SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.04.2018

TAVLAMAK


Gecen hafta yeğenlerim Deniz ve Deniz ile, bir çocuk sanat atölye-sinde zaman geçirdik. Burada, cama nasıl şekil verildiğini gör-dük. Camdan nazar boncukları yapan Esin Hanım bir yandan da yaptığı işlemler hakkında bilgi veriyordu. Bize dedi ki, “bam çubukları ateşte eritip yeniden şekil veririz ama gördüğünüz bu yoğun ateşe hemen maruz tutmayız. Öncelikle, hafif hafif ateşle temas ettiririz. Bu işleme “tavlamak” deriz. Yani yoğun ateşe hazırlamak, yumuşatmak, esnetmek için yavaş yavaş işlem yaparız. Böylece cam, yeniden şekillenmeye hazır hale gelir.” 
Tavlamak, günlük dilde kandır-mak, inandırmak anlamında kulla-nılıyor. Aslında yine camı tavlama-ya benzer şekilde, bir ilişkiye, bir duruma hazırlamak, ısındırmak gibi bir amaçla yapılan davranış-ları anlatıyor. Yani, amacınıza ulaşmak için, önce o kişiyi “tavlamanız” gerekiyor.
 “Demir tavında dövülür” diye bir atasözümüz de var. Demirin her zaman sert olmadığını, tavlanınca dövülmeye hazırlandığını hatırlatıyor. 
Görüldüğü gibi, tavlamak gerekli… Eğer tavlamadan işlem yapmaya çalışırsanız dirençle karşılaşır ve amacınıza uygun değişimi sağlayamazsınız. 
İnsan yaşamı da doğanın kurallarından esinlenir. Örneğin çocuklarınızı hazırlamadan, ya da onların yapısının uygun olup olmadığına bakmadan biçimlen-dirmeye, eğitmeye kalkarsanız, kırılmalarına, yıpranmalarına yol açarsınız. Ama özenle, ısıtarak, adım adım yaklaşırsanız, çocuklar da size karşılık verir. Ya da bir ilişkiyi hazır olmadan sürdürmeye kalkarsanız, karşınızdakine zarar verirsiniz. 
 İnsanın doğadan almayı unuttuğu bir ders var: Doğada hiçbir şey amaçsız değildir. Varlığını sürdürmek için, doğadaki tüm canlılar gereken her türlü çözüme yönelir. Ama biz insanlar, amaçsızca, çoğu zaman şuursuzca davranışlarımızla dünyayı kendimize ve sevdiklerimize dar ederiz. Tavlamak gibi çok gerekli, çok naif bir işlemi bile, çıkarlarımız için karşımızdakini kullanmak şeklinde uygulamaya dönüştürürüz. 
Tavlamak gerekli ama ne için? Daha uyumlu, daha mutlu, daha huzurlu olmak için. Karşımızdakine kıymet vermek için. Onu ve kendimizi ortak bir çabanın içinde tutmak, emek vererek büyütmek ve gelişmek için. Tavlanan kişinin kendisini önemli ve değerli hissetmesi için. Daha kalıcı, tutarlı bir ilişkiye dönüştürmek için.
Birbirinizi tavlayın. Hiç çekinme-yin bundan. Isıtın, yumuşatın, karşınızdakinin duygularına özen gösterin, sizden beklenen davra-nışları yapmak için çaba gösterin. Nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız öğrenin, bilmiyorum deyip bekle-meyin. Amacınızı hatırlayın, bu ilişki sizin için önemli mi? Değilse, dürüst olun. Kimseyi kandırmayın. 
Unutmayın, demir ya da cam sıcakken katı değildir ama soğuduğunda yeniden tavlamadan asla işleyemezsiniz. Zaman kaybedeceğinize, demiri hep tavında tutun. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 368