cankulağı ” ile dinlediğinizi hissediyorum.

 

Haftaya kadar ödev:   “ İki şey insanı yıkar: Susacakken konuşmak, konuşacakken susmak.” İranlı düşünür Sadi’nin bu sözünü eşinizle, arkadaşınızla konuşunuz ya da bu konudaki düşüncenizi yazıya dökünüz.

Sadece bu kadar.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2489